Vedat Bilgin
Vedat Bilgin
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Büyük sermaye veya TÜSİAD’ın rahatsızlığı

GİRİŞ 31.12.2014 GÜNCELLEME 01.01.2015 YAZARLAR

TÜSİAD Başkanı başta Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilgili olmak üzere çeşitli meselelere dair görüşlerini açıklarken bir anlamda temsil ettiği kuruluşun “politik tavrını” da yansıtmış oldu. 

TÜSİAD, Türk kapitalizminin en büyük holding ve ailelerinin temsil edildiği ve onlar tarafından kurulmuş bir örgüttür. Bu örgütün kuruluş süreci, ortaya çıktığı günden bugüne geçirdiği evreler, aslında sadece ekonomide meydana gelen gelişmelerin bir hikâyesini anlatmaz, aynı zamanda devletçi kapitalizmin “bir sınıf inşa etme sürecini” de ifade eder. 

Burjuva olmadan kapitalist olmak 

Tarihsel olarak dünya ticaret yollarının değişiminin şehirli üretim yapılarının gerileme sürecine yol açtığı ticaretin, pazarın ve paranın daraldığı bir aşamada Tanzimat Paşa’larının takip ettiği politikalar sadece Tanzimat Fermanı’nı değil, geleneksek Türk Burjuvazi’sinin ölüm fermanını da hazırlamıştır. 

Resmi tarihin bize anlata anlata bitiremedikleri Tanzimat Reformu ve onun devamında gelen reformlar Türk şehirlerinin, Türk burjuvazisinin ölüm fermanı olduğu gibi, şehirlerin moda tabirle “bürokrasinin vesayeti”ne girişinin de tarihini oluşturmuştur. Bu zamandan sonra atılan her biri diğerinden yanlış olan adımlar, resmi tarihte “devrim” diye takdim edilse de bürokrasinin kendi egemenliğini inşa etmesinden başka bir neticeye matuf değildir. 
Bu sürecin ortaya ticareti el değiştirmiş, üretim yapısı çökmüş, borç batağına düşmüş bir imparatorlukta burjuvazinin dinamizminden mahrum bürokratik bir tutuculuk ve despotizmden başka bir şey kalmayacağı açıktı ve öyle olmuştur. Türkiye’nin toplumsal tarihini yazanlar,“resmi tarihin örtüsünü kaldırdıkça” birçok yalan daha fazla ortaya çıkacaktır. 

TÜSİAD’dan söz ederken, toplumsal tarihe atıfta bulunmak boşuna değildir. Cumhuriyet bu bürokratik ideolojiden kurtulamadığı için aynı yanlışlar bu dönemde de devam etmiş, “geleneksel burjuvazi” tamamen etkisiz hale getirilip “devletçi kapitalizm” siyaseti ile burjuva kültüründen mahrum, her şeyden önce “bürokratik vesayet altında bir sınıf” yaratılmaya çalışılmıştır. 1970’li yıllar bu sınıfın “kendisi için bir sınıf” olma yolunda kendini ifade ettiği yıllardır ve TÜSİAD’ın kuruluşu da tesadüfen bu yıllara rastlamaz. 

Kapitalistler kimin vesayetinde 

Burada üzerinde durmak istediğim mesele TÜSİAD Başkanı’nın konuşmalarında ortaya çıkan tavırla ilgilidir. Başkanın “TÜSİAD Cumhurbaşkanı’nın muhatabı değildir” ifadesi, tam da bu kültürel problemi yansıtmaktadır. Bu cümlenin, klasik Türk kültüründe saygısızlık anlamını taşıdığı ve bu konuda bir hassasiyet olmadığı ortadadır. 
Ayrıca Başkan, “Erdoğan el uzattı, havada bırakmadık” gibi insana “lütfetmişsiniz!” dedirten garip cümleler sarf etmiştir. “(Ortada) paralel devlet görmüyorum” gibi derin siyaset analizlerini, açıklarken bu hükmünün kaynağını “kanıtsızlık” olarak göstermesi ise ilginçtir. Tam da bu noktada adama “bir dini cemaat devletin istihbarat örgütüne ne diye operasyon yapar” diye sormazlar mı? 

yazının devamı için tıklayınız

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL