Günümüzün Atatürkçüsü
O günlerde de; "dili olan", aklına geldiği gibi, Atatürkçülük konusunda "fetva veriyordu." Bu tutum, yani herkesin kendince farklı bir Atatürkçülüğe sahip olması ve kendinden başka biçimde düşünenlerin, Atatürkçü olmadığını dile getirmesi, eski bir alışkanlık olsa gerek. Yoksa, Nadir Nadi gibi, yaşamını bu yola adamış bir yazarın; "Ben Atatürkçü Değilim" başlığıyla kitap yayınlanmasını nasıl izah edebiliriz?
1996'da yayınlanan kitabın "önsöz"ünde, değindiğim konular, günümüzde de, neredeyse "bire bir" geçerli. Bu bakımdan o günlerde yazdıklarımın bir bölümünü bugüne taşımaya karar verdim. Kitabın önsözü şöyle başlıyor: "Atatürk, 'Ben manevi miras olarak; hiçbir ayet, hiçbir doğma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum' diyen bir devlet adamı idi.
"Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra, beni benimsemek isteyenler; bu temel eksen üzerinde, akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar." Daha sonra "önsöz"e şöyle devam ediyorum:
...Atatürkçü Düşünce Derneği'nin bir şubesinin yöneticileri, hakkımda yazdıkları bir yazıyı, şuna buna göndererek, tam bir "kışkırtmacı" ve "muhbir vatandaş" kisvesine büründüler.
Hak ettikleri yanıtı elbette verdim ama çok önemsediğim ve gelişmesine kendimce çok katkıda bulunmaya çalıştığım, başta (o yıllardaki TA), genel başkanları olmak üzere; tanıdığım tüm yöneticilerine, büyük sevgi ve saygı duyduğum bu derneğin, genel merkezinin bu konudaki suskunluğunu çok yadırgadım.
En azından, bir bildiri ile görüşlerini açıklayabilirdi. Bu duygu ve düşüncelerimi, kendilerine aktardığımda; "sen yaz yayınlayalım" dediler. Bu kitaba adını veren, "Günümüzün Atatürkçüsü", yazısı böyle doğdu ve "Atatürkçü Düşünce" dergisinin, Nisan 1996 tarihli 24. sayısında yayınlandı." Bundan on yıl önce, ADD böyle bir dernekti ve yöneticileri, böyle insanlardı. Bir de, bugünkü durumuna bakın. Neredeyse, İşçi Partisi'nin yan kuruluşu oldu...
Günümüzün Atatürkçüsü" başlıklı yazımda da (özetle) şunları söylüyordum: Toplumumuzu, bir ur gibi sarmış bulunan kavram kargaşası, Atatürkçülük konusunda da kendini gösteriyor. Herkes, kendine bir Atatürk ve Atatürkçülük tanımını yapıyor; bu tanımlar çerçevesinde, başkalarını suçluyor ve eleştiriyor.
Çok ilginç bir nokta olarak, bunu yapanların önemli bir bölümü; yaptıkları işin doğruluğuna, samimiyetle inanıyor. Bence, bunun iki nedeni var. Birinci neden; Mustafa Kemal'in, "çok yönlü" kişiliğiyle ilgili.
Gerçekten Mustafa Kemal, "rasyonel" (akılcı) ve "pragmatik" bir devlet adamı olarak; farklı zemin ve zamanlarda, farklı tutumlar sergilemiştir. Değişen koşullara, rasyonel bir biçimde ayak uydurmuş ve en akılcı politikaları üretmiştir. .......... ...İkinci neden; bence, biraz daha önemlidir. Buna göre, kendini içtenlikle Atatürkçü olarak tanımlayan kimileri; Atatürk'ün, 1920'li, 1930'lu yıllardaki uygulamalarını, günümüze taşıyabileceklerini sanmaktadırlar.
Oysa bu mümkün değildir. Günümüzün koşullarıyla, 1920'lerin, 1930'ların koşulları böylesine farklıyken, birbirlerine benzeseler bile, belli sorunlara aynı önlemleri alamazsınız. .......... 1990'ların Türkiye'sinde; 1920'lerde (belki biraz da baskıcı olan), "Tek Parti Yönetimi" doğru ve haklı bir yönetimdi.
Yüzyıllarca ihmal edilmiş ve cahil bırakılmış bir halk; "kul zihniyetinden vatandaş zihniyetine" taşınmaya çalışılıyordu. Bin bir hurafe ve kör inançla uyutulmuş bulunan bir halkı, çağdaş dünyanın "değerleriyle" eğitmek istiyorlardı. .......... ...günümüzün Atatürkçüsü, katıksız ve samimi bir demokrat olmak ve demokrasi içinde duyulabilecek, kimi "çatlak seslere" de tahammül etmesini öğrenmek durumundadır.
Zira, "baskıcı yöntemlerle" hiçbir yere varmamız mümkün değildir. ...Mustafa Kemal, halkına yabancı, ceberut bir yönetici değil; halkına güvenen, halkını tanıyan ve içinden geldiği halkın, duygu ve düşüncelerine yabancı olmayan, sevgi dolu kocaman yüreğiyle bir halk önderi idi. O zor günlerde bile, halkın onayını almadan, tek adım atmamıştı.
ADD'nin resmi yayın organında, bundan on yıl önce böyle şeyler yazıyordu. Bugün ADD, kendinin de gerisine düştü...
TOKTAMIŞ ATEŞ - BUGÜN
-
serhat cömert 17 yıl önce Şikayet EtALİ KEMAL GÜMÜŞ pess yani. gerçekten pes yani bu gün bu ülkede ezan sesi duyuyorsan bir camiye gidip namaz kılabiliyorsan bu MUSTAFA KEMAL VE SİLAH ARKADAŞLARININ SAYESİNDEDİR ALLAHDAN KORKUN BİRAZ. bu gün ne yapabildiniz gazze icin sorarım sana ? dünyanın en güclü ordusu elinizde en koyu din kökenli partisi tek başına iktidar ne yapabildinizki ozaman ne yapacaktınız gönlünüzden gecen ermeni olmaksa buyrun gidin burası TÜRK yurdudur.Beğen
-
metin aras 17 yıl önce Şikayet Etiyi analiz etmek lazım 2. bu ülkede kimse yolsuzluğun hırsızlığın haksızlığın karşısında değil karşısında olunan tek şey bir başkasının kendisinden daha çok daha çabuk ve daha kolay yapmasına izin verimesidir ya oda kendi kadar çalmalı çırpmalı yada kendisine de onun kadar çalıp çırpmak için izin verilme derdi dir öyle olmasaydı ingiliz vatandaşı devlet bakanımız faturacı maliye bakanımız olurmuyduBeğen
-
metin aras 17 yıl önce Şikayet Etdürüstsen cevap ver. iyi analiz etmek lazım 2 yi neden yayınlamadığına dair bir cevap vermezsen yazdığım meseleden dolayı aydınlanması muhtemel gonullere vermiş olduğun zarar adına sana hakkımı helal etmiyor ve bu hesabı mahşere havale ediyorum haberin olsunBeğen
-
metin aras 17 yıl önce Şikayet Etiyi analiz etmek lazım 2. iyi analiz etmek 2 nerde editör kardeş hayrola zülfü yaremi dokundu demokrasiyi hazmetmek ciddi bir iştir resulullah ın en büyük çabalarından biride putları yıkmak ken eğer sen kafanda ki bir puttan dolayı onu yayınlamadıysan allah seni affetsinBeğen
-
metin aras 17 yıl önce Şikayet Etiyi analiz etmek lazım 3. bizim gibi samimiyetsiz riyakar din kültürü ve ahlak bilgisini okulda ders den ibaret görenlere çok bile bu iktidar sen nesin ki neyi isteyesin kardeşim meclis bu ülkenin insanlarından ibaret bu millet kurban bayramında sığır seçerken gösterdiği dikkati sandıkta vekil seçerken göstermez yürrü tayyip kardeş kim tutar seni senin gibi biri bu millete çok bile ağlamayın sızlamayın kardeşim siz neyseniz idarecilerinizde odurBeğen