Vedat Bilgin
Vedat Bilgin
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Milli istihbarat neden bu kadar konuşuluyor?

GİRİŞ 12.03.2015 GÜNCELLEME 12.03.2015 YAZARLAR

MİT Müsteşarı Hakan Fidan’la ilgili tartışmalara birde bu açıdan bakmak gerekir. Milli İstihbarat her ülke için önemlidir, fakat büyük devlet geleneklerine sahip olan ülkeler için meselenin ayrı bir önemi vardır. “Türkiye gibi, büyük bir imparatorluk geçmişine sahip olan, yaklaşık bin yıldır Batı’nın imparatorluklarıyla, modern dönemde devletleriyle büyük bir coğrafyada mücadele etmiş, rekabet içinde yaşamış bir ülke açısından milli istihbarat hayati bir role sahiptir.” 

Bölgesel sorunları, Ortadoğu gibi bütünüyle dış müdahalelere açık, ekonomik ve politik nüfuz alanı savaşlarının yaşandığı geniş bir sahada, üstelik bütünüyle bu topraklarda yaşanmış tarihsel, yaşayan kültürel bağlarımız dikkate alındığında, konunun ciddiyeti daha iyi anlaşılacaktır. 

MİT darbeleri kime haber veriyordu? 

Bugün takvimler 12 Mart’ı göstermektedir. 1970’lerin başında, daha on yıl önce ilk demokrasi uygulaması kanlı bir darbeyle kesintiye uğramış bir ülkeye, yeniden demokrasiyi tecrübe etmeye çalışan cumhuriyete yeni bir tuzak kurulmuştur. Daha önce üzerinde durduğum 9 Mart cuntasının darbe hazırlığının amacı tam anlamıyla BAAS’çı bir diktatörlüğü batılı servislerin desteğiyle kurmak iktidara taşımaktır. Daha doğrusu Batı, demokrasi yüzünden denetleyemediği (mesela haşhaş ekimini yasaklatamadığı, U2 diye bilinen Sovyetler üzerinde casusluk faaliyetine sokamadığı) Türkiye’yi askeri darbe yoluyla denetim altına almak, istediklerini bu vasıtayla yaptırmak istemektedir. 

O yılların MİT’i, rahmetli Mahir Kaynak hocanın katkısıyla ve anlattıklarıyla ortaya çıkmıştır ki darbeyi önleyememiştir, ama ülkeye “demokrasiye geçişin kapılarını büsbütün kapatacak yapıyı” engellemiştir. 

Bütün darbe ve müdahale süreçlerinde ortaya çıkan soru şudur: Bu ülkede darbeler hazırlanırken, cuntalar harıl harıl çalışırken Başbakan’a bağlı olan MİT ne yapmaktadır, başta ABD olmak üzere Batılı büyük elçiliklerin dolayısıyla devlet ve hükümet başkanlarının gelişmelerden haberi olurken Türkiye’nin Başbakanı neden ve nasıl habersiz kalmaktadır? 

Türkiye’nin devlet yapısı ve içindeki bütün kurumların tahrip edildiğini gösteren birçok olaydan biri budur. Bu tahribatın ortaya çıkmasının temelinde birincisi, ideolojik; ikincisi politik ve askeri; üçüncüsü ise ekonomik olan sebepler yattığı söylenebilir. Diğerlerini bir tarafa bırakarak istihbaratla ilgisi açısından özellikle “politik ve askeri sebepler” üzerinde biraz durmak gerekir. 

İstihbaratın milliliği 

Türkiye Lozan’dan itibaren Batı sistemi içinde yer aldığı için, Batı ülkeleriyle kurulan politik ve askeri ilişkiler üzerinden batılı servislerin “teknik ve örgütlenme” konularında çeşitli işbirliği ilişkilerine girmesi anlaşılabilir bir konudur. Bu ilişkilerin NATO ile farklı bir yöne evrildiğini, askeri işbirliği ve politik yakınlaşmadan en çok etkilenen kurumlardan birinin de MİT olduğu üzerinde çok tartışılmış bir meseledir. 

yazının devamı için tıklayınız

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL