Dijital Vatan Akademisi’ne bekliyoruz!
Dün Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi’nde güzel bir açılışımız vardı.

Dijital Vatan Akademisi.
Üzerinde düşünün lütfen, böyle bir girişimde bulunmamızın sebepleri neler olabilir?
*
Bizim ‘Mavi Vatan’ımız var, ‘Gök Vatan’ımız var, ‘Yeşil Vatan’ımız var…
Bir de ‘Siber Vatan’ımız var.
Bütün bunların üzerinde ‘Manevi Vatan’ımız var.
Allah korusun;
‘Manevi Vatan’ çökerse eğer, sıraladıklarımızın hepsi çöker.
Siz, savunma alanında istediğiniz kadar güçlü olun, hiç kimsede bulunmayan silahlarınız olsun, attığınızı vurun…
‘Manevi Vatan’ çökerse hepsi altında kalır.
Ürettiğiniz silahlar size döner.
Bunu nice darbede, nice darbe girişiminde yaşamadık mı?
Bizim silahlarımızın namluları bize dönmedi mi?
Mesele sadece üretmek değil dostlar; daha önemlisi ürettiklerimizi kimlerin kullanacağı!
‘Cehennemin yolları iyi niyet taşları ile döşelidir!’ üstelik.
Niyetiniz bozuk olmasa bile yanlışlara sürüklenebilirsiniz, güzel iş yapmak isterken ülkenizi, kendinizi vurabilirsiniz.
Mesele niyet ve bilinç meselesi yani.
Fikir babası ve emekçisi olarak Akademi’ye dönüşmesine katkıda bulunduğumuz ‘Dijital Vatan’, ülkemizin ve insanlık aleminin karşı karşıya bulunduğu en büyük tehlikelerden birine karşı “savunma” bilincimizi ifade ediyor.
Bugün artık dijital dünyanın hakimiyeti var.
Algılarımız oradan şekillendiriliyor.
Neyi yiyeceğimize, neyi içeceğimize, nasıl eğleneceğimize, birbirimize nasıl hitap edeceğimize bile dijital dünyada karar veriliyor.
Dahası çocuklarımızı nasıl yetiştireceğimize de orada karar veriliyor.
İnsanlık tehdit altında, ülkemiz tehdit altında…
Hepimiz büyük tehlikelerle karşı karşıyayız.
Dijital dünyadaki verilerimizin güvenliği bir büyük mesele…
Dezenformasyon, yalan bilgi, kirli bilgi her yeri istila etmiş durumda.
Sosyal medya bir yıkım örgütü, fitne örgütü, terör örgütü olarak kullanılıyor.
Kendilerini oraya kaptıran insanlar yuvalarını, varlıklarını, iffetlerini kaybediyor.
Sosyal medya, uzak duramayacağımız, bu mümkün olsa bile uzak durmamız gereken bir alan.
Meydanı ite kopuğa bırakırsanız, kaybediyorsunuz.
Onların algoritma oyunlarına, yönlendirmelerine kapılıp giderseniz kayboluyorsunuz.
Sosyal medyayı kullanmaz da, kendinizi kullandırırsanız yanıyorsunuz!
Devletimizi yönetenlerin önde gelenleri tehlikenin farkında elbette.
Bu alanda büyük mücadele veriyorlar.
Mesela, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran Hoca ve ekibi gece gündüz dezenformasyonla mücadele ediyor.
Her gün en az 10 haberi yalanlıyor ve doğruları ortaya koyuyor.
Siber güvenlik birimlerimiz sosyal medyayı yıkım, fitne, terör örgütü olarak kullanan şer odaklarına ve bireylere karşı büyük mücadeleler yürütüyor.
Bunların hepsi çok değerli elbette.
Çok değerli de yeterli değil.
Bu mücadeleye sivil toplum örgütlerimizin, üniversitelerimizin, bizim gibi medya mensuplarının destek vermesi şart.
Ne var ki ortam da çok kirli.
At izi it izine karışmış durumda.
Bizim meslek alanı da iyice kirlenmiş durumda maalesef.
Bu mücadelenin steril, hijyenik bireyler tarafından yürütülmesi gerekiyor.
Devletimizin ilgili birimlerine “sivil destek” şart.
Biz de karınca kararınca bunu yapmaya çalışıyoruz işte.
Dün Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) Sezai Karakoç Salonu’nda dikkat çekici bir açılışımız vardı.
ASBÜ, Türkiye Yazarlar Birliği ve Ankara İl Millî Eğitim Müdürlüğü ortaklığıyla hayata geçirilen Dijital Vatan Akademisi kuruldu.
İlk dersini de Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin verdi.
Bakan Tekin’in açılış konuşmasındaki "dünya vatandaşlığı" eleştirisi, akademinin varlık sebebini özetler nitelikteydi.
Küreselleşmenin yersiz-yurtsuzlaştırıcı etkisine dikkat çeken Tekin, çocukların henüz 66 aylıkken devlete emanet edildiğini ve 12 yıllık eğitim maratonunda milli kimliği korumanın hayati önemde olduğunu vurguladı.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile müfredata giren dijital, mavi ve gök vatan kavramları; gençlerin teknolojiyle bağını yalnızca "tüketim" değil, bir "aidiyet ve güvenlik" ekseninde kurmayı hedefliyor.
Bugün sanal mecralarda çekilen sınırlar, haritadaki çizgilere hiç benzemiyor. Bir ülkenin verisi, kültürü, dili ve algı yönetimi başka güçlerin eline geçtiğinde, fiziki sınırları koruma kalkanı tek başına yeterli olmuyor.
İçişleri Bakanı Sayın Mustafa Çiftçi’nin paylaştığı, 2026’nın ilk 7 ayında gerçekleşen 3 bin 912 siber operasyon verisi de gösteriyor ki bu alan artık sadece sosyolojik değil, doğrudan bir güvenlik meselesi.
Dijital Vatan Akademisi ülke güvenliğine katkıda bulunacak kısmetse.
28 Ağustos’a kadar sürecek “ilk etap dersleri” kapsamında yapay zekâdan siber güvenliğe, medya hukukundan içerik üretimine kadar verilecek eğitimler çok önemli.
Gençleri dijital dünyanın tehlikelerinden korurken onları izolasyona sürüklemeyeceğiz elbette.
Onları özgüvenli,etkili bireyler haline getirmeye çalışacağız.
ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan’ın da altını çizdiği gibi; dijital vatanı sadece veri güvenliğinden ibaret görmeyip ahlaki, felsefi ve kültürel bir sorumluluk alanı olarak tanımlamak doğru bir başlangıç noktası.
Geleceğin dijital dünyasında edilgen birer takipçi olmak yerine, kendi değerleriyle var olan nitelikli içerik üreticileri yetiştirebildiğimiz ölçüde bu vatanın savunmasına katkıda bulunmuş olacağız.
Unutmamak gerekir ki; zihnen savunulamayan alanlar, dijitalde de ilk kaybedilen mevziler olur.
Çok hayırlı bir çalışma,
Dijital Vatan Akademisi.
İnşaAllah büyüye büyüye bu alanda varlığını iyice hissettirecek.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı,
Milli Eğitim, İçişleri, Adalet, Sanayi ve Teknoloji, Tarım ve Orman, Aile ve Sosyal Politikalar bakanlıklarımız ve steril/hijyenik az sayıda medya mensubumuz…
İçerik üreticiliği alanında uzmanlaşmış isimlerimiz…
Akademisyenlerimiz…
Dijital Vatan Akademisi için yola çıktık.
Hepinizi bekliyoruz!
Dualarınızı eksik etmeyiniz lütfen.
Serdar Arseven / Haber7
-
Sadık Uysal 49 dakika önce Şikayet EtDijital Vatan Akademisi hayırli olsunBeğen
-
Köylü 49 dakika önce Şikayet EtSerdar abi 2015 den beri sizi takip ederim çabalarınızı görüyorum Rabbim muvaffak etsin siziBeğen
-
Ibrahim Tuncer 1 saat önce Şikayet EtDijital Vatan meselesi artık sadece teknoloji meselesi değil; veri, kültür, güvenlik ve geleceğimiz meselesidir. Bu nedenle Dijital Vatan Akademisi çok önemli bir adım. Gençlerin dijital dünyayı sadece tüketen değil, anlayan ve üreten bireyler olması gerekiyor. Ben de Avrupa da Amazon üzerinden yayınlanan “Dijital Bağımsızlık” kitabımda yapay zekâ, veri gücü ve teknolojik bağımsızlık aBeğen
-
AĞACAN 2 saat önce Şikayet EtÇok güzel ve yerinde bir çalışma olmuş Sayın Hocam . Emeği geçen herkesten Allah razı olsun.Beğen Toplam 1 beğeni