Vedat Bilgin
Vedat Bilgin
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Seçimin kazanan ve kaybedenleri

GİRİŞ 11.06.2015 GÜNCELLEME 11.06.2015 YAZARLAR

Bunun sebebi açıktır: Türkiye'nin Batı kontrolünden çıkması tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. Müslüman, demokrat ve bağımsız bir ülke; Batı'nın korkulu rüyası budur, çünkü bu model bütün Ortadoğu'yu, bütün Asya'yı ayağa kaldıracak, iki yüzyıllık Batı sömürgeciliğinin veya tahakkümünün sonu olacaktır. O zaman Batı'nın Sisileri, Esadları, irili ufaklı diktatörleri olmayacaktır. Böyle bir durumda, demokrasi yoluyla halkları nüfuz altına almak, bağımlılık ilişkilerini devam ettirmek zor olacaktır. 

Peki, Türkiye'de demokratik sistem işlediğine göre Batı basınının sevinci nedendir? Batı sistemi Türkiye'yi bütünüyle kaybetmekten korktuğu ve bazı muhalefet partileri üzerinden eski konumunu geri kazanma hesabı yaptığı için, kendisiyle aynı çizgide yayın yapan yerel medyayla birlikte sevinç çığlıkları atmaktadır. Buna rağmen içlerinin hiç de rahat olduğunu söyleyemeyiz. Bunda, mevcut siyasi tabloda AK Parti'nin onuncu defa seçimi kazanmış, birinci parti çıkmasının yanı sıra, muhalefet içinde de Batı karşısında teslimiyetçiliği reddeden ciddi bir tavrın ortaya çıkacağını tahmin etmelerinin de rolü vardır. 

Şiddetin vesayeti 

Batı sistemiyle Türkiye arasındaki ilişkilerin yeni bir aşamaya girdiği, bunun geriye döndürülemez bir durum olduğu üzerinde ayrıca durulması gereken bir meseledir. 

Diğer mesele, seçim sonuçlarının doğru değerlendirilmesidir. AK Parti karşısında girdiği dört genel seçimi kaybeden Ana Muhalefet Partisi’nin, sonuncusunda oy oranı düşmesine rağmen sevinmesi, Güneydoğu'da kimsenin konuşmadığı, Orhan Miroğlu'nun 'bu coğrafyada silahlı zorbaların halkın iradesini yok edip açık oy gizli tasnif yaptırdığı bir baskı düzeni kurduğu' yönündeki adeta feryadını kimselere duyuramadığı bir ortamda, Türkiye'nin geleneksel faşizan güçlerini temsil eden, “laikratik-Batıcı merkez medyasıyla, büyük sermayesiyle etnik siyasetin” temsilcilerinin sevinç çığlıkları neyin nesidir? Bu problemlerin varlığı düşünülünce, bu ülkede demokrasi mücadelesi vermenin yolunun her şeyden önce halkın üzerindeki bu gerici, baskıcı yapıları tasfiye etmekten geçtiği daha iyi anlaşılacaktır. 
Türkiye'de siyasetin en önemli sorunu nedir diye sorulunca öncelikle siyasetin bürokratik akıldan kurtulması gerektiğinin üzerinde dururum. Bu seçim sürecinde ortaya çıkmıştır ki, Güneydoğu Bölgesi’nde siyaseti tahrip eden bir örgütlenme biçimi olarak terör yapılanması, halkın üzerinde 'şiddetin vesayetini' kurmuştur.

yazının devamı için tıklayınız

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL