Serdar Turgut
Serdar Turgut
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

İddianame üzerine düşünceler

GİRİŞ 29.07.2008 GÜNCELLEME 29.07.2008 YAZARLAR

Hızlı okuma yeteneğime güvenerek, Proust’u bile kıskandıracak kadar uzun olan metni okumaya giriştim. Hayli de yol aldım ve dikkatimi çeken bazı noktalar vardı.

Sizlerle paylaşmadan önce bir uyarı yapmalıyım. Bunlar sadece benim spekülatif düşüncelerimdir, araştırmaya dayanan bir haber filan değildir. Ancak gözüme çarpan noktaların Türkiye’nin durumuyla da özellikle ilgili olduğunu düşündüğümden konuyu açmaya karar verdim.

Ruşen Çakır, pazar günü yazdığı iddianame analizi yazısında, ‘Ya savcılar meseleyi tam anlamamışlar ya da tam anlatamamışlar’ diyor. İddianamede göze çarpan eksiklikler var zira.

Ben üçüncü bir alternatif açıklama olabileceğini düşünüyorum; ‘Ya savcılar meseleyi tam anladıklarından dolayı tam anlatamamışlarsa’ diyorum ben.

İddianamede şöyle bir tuhaflık gözüme çarptı: Bir dizi karanlık ilişki detaylı biçimde anlatılıyor, sonra sıra üst düzeye uzanmaya geldiğinde iddialar bitiveriyor. ‘1 numara’nın kim olduğu zaten tartışıldı basında. ‘1 numara’yı geçiniz, eğer bir örgüt yapısı varsa bunu yönlendirenlerin adlandırılmasından ürkülmüş gibi iddianamede.

Adı geçenler ne kadar tanınırlarsa tanınsın, hemen hepsi bir örgütün askerinden öte değil. Hiçbirisi komutan konumunda değil.

Bu tespitim doğruysa, soru şu: Savcılar gerçekten üst düzeyi tespit edemediler mi veya ettilerse bu isimleri açıklamaktan ürktüler mi?

Ürkmüş de olabilirler, çünkü bu tür soruşturmalarda ‘Derin devlet’i çözeceğiz derken, otoritelerde devlete zarar vermek korkusunun olması son derece normaldir.

Tarih bize gösterdi ki; devletler bazen kendisine paralel çalışan ‘Derin devlet’ yapılarını, çizgiyi aşmaya başladıklarında tasfiye etmeye girişebilirler. Bu dün 5. sayfada yazdığım ‘Derin devlet’in âkil adamlarının mafya türü yapıdan kurtulmaları sürecidir.

Bu tür süreçlerde birçok insan tasfiye edilir ama ‘Üst düzey’ dediğimiz aslında devlet içinde olan insanların da korunması gerekebilir.

Yoksa, Ergenekon soruşturmasıyla ‘Derin devlet’ yapısına son veriliyor derken aslında ‘Derin devlet’in çizgiden çıkmış unsurlarından kurtulunup da ‘Derin devlet’in yapısının daha sağlamlaştırılması gerçekleşiyor olmasın?..

Bence bu tür işlerin ‘1 numara’sı filan yok. Bazı kararların kolektif yapıda verilmesi gerekiyor olmalı. Bence o kolektif yapıya kimse de uzanamayacak.

Özetle; Türkiye’de devletin kendisi derindir. Hep böyle olmuştur, böyle de olacaktır.

Şimdi tasfiye olanlar, Türk devletini tam anlayamadan, onun adına çalışmaya uğraşanlardan ibarettir.

Bu dediklerim doğruysa bile, girilen süreç Türkiye için hayırlı olacaktır. Çünkü normal bir devletin derin unsurlar olmadan yaşayamayacağını bilen bir yorumcu olarak, ‘Derin devlet’ adına hareket eden unsurlardan kurtularak âkil adamların egemen olduğu bir derin devlet yapısına geçmek her halukârda iyi olacaktır.

Türk devletinin normalleşmesi sürecindeyiz biz. ‘Devletin normali iyi bir şey midir?’ bilemiyorum ama en azından bugünkü durumdan kötü de olamaz gibi geliyor bana.

serdar.turgut@aksam.com.tr 

YORUMLAR 3
  • Akif Hno 17 yıl önce Şikayet Et
    İyi de. Eruygur ve Tolon la ilgili iddianame ek olarak daha sonra sunulmayacak mi?
    Cevapla
  • şakir yüksel 17 yıl önce Şikayet Et
    kendin olmaya devam. sayın serdar turgut; lütfen abuk sabuk eleştirileri dikkate alma. kendin olmaya devam et. o kadar yazarın net şekilde yazamadığını sade vee kaygısız zihninle yine net olarak yazmışsın. İşte olay bundan ibaret. okuyucu olarak senden memnunuz, ne güzel kaygı gözetmeden yazıyorsun, keşke biraz da diplomasi ve uluslararası siyasetle ilgili bilgileri çalışsan, güç denge ve devletler stratejilerini takip etsen, o stratejist diye geçinenleri kenara itecetsin. yayınlama, sadece çoğunluk benim gibi okurlar bil yeter
    Cevapla
  • Teomete Hansarayli 17 yıl önce Şikayet Et
    Çakma Yankee.. Hızlı okuma kabiliyetli(?),Proust okumuş çakma Yankee.Bi de amerika da kaldığın 5 sene de unuttuğun türkçeyi tekrar konuşmaya başlayabilsen inan yazdıkların ciddiye alınır da belki "kritize" edilirdi.Anlaşılan sadece Hızlı okuyabildiğinle kalıyorsun.Okuduğunu da anlaman gerektiğini söylememe gerek var mı bilmiyorum.Bir de herkese bir Ertuğrul Özkök virüsü bulaşmış etrafta bir sürü Özkök klonu yazı yazıyor bu da gazeteciliğin ne kadar zavallı bir hal aldığını gösteriyor.Bir Ergenekon davası da Medya'ya lazım
    Cevapla