Serdar Turgut
Serdar Turgut
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Barbarlık veya...

GİRİŞ 14.07.2009 GÜNCELLEME 14.07.2009 YAZARLAR

Siyasi aktivite ile hayatın daha güzel ve anlamlı kılınabileceğini düşündüğüm yıllarda okuduğum 'Barbarlık veya sosyalizm' başlıklı kitapçık (pamphlet) beni çok etkilemişti. Orada sunulan aslında bir tercih değildi, sosyalizmden yana koymak zorundaydınız tavrınızı.

Öyle de yaptık zaten. Barbarlığa karşı sosyalist olduk ama bir süre sonra hayal kırıklığı ile gelen yüzyıllık yalnızlık dönemimiz başladı. Dünyada var olan sosyalist rejimler de barbarlıktan geri kalmıyorlardı. Acılı bir süreçten sonra fark ediyorsunuz ki; 'barbarlık veya insanlık' arasında olması gerekiyor asıl tercihin. Bu da fazla anlamlı değil. Çünkü kimsenin barbarlık yanında tercih yapamayacağını düşündüğünüzde, aslında ortada gerçek bir tercihin bulunmadığını düşünmeye başlıyorsunuz.

Bu normal koşullarda yaşayan normal bir insanın düşünce biçimi ama biz Türkiye'de yaşıyoruz. O nedenle anormal koşullardayız ve normal düşünce bu ülkeye yetişemez, yetersiz kalır. Hep de kalıyor zaten. Bakıyorsunuz ki insanların bir bölümü barbarlıktan yana tercihlerini koyabiliyor. Yakın geçmişimiz bu tür barbarlık patlamalarıyla, vahşetlerle doludur.

ONLAR İNANCI BİLMEZ BEN BİLİRİM

Topkapı'daki konseri basıp vahşet yaratmaya çalışan insanlar kendilerinin dinden yana tavır aldıklarını sanıyorlarsa fena halde yanılıyor. Onlar sadece barbar.

İnanç konusunda katiyen düşünmemişler, düşünemezler de zaten. Barbarlar hiçbir zaman düşünmeye ihtiyaç duymamıştır ki...

Bu tür insanların karşısına yani 'Barbarlık veya...' diye başlayan başlığın karşısına 'İnsanlık' tercihini koyacağız ama bu mücadelede 'İnsanlık'ın elinin hayli zayıf olduğunu da görmeliyiz.

Bir de düşünsenize; siz insanlara hayatlarını biraz daha mutlu kılacak bir şeyler vermeye karar vermişsiniz.
Elinizden gelen tek şeyi yapıp güzel yazılar yazarak onları mutlu etmeye kararlısınız ama tam da o gün böyle bir barbarlık patlaması yaşanıyor. Kültür üzerine, trendler üzerine düşünmeye çalışıyorsunuz fakat barbarlık patlamaları kültürün olduğu yerde olamaz ki... Kültür ölmüş, siz trendini düşünmek gibi komik bir işe girişiyorsunuz.

RAYMOND WILLIAMS

Ben uzun yıllar boyunca önemli bir düşünür olan Raymond Williams'ın çalışmalarını inceledim. Hatta bildiğim kadarıyla Williams konusunda Türkçe'de yazılmış tek yazı da bana aittir. Arada geçen yıllarda başka yazılar çıkmışsa bile benim yazım bir ilk çalışmadır o zaman.

Williams, kültürün toplumlarda nasıl geliştiğini incelemiştir. Onun için kültür, toplumların paylaşılan ortak yaşam biçimleri içinde oluşan bir yapıdır. Yani bir sanat eserine bakıp, bir kitabı inceleyip kültürün bundan ibaret olduğunu söylemek mümkün değildir. Kültür yaşamın ta kendisidir. Farklı sınıfların, farklı insanların ortak değeri olması gerekir kültürün. Paylaşılan ortak yaşam biçiminden kasıt budur.

Tabii ki her sınıf kendisine özgü kültürel varlıkları yaratacaktır ancak bir toplumun kültürü denildiğinde bunun herkes tarafından paylaşılan bir yapı olması gerekiyor.

KÜLTÜRÜN ÖLDÜĞÜ ŞEHİR 'KÜLTÜR BAŞKENTİ' OLAMAZ

Paylaşılan yaşam biçimi olarak kültürü oluşturmuş toplumlarda barbarlık patlamaları fazla olamaz. Türkiye'de ise olabiliyor. Çünkü artık paylaştığımız hiçbir şey yok, kültür parçalanması yaşıyoruz... Hayatımız parçalanıyor, hiçbir şey paylaşılamıyor, yaşam biçimleri birbirine düşman olmuş durumda. Bu ortam çok tehlikelidir. Topkapı olayı ne ilktir ne de sonuncu olacaktır. Bu ortamda barbarlığa karşı 'İnsanlık'ı da koyamıyorsunuz. Kültürün olmadığı bir ortamda insanlık diye bir soyutlamanın da olması imkansızdır. Barbarlık kültüre de düşmandır. Çünkü farklı insanlarla paylaşma gibi bir arzusu doğal olarak olamıyor. Onun yerine onları öldürme arzuları oluşuyor.
Türkiye'de kültür ölmüş durumdadır. Önceki gün Topkapı'da cenazesi kaldırıldı. Bir de bu ortamda İstanbul'a 'Kültür Başkenti' filan diyorlar. Insanın poposuyla güleceği geliyor bu tür zavallılıklara.

TOPKAPI ORTAMI İNSANI İNANÇLI YAPARDI

Din adına hareket ettiğini sanıp da kolayca çıldırabilen insanları inanç kavramı üzerine düşünmeye davet etmeliyiz. Çünkü kızarak bir yere varamayacağımız kesindir.

O konsere gitmeden önce belirli bir inanç temeli olan bir insanın, o avluda o gece o muhteşem ortamda elinde şarap kadehi İdil Biret'i dinlediğinde Allah'a inancını daha da güçlendirmesi mümkündür. O muhteşemlik karışımında bir defa kafasını kaldırıp yıldızlarla dolu gökyüzüne bakması yetecektir bunun olması için. Kendi deneyimimden biliyorum, bunun olması kesinlikle mümkündür.

İddia ediyorum; o tür bir insan, din adına hareket ettiğini sanarak konseri basmaya gelen insanlardan, bin defa daha fazla dindardır.

Bugün güya Lara Fabian ve Je t'aime üzerine yazacaktım. Türkiye'nin beni engellemesine izin vermeyeceğim. Sadece bir gün erteledim. O konuyu yarın paylaşmak üzere...

Serdar Turgut - Akşam
serdarturgut@superonline.com

YORUMLAR 31 TÜMÜ
  • yaşar andaçlıoğlu 16 yıl önce Şikayet Et
    ..... Zira Klasik Batı müziğinde konser esnasında solistin karşısında kadeh kaldırılmayacağını, hatta salona kadehle girmenin bir görgüsüzlük olduğunu bilmeyen bu zihniyet, kimliksizliğin vermiş olduğu rezaleti gözler önüne sermiştir. Mevzu içki düşmanlığı değildir. İçki'nin kutsal emanetleri içinde barındıran bir manevi atmosfer içinde sunulmasıdır. Bunun adı rezalettir. Milleti, inançları yok saymaktır, saygısızlıkta sınır tanımamaktır. Yoksa isteyen istediği yerde içki içmekte serbesttir.
    Cevapla
  • Meral özyurt 16 yıl önce Şikayet Et
    Asıl barbar. Dini ve dindarları kendilerine düşman edinmiş, insanların haysiyetleri ve mukaddesatları ile saygısızca alay eden materyalistzihniyetli komünistlerdir.Komünizmin tarihi milyonlarca masum insanın kanlarıyla sulanmıştır. Lenin Stalin Mao Saddam Abdullah Öcalan işte komünist barbarlar bunlardır.
    Cevapla
  • murtaza yanbasar 16 yıl önce Şikayet Et
    bu nasıl bi mantık... ALLAHIN her emrine karşı geleceksin..o güzel peygamberin kutsal emanetlerinin oldugu yerde dinimizzce haram sayılan içki içeceksin her türlü saygısızlıgı yapacaksın sonra gökyüzüne bakıp elinde içkiyle aman allahım ne büyüksün deyip güya allaha yalakalık yapıp dindar geçineceksin..acaba KENDİNİ Mİ KANDIRIYORSUN YOKSA ALLAHI MI..?
    Cevapla
  • rümeysa hacer 16 yıl önce Şikayet Et
    peeh. peki orada konsere izin verenlerin yaptığına ne denir?.efendimiz(s.a.v)e ait mübarek eşyaların bulunduğu yerde şaraplı konser vermek insanı zorla barbarlığa davet etmektir..istinye sahilinde içki yasaklanınca cumhuriyet yazarı deniz som'un önderliğindeki şarapçı grubun yaptığı neydi pekiii?fiili tepki,derseniz buna ancak gülünür..komik olmayın...
    Cevapla
  • vicdanlı üçüncügöz 16 yıl önce Şikayet Et
    hakka yabancılaşmış,kurtlu düşüncelerin adamı...!. sn turgut,neden hakka ve onun yeryüzündeki kullarına karşı barbarca yorumlar yapıyorsunuz. kendi heva ve heveslerinizi, benliğinizi tanrılaştırarak boy aynanızın önünde daaha kendinize hümanist duşünceler eşliğinde ne kadar ibadet edeceksiniz. Lütfen kırın benlik zincirinizi ve Allah c.c. ne kullukta özgürleşin ki . Onun varlık alemiyle de aranız düzelsin.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle