Ümit Metinleri
Ümit Metinleri
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Yaza yaza yaz geldi...

GİRİŞ 21.05.2011 GÜNCELLEME 21.05.2011 YAZARLAR

Sevgili Oğlum;

Burada günler, yaza hazırlanan ve hayli uzamış bahar yağmurları ile hayli erken yaz sıcakları arasında geçiyor. Güneş ve yağmur günü ikiye bölüyor. Kimi zaman güneş, kimi zaman da yağmur günü başlatıyor.

Birkaç gündür şehrin merkezinde bir otelde kalıyoruz. Otelin penceresi doğuya bakıyor. Bu sayede hem şehrin ortasından geçen çayı, hem de saat kulesini görebiliyoruz. Şehrin her yerinden görülebilen ve şehrin doğu yakasında yükselen tepeye kurulmuş Saat Kulesi ziyaretçiler için iyi bir uğrak yeri... Kule’nin girişinde kurulu teleskoplar bir lira karşılığı şehrin her yanını yakından görmeye yarıyor.

Yüzlerce ahşap ev ve konaktan oluşan şehir birkaç günde keşfedilmeye elverişli değil. Komşu odadaki yaşlı İngilizler için bu keşif üç gün sürdü. Benimse ilk keşfettiğim şey çayın iki yanı boyunca işleyen insan kalabalığının akşam saatlerinde iyice arttıktan sonra güneşle beraber evlerine çekilmesi oldu. Bu haliyle burası asude bir orman içi kenti… Aynı hali belki biraz daha fazlası ile sonbaharda Kırkağaç’ta da görmüştüm.

Buranın yerlileri bulundukları yeri Kale, Kule veya Çay’a göre tarif ediyor. Bir zamanlar şehrin yeri de aynı üçleme ile tarif edilirmiş: “Arkada Kale, Önde Kule, Ortada Şirin Dere.”

Şirin sözcüğü ile neyi sakladığımı tahmin edebilirsin. Bir zamanlar şirin değilse de şimdi gerçekten öyle. Zira hem çok temiz hem de estetik bir hal almış. Aynı temizlik dingin akan çay boyunca uzanan yollarda da var. Yine de çayın dingin akması seni aldatmasın, zira insanlarının mizacı Karadeniz mizacı… Bu mizacın sonucu olsa gerek çayın akış yönüne (deniz) yukarı, kaynağına (Ilgaz) aşağı diyorlar.

Fotoğraf makinesini yeni almış bir amatör heyecanıyla her gördüğüm binayı, çeşmeyi, konağı, hamamı, sarayı, cami, minare ve kitabeyi resimliyorum. İnsanlar kimi zaman “O bina satılık değil, sahipleri çok zengin” diyerek beni uyarıyor, kimi zaman da neden resim çektiğimi soruyor. “Misafirim, gezmeye geldim” cevabı çoğu kere yeterli oluyor. Bu resim temposu yüzden makinenin bataryası öğleye kadar dayanmıyor ve yeniden doldurmak için otele dönmek de birkaç saat kaybetmeme neden oluyor…

Sevgili oğlum, sana burayı dingin bir şehir olarak tarif etmiştim. Ancak ormanlar arasındaki bu uzak şehirde her aradığını bulmak mümkün. Ülkenin her yerine yayılmış AVM’lerde hemen her ihtiyaca cevap veren mağazalardan burada da var. Ancak bütün ünlü markaların mağazalarında bulamadığım bataryayı sıradan bir fotoğrafçıda buldum.

Burada esnaf hâlâ eski usulde çalışıyor ve işlerini alıştıkları biçimde görüyorlar. En yaygın esnaf hediyelik eşya, giyim ve yemekçi esnafı… İlk günkü hevesin ardından turistler için hazırlanmış yerli lezzetlerin bize göre olmadığını anlayıp sıradan bir lokanta bulduk. Ekşi çorba, Banduma (tereyağı ile yağlanıp üzerine ceviz ezmesi serpilmiş yufkayla yapılan hamur işi), tirit (simit üzerine et suyu ve onun üzerine konulmuş mantı) ve etli ekmekten ibaret soframız üç kişiye yetip artıyor. Ekşi elma hoşafı da cabası…

Öğle yemeklerini hep aynı lokantada yiyoruz. Ev dışında yemek yiyen kadınların çokluğu dikkatimi çekiyor. Yemek çeşitleri sınırlı olsa da temiz ve lezzetli olması sayesinde olsa gerek birkaç gündür mide şikâyetlerim kesildi. Yol arkadaşlarım da otelden ve yemeklerden çok memnunlar. Bu memnuniyet sayesinde bu öğretici yolculuğumuz biraz daha keyifli oluyor. Evet, öğretici ve mutluluk veren bir yolcuk bu…

Bizim şehrimizde askerlik yapmış bir kamyon şoförü ile çay içmek ve Diyarbakırlı bir felsefe doçenti ile Kule dibinde hasret gidermek de ödülü… Günlerim böyle geçiyor burada. Bilmediğim insanların girmediğim dünyalarını öğrenmeye çalışıyorum.

Arada bir ilaçlarımı almayı unuttuğum oluyor ve aceleyle otele dönüyorum. Bir yandan “bahar gelmiş  dağlarına memleketimin,” bir yandan “babam ve oğlum arasında bir yerlerde” yukarı akan derenin kenarında kendi mecramı bulmaya çalışıyorum.

Bir süre daha sizden uzakta olacağım. Soranlara selam ederim. Mektubunuzu bekliyor sizi Allah’a ısmarlıyorum.

Baban…

Dr. Ümit Akça - Haber 7
mystymy00@yahoo.com

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL