Serdar Turgut
Serdar Turgut
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Kararı alkışlıyoruz

GİRİŞ 31.07.2008 GÜNCELLEME 31.07.2008 YAZARLAR

Bu kararın neden sürpriz sayılmaması gerekeceğini birkaç gündür açıklamaya çalışıyorum. Merak ederseniz, sadece dünkü gazetedeki ‘Gündem’ yazısına bakmanız yeter.

Ben Türk devletinin zirvesinde, Başbakan, Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay Başkanı arasında bir normalleştirme kararı alındığına inanıyorum.

Devlet içinde zıtlaşmalar, anlaşmazlıklar sürdüğü, devletin yanında yer aldığını söyleyen bazı unsurların devlet adına hareket etmeleri de engellenmediği takdirde Türkiye’nin artık bu strese dayanamayıp dağılacağını gördüler ve devleti normalleştirme zamanının geldiğine karar verdiler.

Ergenekon soruşturması da bizce bu bağlamda değerlendirilmeli.

Dünkü Anayasa Mahkemesi kararı da...

Ben dünkü yazımı ‘Bir kapatma kararı çıkması mümkün gözükmüyor’ diye bitirmiştim. Nitekim öyle de oldu.

Son zamanlarda içinde çok bölünmüş görünen devleti ve toplumu, normalleştirme sürecinde en önemli adım dün atıldı.

Devletin zirvesi yaklaşmakta olan tehlikeyi gördü ve normalleşme kararını aldı. Anayasa Mahkemesi de buna uygun bir karar verdi. Kimse onlara belki ‘bunu böyle yapın’ demedi büyük ihtimalle ama dün başkanın uzun konuşmasında söylediği gibi üyeler de bu toplumda yaşıyor ve onlar da doğal olarak olumlu-olumsuz haberlerden etkileniyor.

Bundan sonra ne olur?

Dün açıklanan kararın metin içeriğini incelediğiniz takdirde kapatılmamasına, siyasi yasak getirilmemesine rağmen Anayasa Mahkemesi, AKP’ye Hazine yardımında yarı yarıya düşüş getirerek ciddi bir uyarıda bulundu. Başkan da konuşmasında o uyarıyı tekrarladı.

Bu toplumda AKP’nin bazı uygulamalarından rahatsız olan birçok insanın da var olduğu ama bunun artık mahkeme kararıyla kapatma nedeni olmaması gerektiği başkan tarafından güzel bir şekilde anlatıldı.

Gerçi başkanın konuşması kararı bekleyen insanlarca biraz uzun ve gereksiz bulunsa da aslında çok güzel şeyler söyledi. Parti kapatma kararıyla sonuçlanabilecek davaları artık istemediklerini ve siyasi partiler ile ilgili kararların verilme yerinin yargı değil siyaset alanı olması gerektiğini belirtti.

Güzel konuştu ama zamanlaması biraz yanlıştı. Sabırsızlıkla bekleyen insanların ‘kısa kes’ diye bağırdığına da eminim.

Onun da yapacağı bir şey yok. Hazır, dinlemeye mahkum insan kitlesini bulmuşken ‘mesajımı vereyim’ demiş olmalı. Çünkü normal zamanda konuşsa kimse onu dinlemek istemiyor.

Ben bundan sonra kapatmayı destekleyen bazı çevrelerin yaymaya çalıştığı gibi çok daha sertleşen bir AKP olacağını düşünmüyorum. Bence Başbakan ve Cumhurbaşkanı, AKP’nin korkuların aksine son derece ılımlı bir şekilde yola devam ederek kendilerine oy vermeyen kitlelerin de desteğini alması kararını çoktan aldılar.

Kararın açıklanmasından önce AKP yönetiminin milletvekillerine konuşma yasağı getirmesi de bunun bir göstergesi olmalı.

Bir merkezden konuşacaklar. Devleti iyi tanıyan tecrübeli Başbakan mesajları verecek ve hiçbir aşırı heyecanlı insanın provokatif konuşmasına izin verilmeyecek.

Sonuçta bu karar Türkiye için hayırlı olmuştur. Uzun zamandır bu köşede ‘aman kapatılmasın’ diyen yazılarımı gerekçelerini de vererek yazmakta olduğumdan bu fikrimi daha fazla açmam gerekmediğini düşünüyorum.

Türk devleti artık normalleşme sürecini resmen başlatmıştır. Bu da bir başka güzel gelişmedir.

Başbakan’ın da Cumhurbaşkanı’nın da Genelkurmay Başkanı’nın da kendilerine çok yakışan sorumlu devlet adamlığı tavrını göstermelerini bekliyoruz.

serdar.turgut@aksam.com.tr

YORUMLAR 1
  • Adem AYGÜL 17 yıl önce Şikayet Et
    Demokrasiden Vazgeçemeyiz. Cumhuriyet rejimini korkular ve vehimler üzerine kurmak, her an rejimin tehdit altında olduğunun provakötürlüğünü yapmak, kendi halkını potansiyel suçlu olarak görmek nereye kadar prim yapacak bu ülkede çok merak ediyorum. Mahkemenin vermiş olduğu karara bakarsak hala üyelerin büyük çoğunluğu bu fikri kafalarından atamamışlar. Demokrasi kültürü ne okumakla kazanılır ne de yüksek yargı hakimi olmakla.Türk demokrasisi emekleme aşamasından yürüme aşamasına bir türlü geçememektedir böyle tablolar yüzünden...
    Cevapla