Serdar Arseven
Serdar Arseven
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

İktidara çarpıcı ikazlar!

GİRİŞ 27.10.2026 GÜNCELLEME 27.10.2026 YAZARLAR

Reisçiliğinden de AK Partililiğinden de kimsenin şüphe edemeyeceği kamuoyu araştırmacısı İhsan Aktaş’ın bir paylaşımı çok ilginç.

Her satırına dikkat kesilerek okuyalım:

“AK Parti siyasetinde seçimle iş başına gelen, meşru nüfuzu temsil eden Sn. Recep Tayyip Erdoğan’dır. Ve her seçimde halka hesap vermektedir.

Hiçbir vasfı ve meşruiyeti olmayan insanlar (...) kolayca tırmandırılınca bu vasıfsızlıktan geriye ülkeyi dolandırmak kalıyor.

2015 yılında ikili bir yapı oluşunca karşı safa geçmekte kimse gözünü kırpmamıştı.

Bugün Türkiye’nin mücadelesi dünyada bağımsız güçlü bir devlet olarak var olma mücadelesidir.

Yeni bir medeniyet inşa etmek isterken leş kargaları ile de mücadele edeceğiz anlaşılan.” (26 Ekim 2026 tarihli X paylaşımı.)

Çok çarpıcı bir değerlendirme değil mi?

Kamuoyu araştırmacısı İhsan Aktaş, son zamanlarda ortaya çıkan ve hepimizi derinden etkileyen vahim durumlara işaret ediyor.

Hiçbir vasfı olmayan, liyakatsiz insanların tırmandırıldığını söylüyor.

Dahası,  AK Parti’nin tek başına hükümet kurma çoğunluğunu kaybettiği 2015 seçimlerinin hemen sonrasında yaşananları hatırlatıyor.

‘Bir seçim kaybetmeye görün, kimler kimler karşınıza geçer!’ demeye getiriyor.

Yangın yerine dönmüş bir alanın tam ortasında bulunan Türkiye’nin “bağımsız, güçlü bir devlet olarak var olma mücadelesine” dikkat çekiyor.

Yani, bugünkü sıkıntıların Türkiye açısından “beka meselesi” olduğuna işaret ediyor.

Son cümlesinde ise oldukça sert bir benzetmeye başvuruyor!

*

Ben yorumlarında, değerlendirmelerinde, tepkilerinde aşırıya gitmeyi, ortalığı ayağa kaldırmayı, gereksiz endişeler pompalamayı adet edinen yazar çizer takımının ikazlarını pek dikkate almam.

İhsan Aktaş öyle biri değil.

Onu televizyonlarda izlerken adeta “uyumak”, tatlı rüyalara dalmak istersiniz.

Bağırmaz, çağırmaz, abartmaz.

Sakin sakin durum tespitlerinde bulunur ve genellikle de işlerin iktidar ve ülke açısından iyiye gittiğini söyler.

Bu paylaşımda ise Sayın Aktaş’ın, bizim gibi yıllardır ikazlarda bulunan yazarları bile şaşırtacak kadar keskin mesajları var.

Sayın Aktaş gibi düşünenler, bu iktidar döneminde yapılan olumlu işlerin ve atılan güzel adımların bazı kişilerin yanlışları yüzünden boşa gidebileceğinden endişe ediyorlar.

İktidarın seçimleri kaybetmesi ve ülke yönetiminin mevcut muhalefete geçmesi hâlinde ciddi sorunlar yaşanabileceğinden endişe ediyorlar.

Testi kırılmadan önce ikaz etme görevlerini yerine getirdiklerini söylüyorlar.

Geçtiğimiz haftalarda, AK Parti’nin tabii çevresinden Aziz Mahmut Hüdayi Vakfı da çok daha az keskin ifadelerle ikazlarda bulunmuştu.

Takip etmişsinizdir, Sayın Erdoğan’a sözde destek verenlerden bazıları, ikazların yerinde olup olmadığına bakmaksızın vakfı hedef hâline getirmişti.

Neyse ki Sayın Erdoğan, emr-i bi’l-ma‘rûf ve nehy-i ani’l-münkerin önemine dikkat çekmiş ve “Ne mutlu bize ki soran, sorgulayan, eleştiren bir tabanımız var; yanlışa yanlış, doğruya doğru diyen bir seçmenimiz var.” demişti de, risk alarak öne çıkan vakfın yetkilileri rahatlamıştı.

Sayın Erdoğan, “kraldan fazla kralcıların” insanın başına ne kadar kötü işler açabileceğini çok iyi bilir.

Onun için de “dost eleştirilerini” dikkate alması beklenir.

Neresinden bakarsanız bakın, bugünler çok farklı günler.

Bugüne kadar genellikle ‘destek’ modunda olan ve her gelişmede olumlu bir yön arayan taban ile tabanın sesi olan aydınlar artık seslerini yükseltiyorlar.

Kırmadan dökmeden ikaz etmeye çalışıyorlar.

Bünyedeki çürük elmaların ayıklanması çağrısında bulunuyorlar.

Elbette bu ikazların, 2027’nin sonlarında ya da 2028’in başlarında yapılması muhtemel seçimlerin sonuçlarıyla ilgili bir yönü de var.

Son zamanlarda seçimler çok küçük oy farklarıyla sonuçlanıyor.

Sayın Erdoğan’ın bir önceki seçimi ilk turda kazanamadığını ve ikinci tur öncesinde kamuoyundaki karşılıkları son derece sınırlı politikacılardan destek aradığını hepimiz izledik.

O süreçte, partiler ve liderler arasındaki oy geçişlerinin ne kadar arttığını da gördük.

Seçmen sesinin duyulmadığını, dikkate alınmadığını düşündüğü an hiçbir zaman oy vermeyeceğini söylediği partilere yönelebiliyor.

Yerel seçim sonuçları önemli uyarılar olarak alınmalı.

Sayın Aktaş’ın işaret ettiği 2015 seçimlerinden sonra yaşananlar ve cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kalması da öyle.

Bazı süreçleri usta işi manevralarla ancak bir noktaya kadar yönetebiliyorsunuz.

Seçimlerden hemen önce dar gelirli kesimlerin oyunu alabilmek için bazı güzellikler yaparak bir ölçüde netice alabiliyorsunuz.

Bugüne kadar hep böyle oldu.

Ancak bugün tablo biraz farklı.

İktidarın karşısında büyük tehditler ve önünde büyük fırsatlar var.

Bu süreçte hesabileri bir kenara atıp hasbi insanlara itibar edebilirse ve dost ikazlarından istifade etmekten bir an bile geri durmazsa…

İşi toparlar.

Yoksa…

Büyük sıkıntı!

 

YORUMLAR 5
  • Sinan Çelik 24 dakika önce Şikayet Et
    Tespitler dört dörtlük
    Cevapla
  • Ertuğrul 34 dakika önce Şikayet Et
    Güzel tesbitler…Tebrik ve teşekkürler…
    Cevapla