Serdar Demirel
Serdar Demirel
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Bölen dil değil, dilin ideolojisidir

GİRİŞ 19.12.2010 GÜNCELLEME 19.12.2010 YAZARLAR

Son günlerde kamuoyunda gündem oluşturan ‘iki dil’ tartışmaları, sorunun hakiki kökenini ele almaktan kaçındığımızı gösteriyor.

BDP dil üzerinden yaptığı etnik siyasetle, Kürt sorununu üreten zihniyeti harekete geçirip ona hayat veriyor. Bir süredir siyaset arenasından biraz olsun çekilmek durumunda kalmış asker, ‘çift dil’ tartışmaları üzerinden siyasete ayar veriyorsa sebebi budur.  

Genelkurmay Başkanlığı bunu; “Son günlerde ‘dilimiz’ üzerinde kamuoyunun gündeminde yer alan birtakım tartışmaların, cumhuriyetimizin temel kuruluş felsefesini kökten değiştirecek bir noktaya doğru hızla götürülmeye çalışıldığı endişeyle izlenmektedir” diyerek yaptı. Hâlbuki siyasi partilerin muhatabı siyasi partilerdir, asker değil.

Şunu görmek lâzım, farklı ırkların kendi dillerini konuşması toplumu bölmez, insanların doğuştan gelen kendi dilleriyle konuşma hakkını yasaklamak aslında toplumu böler. Türkiye’de Kürt sorununun temelinde inkâr edilen ve yasaklanan Kürtçe vardır zaten.  

Arapça konuşan Araplar, 22 devlete bölünmüşlerdir. Türkçe konuşan devletler de bölünmüş durumdalar. Ortak dil onları birleştirmeye yetmemiştir. Ancak 40 küsür dili konuşan Hindistan bir bütündür. Birçok farklı dil konuşan Malezya bir bütündür. İngiltere’ye bakınız, durum değişmez.

Efendim, dil her şeyden önce bir araçtır. İnsanların tasavvur dünyaları arasında kelime ve cümlelerle köprü kuran mucizevî bir araç. Konuşurken kullanılan kelimeler ve cümlelerin kapısını araladığı dünya görüşü var ya, işte o insanları ya böler ya da birleştirir.

Bu yüzdendir ki, Kürt ve Türk ulusalcıların konuştuğu dil ister Türkçe, ister Kürtçe olsun fark etmez, bölmektedir. Abdullah Öcalan Türkçe konuşmakta, bütün mesajlarını Türkçe vermektedir, değil mi? Ama kendisine “bölücü başı” denmektedir. Neden acaba?

Hatırlıyorum, Öcalan’ın Suriye’de olduğu son dönemlerdi. PKK’nın Avrupa’dan yayın yapan tv kanalı MED TV, görüşlerini açıklamak üzere canlı yayında Öcalan’a bağlanmıştı. Kendisine Türkçe’yi işgalcilerin dili gördüğü hâlde neden hâlâ Kürtçe değil de Türkçe konuştuğu sorulduğunda, ‘Nelson Mandela da beyaz ırkçıların dili İngilizceyi konuşarak ülkesinin bağımsızlığını sağladı’, mealinde cevap vermişti.

Öcalan saatlerce yaptığı konuşmada Türkçe konuşmasına rağmen Türkler ve Kürtleri bölen bir dil kullanmıştı. Hatta Sünni ve Alevileri de bölen bir dil kullanmış; Alevilik için İslâm’ın ilerici yorumu, Sünnilik için ise İslâm’ın gerici yorumu demişti.

Hakikat aslında çok basittir. Öcalan Türkçe konuşur ama onun konuştuğu Türkçe bölmektedir. Türk ulusalcıları da Türkçe konuşmaktadır, onların Türkçe’si de bölmektedir. Bugün yarın Öcalan Kürtçe konuşsa onun dili yine bölecektir. Türk ulusalcıları da Kürtçe yahut İngilizce konuşsalar durum değişmeyecek, konuştukları dil yine bölecektir.

Lâkin Bediüzzaman Said Nursi merhumun hem Türkçe’si hem de Kürtçe’si ülke sınırlarını aşan ölçekte hep birleştirmiştir. Kur’an ister Türkçe mealinden ister Kürtçe mealinden okunsun, birleştirmektedir. Çünkü vahyin inşa ettiği zihin, farklı diller üzerinden de olsa aynı anlam dünyasına açılır.

Dil, birleştiren ortak tarihe, ortak kültüre, ortak inanç dünyasına yaslanmazsa bölmekten başka bir işe yaramaz. Ulusalcı dilin yapamadığı da, yapmak istemediği de budur işte.

Sorun dilde değil, anahtar hükmünde olan dilin kapısını araladığı dünya algısındadır.

Serdar Demirel - Yeni Akit

YORUMLAR 4
  • Abdullah Barlus 15 yıl önce Şikayet Et
    Saçma Sapan Bir Düşünce. Şimidye kadar neden bu iki dil meselesi ortaya çıkmadğını yazmıyorsun. Bugünlerde neden bu olayların patlak verdiğini yazmıyorsun. Asker siyasetin işine karışmasın diyebiliyorsun. Asker e gitmediğin veya askerliği iyi anlamadığın belli. O zaman da Kürtçe bilen askerler, Türkçe bilen askerler olarak ikiye mi ayrılsın. Nasıl bir mantık anlamış değilim. Yaz da nasıl olursa olsun. Gerisi ilerisi nedir diye düşünmeden. Aydın geçinenler hep bunu yapıyor.
    Cevapla
  • hişyar 15 yıl önce Şikayet Et
    islam ne diyor.. islam diyorsunuz bediüzzaman diyorsunuz, allah rızası için hak nedir onu söyleyin. kürtlerin ve diğer halkların dillerini kimliklerini türkler kadar yaşamaya hakkı yok mu. binbir dalavereyle dereden su getirmekle nereye kadar, islam nediyor hak nedir. bu ülkede yaşanan bütün zulümlere sessiz kalan islami kesimlerin de payı vardır. her konuda aslan kesilen dini kesimler kürt meselesinde devletin arkasından çıkmıyorlar. Allah hakkı bilipde söylemeyenleri affetsin. islamın bile başına ırk adı getiriyorlarsa...
    Cevapla
  • adam turk 15 yıl önce Şikayet Et
    yazara katılıyorum. niyet bölünmek olunca aynı dil bile konuşılsa yetmez,DEVLETİ BÖLMEYE UĞRAŞMAK TERÖRİSTLİKTİR, ama dil, ve insan ayrımcılığı yapılıyorsa, madur durmda olan her kim ise onla beraber mücadele etmek isterim, insanın annesinden babasından öğrendiği dili yok saymak insafa sığmaz,dilleri bize konuşma yetisi veren allah bahşetti,bir insana kendi diliyle hitap edilmesi kadar guruR veren bişey yok, kürtçe konuşmayı çok isterim,bölücülüğü değil kaynaşmayı sağlar,KÜRTÇE HUSUSUNDA KÜRTLERİN SAFINDAYIM
    Cevapla
  • baki ulus 15 yıl önce Şikayet Et
    bu işe bukadar dar çerçeveden bakmasına şaşırıyorum. sorun devletin bölünmesi deil sayın yazar sorun milletin bölünmesi.araplar 22 devlet ama bak arap milleti var arap iş konseyi var.türkler 7 devlet ama geçte kalnsa sayın davutoğluyla beraber türk iş konseyi türk dünyası entegrasyonu kuruluyor.dünyanın korktuğ bir türk dünyası var.sen 1000yıldır aynı dili konusarak aynı ülküye inanarak yasamıs kürtlere sen ayrısın dersen üstelik ortak bir türkçe yaratmak için kanal şeş rezaletini açıp onları ayrı olduklarına inandırısan belki devlet yaşar ama millet asla.
    Cevapla