Vedat Bilgin
Vedat Bilgin
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Pax-Ottomana’dan Pax-Türkiye’ye

GİRİŞ 08.09.2014 GÜNCELLEME 08.09.2014 YAZARLAR

Bu anlayışın kaybolması, bu bilincin yitirilmesi, ciddi bir siyasal soruna yol açacaktır. 

Belki iddialı bulunabilir ama uzun zamandan bu tarafa savunduğum önerme bu konuyla ilgilidir: Biz Türkler bu topraklarda devlet sayesinde, devlet bilinciyle ayakta kaldık ve yaşamaya devam diyoruz. Bizim “temel toplumsal üretim mekanizmamız devlettir”. Bu sebeple Alparslan Gazi’den, Fatih Sultan Mehmet Han’dan, Mustafa Kemal Paşa’dan bahsetmek, bizim için bir hamaset meselesi değil, tarihin bu halkın önüne koyduğu sorulara doğru cevap veren kahramanları, onların eylemlerini anlama meselesidir ve elbette bir tarih felsefesine dayanmaktadır. 
 Günümüzde Ortadoğu’da yaşanan huzursuzluk, istikrarsızlık ve kanlı tablo IŞİD’den Baasçı Esad’a, Libya’dan Irak’a kadar yayılan bütün bu kaos ortamı, yeniden devlet üzerinde düşünmeyi gerektirdiği gibi, yeniden “emperyal devlet vizyonunu” hatırlamayı da zorunlu hale getirmiştir. 

Tarih ve devlet bilinci 

Gerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, gerekse Başbakan Davutoğlu’nun konuşmalarında geçen “devlet” vurgusu ciddi bir “devlet ve tarih bilincinin” göstergesi olarak anlaşılmalıdır. Bazılarının bundan rahatsız olduğunu görmek ise şaşırtıcı sayılmamalıdır. Bu rahatsızlık belirtilerinin birkaç noktada toplandığını, ortaya çıktığını söyleyebiliriz. 
Bunlardan ilki, neden 1071’e, Alparslan Gazi’ye, 1453’e Fatih Sultan Mehmed Han’a, son büyük İmparator Abdülhamit Han’a vurgu yapıldığı sorulup, tarihe bu kadar dönük olmanın ne gereği var diye sözde eleştiri yapılmak istenmektedir. 
Diğer bir grup ise, bu kadar tarih vurgusunu ‘İslamcılık açısından’ eleştirip, bu işin sonunda gidip Mustafa Kemal Paşa’ya ulaşmasından rahatsızlık belirtmektedirler. Hatta bu isimlerin devlet vurgusuyla birlikte anılmasından “muhafazakâr demokrasiden, devletçiliğe doğru kaydılar” hükmünü çıkaranlar bile var. Hızını alamayıp Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ‘Kemalizm’le suçlayanları da unutmayalım. 
Bu ifadelerde, kafa karışıklığının yanı sıra kavram ve terminoloji sorunu olduğunu görmek gerekir. İşin içine cehalet de girmiştir. Tarih bilinci, toplumsal değişme fikriyle ortaya çıkar. Zihinsel olarak toplum, kültür, toplumsal kurumlar daha geniş ölçekte ise medeniyet gibi yapıların tarihsel inşa ve yenilenme, dolayısıyla değişme sayesinde ortaya çıktıklarını anlamak, böyle bir fikre sahip olmak, tarih bilincine ulaşmayı hazırlayacaktır. 

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL