Vedat Bilgin
Vedat Bilgin
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Seçimlerde bir şey söylemeyen partiler

GİRİŞ 07.05.2015 GÜNCELLEME 07.05.2015 YAZARLAR

Bilhassa çoğu sosyal araştırmanın ne olduğundan habersiz “anketçilerin” kamuoyu oluşturmak için ortaya attığı birtakım rakam ve oranlar üzerinden yürütülen televizyon programlarının bıkkınlık verdiğini söylemeye dahi gerek yoktur. 

“Türkiye’de seçimleri belirleyen temel tercihlerin, tarihsel siyasal bölünmeler ekseninde gerçekleştiğini, bunların içeriğini veya anlam boyutunu dikkate almayan araştırmaların analitik değerinin olmadığı, Bekir Ağırdır, İbrahim Uslu gibi birkaç değerli araştırmacının dışında kime anlatılabilir?” Meseleyi piyasa mantığı içinde ele alan, değişim değeri çerçevesinde kendisine yer açmış bulunanların söylediklerine benzer tahminler yapmak mümkündür, fakat bunun seçmen davranışı konusunda bize bir şey söyleme şansından bahsetmek zordur. 

Sorulması gereken soru şudur: Neden AK Parti dışındaki partiler, karşılarında bunca yıl iktidarda kalmış, iktidarın yorgunluğunu göstermesi gereken bir parti karşısında bocalamakta, bir alternatif olma veya oluşturma konusunda yetersiz kalmaktadırlar? 

Siyasal partilerin her birinin temsil ettiği bir fikir, dayandığı bir ideoloji ve bir toplumsal grubun mevcudiyeti, onların siyaseten başarılı olmalarını sağlamaya yetmeyecektir. Bir parti dayandığı grubu, kadroyu aşarak, başka toplumsal gruplara, başka sınıflara, başka zümre ve tabakalara ulaşabilecek bir siyasal etkileşim kurabiliyorsa, söyledikleri, ortaya koydukları onlarda bir karşılık oluşturuyorsa, o zaman siyasal bir seçenek haline gelebilir. Dolayısıyla bir siyasal partinin, kendi mensupları veya dayandığı zümreyi aşacak bir performansa sahip olması, başka toplumsal unsurları mobilize ederek onlara bir uzlaşma zemini sunması önemlidir. 

Bunu ortaya koymanın şartları vardır. Bunlardan biri, ülkenin temel sorunlarını doğru tanımlamak, tarihsel olan sorunlarla aktüel olarak onlara dönük verilen cevabın kesişmesini öngörmekten geçmektedir. Söz gelimi Türkiye’nin demokratikleşme problemi yeni bir konu değildir fakat bu problemi çözmeye dönük ortaya konulan aktüel siyaset toplum tarafından benimsenecek bir proje veya çözüm yolu olarak algılanıyorsa o siyasetin sahiplenilmesi kolaydır. Bir anlamda siyaset bu aşamada değişim yaratarak, tarih üretme fırsatı yakalamış olmaktadır. 

Bu bağlamda düşünülünce,“AK Parti’nin üst üste birkaç seçimde toplumsal desteğini artırarak seçim kazanmasının arkasında birçok sebepten söz edilebilir ama burada bu partinin, toplumun değişme potansiyeli ve eğilimlerine cevap verecek bir yerde durmasının hayati bir rolünden bahsetmeden meseleyi anlamak kolay değildir. Bir diğer önemli şart ise, partinin ortaya koyduğu siyasetin somut toplumsal durumda ortaya çıkan sorunları çözmekle kalmayıp, ‘insanlarda güven ve geleceğe dair ümit’ yaratmasıdır.” 

yazının devamı için tıklayınız

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL