Vedat Bilgin
Vedat Bilgin
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Seçim öncesi kaos planı yapanlar

GİRİŞ 23.02.2015 GÜNCELLEME 23.02.2015 YAZARLAR

Seçim öncesi Türkiye’yi kaosa sürüklemek için hazırlanmış planları devreye sokmaya çalışıyorlar. Gün geçmiyor, yeni bir plan ortaya çıkarılıyor, bir eylem deşifre ediliyor. Her biri birbirinden vahim olan üç olaya bakıldığında mesele daha iyi anlaşılabilir. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ailesine dönük saldırı tasarlandığına dair haince düşünceler, İzmir’de üniversite öğrencisi ülkücü gencin alçakça katledilmesi, çözüm sürecinin akim bırakılması yönünde “yabancı servisler-Kandil ve çeşitli siyasi unsurlar” arasında ülkenin birliğine, barış projesine karşı ittifak girişimleri, Suriye’de IŞID, PYD üzerinden Türkiye’ye dönük çeşitli hamleler, birbirinden farklı gibi dursa da aslında aynı planın bir parçası gibi durmaktadır. 

Türkiye’de olup biten bu tür olaylara bir komplo olarak mı, yoksa toplumsal-siyasal gelişmelerin neticesi olarak mı bakılmalıdır? 

Türkiye'nin düşmanları 

Aslında yaşadığımız coğrafyada meydana gelen her olayın arkasında bir komplo olduğunu düşünmek, olayı diğer değişkenlerden soyutlayarak açıklamaya kalkmak ne kadar problemli ise, bölgedeki özellikle siyasal olayları uluslar arası müdahale ve komploları hesaba katmadan değerlendirmek de en azından gerçekçi değildir. Unutmayalım ki yüz yıldır bu coğrafyada devletler de dahil bütün siyasi olayların şekillenmesinde bu tür müdahaleler bulunmaktadır. 

Önümüzdeki seçim Türkiye açısından önemli olduğu kadar, bölge ve dünya sistemi açısından da oldukça önemli bir siyasi anlama sahiptir. Önümüzdeki seçimi başarıyla tamamladığı zaman Türkiye bütün dünyaya demokrasisi güçlü bir ülke olarak, bugüne kadar sürdürdüğü politikaları daha ileri bir noktaya taşıyacak yeni bir mesaj vermiş olacaktır. Bunlardan birincisi, batı sistemiyle yaklaşık yüz yıldır sürmüş olan batı-bağımlı ilişki biçiminin artık mahiyetinin son on yıldaki değişimden sonra farklı bir biçimde şekillenmesinin gerektiğidir. İkincisi, Ortadoğu ve Türk dünyası ile ilişkilerde Türkiye batı sisteminin önceliklerine göre değil, Türkiye merkezli bölge halklarının çıkarlarına göre davranılan politikaları yapısal nitelik kazandıracaktır, “one minute”le başlayan “Dünya beşten büyüktür”le dile getirilen tavır, yeni yaklaşımın dayandığı hassasiyetler olacaktır. Üçüncüsü, Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak isteyen unsurlar demokrasisi güçlenen bu ülkeye karşı komplolar yapmak yerine işbirliği yapmak yönünde daha rasyonel bir politik arayışa yönelebilirler. Bunun manası şudur: Türkiye ile yatay eşit şartlarda politik ilişki kurmanın faydasının, ona komplo kurmanın, bir takım tertiplerle müdahale etmenin maliyetinden daha yüksek olduğunun anlaşılacağı bir durumdan bahsedilmektedir. 

Süleyman Şah Operasyonu 

Bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu’nun temsil ettiği siyasete karşı uluslar arası komplo arayışının temelinde Türkiye’nin dünya sistemi içindeki “eski konumunun değişmesinden” duyulan rahatsızlık olduğunu belirtmeye bile gerek yoktur. Burada mesele siyaseten yetersizlik yaşayan muhalif unsurların kifayetsizliklerini, bu istikrasızlaştırma girişimlerine açık tutan bir yaklaşımı benimsemiş olmalarıdır. 

yazının devamı için tıklayınız

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL