Süleyman Yaşar
Süleyman Yaşar
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

28 Şubat Anadolu sermayesine nasıl müdahale etti?

GİRİŞ 28.02.2012 GÜNCELLEME 28.02.2012 YAZARLAR

On beş yıl önce bugün, askerler bir kere daha siyasete müdahale etti. İrticacı olduğunu ileri sürdükleri Refah Partisi ile Doğru Yol Partisi'nin koalisyon hükümetini sonunda devirdiler. O dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, 1995 genel seçimlerinde halktan en çok oyu alan Necmettin Erbakan'a yeniden hükümeti kurma görevini vermedi ve böylece Köşk'ün de işbirliğiyle halkın çoğunluğunun oyunu alan parti siyasette devre dışı bırakıldı.
Gelelim 28 Şubat müdahalesinin ekonomik dinamiklerine... Her darbenin ve siyasete müdahalenin arkasında muhakkak bir ekonomik paylaşım sorunu vardır. Çünkü devletin silahlı gücünün siyasete müdahalesine haklılık kazandırmaya çalışan bir çıkar çevresi olmadan darbe yapılamaz. İşte bu nedenle 28 Şubat darbesinin ardından ekonomide gelişen olaylara bakınca darbenin sonunda ne için yapıldığı açıkça ortaya çıkıyor.
1980'lerde dönemin Başbakanı Turgut Özal, Türkiye ekonomisini ithal ikamesi modelinden ihracat önderliğinde büyüme modeline dönüştürdü. Ekonomi dış rekabete açıldı ve her ilde organize sanayi siteleri kuruldu. Teşvikler Anadolu'da yeni kurulan organize sanayi sitelerine kaydı. Bu gelişmeler, İstanbul'un statükocu sermayesinin milli gelir içindeki payını azalttı. Hatta Özal'ın Anadolu'da lisan öğreten okulların açılmasına ağırlık vermesi İstanbul merkezli tercüme olayını bile bitirdi. Çünkü Anadolu sermayesi üretmeye başlayıp, bir de lisan öğrenen çocuklarıyla ithalat ve ihracatta İstanbul'u devreden çıkartınca işler tamamen değişti.
Anadolu sermayesi kendi başına küresel piyasalarla bağlantı kurmaya başladı. Bayilik sisteminin getirdiği kul rejimi ve dolaylı bağlantılar kırıldı. Yerine küresel talebe göre üretim yapan, yeni üretim projeleri geliştiren bir bağımsız girişimci biçimi ortaya çıktı. Tabii bu yeni gelişen girişimciler, statükocu İstanbul sermayesinin ayarını bozdu. Ve askeri müdahalenin ardından Anadolu sermayesinin üzerine gidildi. Aldıkları teşvikler iptal edildi ve yeni teşvik belgeleri verilmedi. Mallarını satmaları engellendi. Firmaları kapattırıldı. Bazı gruplar yeşil sermaye denilerek fişlendi ve halk, onların ürünlerini satın almaması için uyarıldı.

Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz

Süleyman Yaşar / Sabah

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL