Serdar Arseven
Serdar Arseven
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Paldır küldür muhalefet!

GİRİŞ 28.07.2026 GÜNCELLEME 28.07.2026 YAZARLAR

Yeni Parti’yi nasıl buldunuz?

Logosundan itibaren komedi!

Baktım, kimileri “… Rakı Partisi” diye dalgaya almış!

Ben böyle şeylere girmem de…

Logosunu da iyice benzetmişler be!

Bakınca direkt “… Rakı” geliyor akla, “Aslan Sosyal Demokratlar”ın “Aslan Sütü” dediği.

Elbette bunu kasten yapmamışlardır, Özgür Özel ve CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, Kamer Genç’in mezarı başında rakı kadehleriyle çektirdikleri videonun gündeme gelmesini istememişlerdir elbette…

İstememişlerdir de, olan bu!

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay SaralÖzgür Özel liderliğinde kurulan Yeni Parti'nin logosuyla bir rakı markasının logosunu yan yana paylaşarak, "Logo tesadüf mü, bilinçaltı mı; takdir kamuoyunun" ifadelerini kullanıyor.

Sosyal medyada buna benzer nice paylaşım var.

Başka yerlere çekilmeye çok müsait olan o logoyu kim tasarladı, kim kabul etti?

Bu kimin marifeti?

Ya arkadaş, benden isteseydiniz tek kuruş para istemeden çok güzel bir logo hazırlatırdım size!

CHP’de işler baştan aşağı tuhaf.

Şimdilerde camianın ağır topları ikiye ayrıldı.

Taraflar birbirlerine hakaret ediyor.

Hem de ne hakaretler, “Hırsız, satılmış, hain, p…” gırla gidiyor.

“Yapmayın etmeyin, gidin Anıtkabir’e de dilinizi temizleyin!” diyoruz, duyan kim?

Ağızlarını burunlarını kırıyorlar birbirlerinin, sürekli olarak hakaret ediyorlar, her eylemde gördük olan biteni.

Ayıptır beyler, yazıktır beyler!

Osmanlı Subayı Mustafa Kemal Atatürk size böyle mi öğretti beyler!

Cumhuriyet’in başına geçirmeye, “BAŞKOMUTAN” yapmaya niyetlendikleri Kemal Kılıçdaroğlu’na “hain” diyenler…

Yeni Parti’ye gidenlerin neredeyse tamamını “kirlilikle” itham edenler, kendi aralarında anlaşmaya varamayanlar, bölünüp duranlar bu memlekete ne verecekler?

Sanki AHBAP değil bunlar!

Sanki hep birlikte “AFAD’a vermeyin, AHBAP’a verin!”  demediler!

Bunların politikası da medyası da yerin dibine batmasın da, şöyle biraz zeminleri iyice kaysın.

Eğlenelim.

Yok hayır, üzülelim!

CHP’li arkadaşlarımız çok üzgün, CHP karşıtları ise memnun.

İzlemesi belki biraz eğlenceli ama memleket açısından çok sıkıntılı bir muhalefet tablomuz var.

CHP ile Yeni Parti evlere şenlik.

İyi Parti’nin ne çözüm teklifi var, ne de tanım, tarife gelir yanı.

Çözümcü değil, istemezükçü!

*

Oy oranları biraz daha az olan Yeniden Refah, Saadet, Anahtar…

Bu partilerde görev yapan birçok tanıdığım var.

Çoğunu seviyor, sayıyorum.

Siyasette bulunmalarını da gerekli görüyorum ama maalesef hayal kırıklığına uğrattıkları oluyor beni.

Bir ara Yeniden Refah Partisi güzel, sağlıklı, dengeli muhalefet yapıyordu.

“İktidarın doğrularına destek verirken yanlışlarına karşı çıkıyordu.

Yerli ve milli savunma hamlelerini, Ayasofya’nın açılışını vurgulu ifadelerde destekliyor…

 Buna mukabil,  “Süresiz Nafaka, 6284” gibi konular başta olmak üzere bazı alanlarda eleştiriyor, doğruları gösteriyordu.

“Aşı gündeminde” de hayli yükselmişti Parti.

Merhum Erbakan Hocamızın emaneti olarak gördüğümüz Sayın Fatih Erbakan’ın Cumhurbaşkanlığı seçiminde Recep Tayyip Erdoğan’ı desteklemesini, böylece 6’lı masanın zoraki adayı Kılıçdaroğlu’nun kazanamaması için katkı sağlamasını canı gönülden istemiş, bunun için gayret de göstermiştik.

O süreçte öyle oldu, sonra ilişkiler bozuldu.

Her iki parti de birlikte yükselebilecekken maalesef araya “kara kedi”ler girdi.

Yeniden Refah Partisi, belediye başkanlarının iktidar partisi tarafından çekilmesine tepkili olabilir.

Bence Yeniden Refah Partisi’nin birçok eski Ak Partili belediye başkanlarını aday yapması da, İktidar Partisi’nin seçimi başka partilerden kazanmış kişilere kapıları açması da doğru işler değildi.

Eski başkanların çoğu, Ak Parti kendilerini istemediği için Yeniden Refah’tan aday oldu.

Yeniden Refah’ın kapıları açıp belediye başkanlığına taşıdıkları da bu sefer tuttu, Ak Parti’ye geçti!

Tuhaf işler ama “politika”nın doğasına uygun işler!

Ben de parti değiştirmelere karşıyım ama buradan kaynaklanan “kızgınlığın” politikaları çok da fazla etkilememesi lâzım!

Siyaset hislerle değil, doğru stratejilerle yapılmalı.

Elbette iki ayrı parti, elbette farklı politikaları olacak, muhalefet iktidarı gerektiğinde yerden yere vuracak ama…

Doğruya doğru demeden de olmaz!

Şimdi…

Yeniden Refah Partisi’nde de  “iktidarın her yaptığına karşı çıkma” eğilimi dikkat çekiyor.

Bu parti esasında iktidarın yanlışlarına karşı “sigorta” işlevini görebilecek ve bu sayede büyüyebilecek bir parti ama maalesef söylem ve strateji hataları oluyor, heyecanda azalma görülüyor.

Tıpkı Saadet, Anahtar, Büyük Birlik, Hüda-Par’da olduğu gibi oralarda da sevdiğimiz insanlar var.

Bundan dolayı da doğrularına destek verdiğimiz gibi yanlışlarını gördüğümüzde eleştirmek görevimiz.

İktidara da, muhalefete de yapıcı eleştiriler yöneltmeye gayret ediyoruz.

Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nu da desteklediğimiz ve eleştirdiğimiz yazılarımız vardı.

Merhum “dost eleştirilerinin” yer aldığı yazılarımdan dolayı defalarca teşekkür etmişti bana.

Bazı yazılarımızı yönetim toplantısına taşımış ve “Serdar Bey dostumuz, eleştirileri de dost eleştirileri, hepimiz dikkate alalım.” demişti.

Şimdilerde hem iktidarda hem de muhalefette “yapıcı eleştirilere” tahammülsüzlük görüyorum.

Bu olmaz.

*

“Recep Tayyip Erdoğan devrilsin de gerisi ne olursa olsun!” cümlesi daha çok CHP için söylenirdi.

Şimdi adeta genelleşti.

Bu iktidarın doğruları da var yanlışları da…

Eleştirirken de, destek verirken de ölçülü olmak gerek.

İktidarın yanlışlarına en fazla tepki gösteren gazetecilerden biri olarak söylüyorum bunu.

Doğruya doğru yanlışa yanlış.

Ne yazık ki bizim muhalefette bu pek yok.

Bu da hem ülkeye, hem de muhalefete zarar veriyor.

Muhalefet dediğin doğrulara destek verir, yanlışlara ise karşı çıkarken çözüm yollarını da gösterir.

Projeler ortaya koyar.

Kadrosuyla göz doldurur.

İktidar zaman zaman sokaktaki vatandaşın sesini duymaz duruma düşünce…

Muhalefet de sağlıklı, güçlü, dengeli olmayınca siyasetin saygınlığı azalıyor,  tükeniyor.

Çok garip sözler işitiyoruz.

Mesela…

Saadet Partisi’nin Sayın Genel Başkanı da “Bu kadar çok camiye ihtiyaç var mı?” demez mi, tıpkı bizim uğraştığımız zihniyetin temsilcilerinin dediği gibi…

Onlar “Okul mu cami mi?” derler ve okulla camiyi karşı karşıya getirirlerdi.

Şimdi…

Saadet’ten “fabrika ile camiyi” karşı karşıya getirir söylemler işitiyoruz.

Sayın Arıkan’ın aile meselesine ilişkin değerlendirmeleri yerinde.

Umarım, yapıcı eleştirilere ağırlık verir.

Doğruların hakkını vermekten de çekinmez.

CHP-Yeni Parti zihniyetiyle arasına da net bir şekilde mesafe koyar.

Ne yazık ki muhalefette “iktidar”ın doğrularının hakkını vermek konusunda çekingenlik var.

İktidara karşı çok haşin olan muhafazakâr muhalefet, CHP zihniyetine yeterince tepki göstermiyor.

Şu Ahbap Soruşturması’nın bugüne kadarki bölümünde, CHP zihniyetinden birileri bile “Bu kadarı da olmaz!” dedi ama muhalefetin muhafazakâr kanadının tepkileri zayıf kaldı.

Hatta…

“Gecikme vurgusuyla” şerh düşüldüğü bile görüldü.

Oysa, bu işler uzun tâkip gerektiren işler.

Gördünüz bir Ekrem İmamoğlu meselesinde bile ne tepkiler yükseldi.

İmamoğlu işinde acele edildiğini söyleyenler, Ahbap işinde geç kalındığı iddiasında!

Çelişki değil mi bu?

Kemal Kılıçdaroğlu bile “iddianameler altları boş iddianameler değil” derken…

Muhafazakâr muhalefet, iddianameleri incelememiş gibi görünüyor.

Siz “iktidar belediyelerinin muhalefet belediyeleri kadar sıkı denetlenmediğini” söyleyebilir ama üzerlerine kararlılıkla gidilen belediyelerde yaşananlar hakkında da sağlam bir şeyler söylemeniz gerekir.

“Bizim öncelikli görevimiz icranın başındaki iktidarı eleştirmektir!” derseniz buna bir ölçüde hak verilebilir ama belediyelerde de iktidar yok mu?

Belediye başkanları oralarda iktidarlar ve halkın her kuruşunun yerli yerinde kullanılmasından sorumlular.

Ankara’daki iktidarı yerden yere vurup, birçok belediyede iktidar pozisyonunda olan CHP’lilere şöyle bir dokunur geçerseniz olmaz.

CHP zihniyeti “küçük çocuklar bale kursuna gönderilmeli ama Kur’an kursuna gönderilmemeli” diyor.

Bu zihniyete karşıtlığınız ne kadar?

Elbette karşıtsınız ama bunu güçlü söylemlerle dile getirmeye ne dersiniz?

Öyle bir hal var ki…

NATO Zirvesi’nde “MEHTER”  üzerinden yedi düvele anlamlı mesajın verilmesi bile takdir edilmiyor.

Ben bir gazeteci olarak İletişim Başkanlığı’nın NATO Zirvesi organizasyonunu çok beğendim.

Bütün yerli ve yabancı basın mensupları bu tespiti yaptı, Burhanettin Duran Hoca’nın riyasetinde yürütülen “iletişim” faaliyeti eksiksizdi.

Ben yurt dışında birçok uluslararası zirve takip ettim.

Hiçbir organizasyon bu kadar başarılı değildi.

Şimdi…

Bir muhalefet partisi çıksa ve İletişim Başkanlığı’na böylesine zorlu bir görevi hakkıyla ifa etmesinden dolayı teşekkür etse, hata mı eder?

İktidar elbette bazı noktalarda hatalar yapıyor.

Ben aile politikalarını hiç beğenmiyorum.

Açıktan karşı çıkıyorum.

12 yıl eğitim mecburiyetine karşı çıkıyorum.

MANEVİ VATAN’ın zemininin kaydığını söylüyorum.

Pahalılık ve fırsatçılıkla mücadelede başarısız olunduğuna sık sık vurgu yapıyorum.

Alt tabaka emeklilere haksızlık yapıldığını hep söylüyorum.

Bunları yapıyorum ama iktidarın hakkını da yemiyorum.

Savunma, ulaştırma alanlarında başarılı bu iktidar.

Dış politika alanında çok başarılı.

MİT, Sayın İbrahim Kalın’ın riyasetinde çok iyi çalışıyor.

İktidar hayli zaman bocaladıktan sonra bazı olumlu adımlar atmaya başladı.

Mesela, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve Adalet Bakanı Akın Gürlek çok dikkat çekiyor ve millet-devlet kaynaşmasına hizmet eden önemli işler yapıyor.

Sayın Gürlek ve Sayın Çiftçi “Yanlış yapan bedelini öder!” mesajını net bir şekilde veriyor.

İletişim Başkanlığı güzel işler yapıyor, “soru işaretsiz” işler yapıyor.

Doğrulara her zaman doğru deriz.

Bununla birlikte iktidarın “MANEVİ VATAN”ın zeminin kaymasına seyirci kalmasından dolayı endişeliyiz.

Bunu da çekinmeden dile getirmekteyiz.

Twitter (X) adresimizin sabitlenmiş mesajındaki “ÇÖKÜŞ” maddelerine bakanlar, resmin tamamını görebilirler.

Biz eleştiririz ama hakkını vermek gerektiğinde de veririz.

Hayra motor, şerre fren.

Maalesef muhalefette bu anlayış pek yok.

Yeniden Refah Partisi ve Saadet Partisi’nin yanlışlara vurgu yaparken, doğrunun hakkını da teslim etmelerinde hem memleket hem de kendileri için büyük faydalar var.

Anahtar Parti’den de kısaca bahsetmek isterim:

O da kurulur kurulmaz anketlerde görünmek suretiyle iyi iş yaptı ama, Sayın Yavuz Ağıralioğlu “etkili bir hatip” olmanın çok ötesine geçmeli.

İstişare toplantısında gördüğümüz ve takdir ettiğimiz ekibini güçlendirmeli, sorunlara çözüm önerileri getirmeli.

Projeler üretmeli.

Sayın Ağıralioğlu’nun süresiz nafakaya karşı çıkması ve alternatif model ortaya koyması olumlu bir hareketti.

Devamı gelmeli.

*

Uzun lâfın kısası:

Muhalefet hiç de iyi durumda değil.

Memleketin hiçbir meselesine çözüm vaat etmiyor.

Ben, Sayın Erdoğan’ın başında bulunduğu iktidarın doğrularını desteklemeyi ve yanlış gördüğüm noktalarda da “Allah rızası için” eleştirmeyi görev biliyorum.

İktidarın yalakaları var, düşmanları var.

Ben bir yol tutturmuş gidiyorum.

İnsan nankörlük ettiği nimetleri arar hale gelir.

Yanlışı gördüğünde ikaz etmeyen, eleştirmeyen yanlışların ve sonuçlarının ortağı olur.

Bizler 28 Şubat sürecini bütün ağırlığı ile yaşamış gazetecileriz.

O günlerde olan bitenleri,  memleketimin insanının  içeride ve dışarıda ne zorluklar çektiğini…

Dışarıya giden başbakanlarımızın bile tahkir edildiğini,  küçümsendiğini bilen insanlarız.

Onun için “Dün dünde kaldı cancaazım!” diyemeyiz.

Türkiye gibi ülkelerde her an “geriye gidiş” olabilir!

Bu şuurla hareket etmeliyiz.

İktidarı “ikaz etmekten” asla geri durmamalıyız.

Hayra motor, şerre fren.

Bu kadar net.

İnşallah bize de nasip olur sağlıklı bir muhalefet!

YORUMLAR 25 TÜMÜ
  • HIDIR BUDUR 11 saat önce Şikayet Et
    Musin YAZICIOĞLU yaşasaydı , “--Bir saniyesine bile hükmedemediğiniz bir hayat için bu kadar fırıldak olmaya gerek yok" sözü daha anlamlı olmaz mıydı? Hele hele "teröristlerle oturmak gibi bir durum içinde olmayız" diyenlerin şimdi terörist başını yüceltmesi. Akıllara sakat bir durum..
    Cevapla
  • Sefa 12 saat önce Şikayet Et
    Gönlünüze kaleminize sağlık..ama bu muhalefet partileri ile alakalı değil kendini gazeteci ,yazar ,tv ci ve sosyal medyacıyım diyenlerdende doğruya doğru yanlışa yanlış diyen yok ...!!!! Saolun siz ve bir kaç kalem ve yorumcu var onun dışındakiler havanda şu dövüyorlar ...
    Cevapla
  • Sivasspor 12 saat önce Şikayet Et
    Çünkü Erdoğan gibi yıllarca milletle dertlen biri var.niye proje üretsinler ki boş beleş yan gelip yatıyor yattıkları yerden ahkam kesiyorlar.
    Cevapla
  • Dadaş25 12 saat önce Şikayet Et
    Bunlardan Siyasetçi olmaz.
    Cevapla
  • Selçuk 12 saat önce Şikayet Et
    Yeniden refah
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle