Vedat Bilgin
Vedat Bilgin
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Neo-kolonyalizm ve devşirmeleri

GİRİŞ 26.10.2015 GÜNCELLEME 26.10.2015 YAZARLAR

Bu soruyu cevaplandırmak için öncelikle ‘Cumhuriyet Aydınlanması’ diye ifade edilen kavramın sadece yetersiz değil, yanlış olduğunu da belirtmek gerekir. Cumhuriyet aydınları diye adları geçenleri şöyle bir düşündüğümüzde bile, onların bırakınız ikinci sınıf olmayı bilmem kaçıncı sınıf Batılı düşünürlerin fikri takipçisi olduğunu, onları da ancak slogan düzeyinde izledikleri görülecektir.

Rahmetli Hilmi Ziya Bey’in ‘Çağdaş Düşünce Tarihi’ni okuyanlar bilir ki; İmparatorluğun son yüzyılında ciddi bir düşünce atmosferi oluşmuştur. O zaman dahi düşünce planında bir Türk aydınlanması yaratmada yetersizlikler ortadayken 20.yüzyıldan günümüze gelen bu çölleşme ciddi bir sorundur. Bu konunun kaynaklarından biri Türk üniversite sistemi, diğeri Türkiye’nin aydın cemaatinin tutuculuğu üçüncüsü ve daha zarar verici olanı da hâkim zihniyet dünyasıdır.

Vesayet çağrısı

“Günümüzde aydınların Batı’ya yalvarıp yakaran mektuplar yazması, Batı kamuoyunu ülke aleyhine harekete geçirme arzuları ciddi bir aşağılık kompleksinin ürünüdür. Üstelik bu kompleks sahipleri Türkiye’nin bir aydınlanma ve özgürleşme yaratmasının önündeki en büyük engelin, kendi karanlık zihniyetleri olduğunun da farkında değillerdir.” 

Son günlerde yine Avrupa’da dolaşıma sokulan, Türkiye üzerinde ‘Batı vesayetini kurma çağrısı yapan’ Prof. Dr. Halil Berktay’ın deyimiyle Neo-mandacılar işbaşındadır. Aydınlanma devrimini gerçekleştirememiş bir topluluğun hatta onun önüne engel olmuş bir zümrenin Türkiye’de halkın iradesinin özgürleşmesi karşısında duyduğu tepkiyi, kaybettikleri iktidarı, Batı kurumları üzerinden yeniden talep etmeleri ancak acınacak bir durumdur. 
Kolonyalizm’in devşirme mekanizması, sömürge ülkelerdeki misyoner okullarıyla başlamıştı. Bizdeki devşirmeler hangi okula giderlerse gitsinler, zümresel iktidar araçları üzerinden devşirildikleri için onlara okudukları okulların da bir hayrı dokunmamıştır. Bunların iktisatçıları, AK Parti’nin iktidar döneminde her yıl yağmur duasına çıkar gibi, kriz çağırma ayinleri yapmaktan usanmazlar. İnsan utanır, hem iktisat tahsil edeceksiniz hem de kriz üzerindeki bütün beklentileriniz yanlış çıktığı halde aynı şeyleri söylemeye devam edeceksiniz. Aralarındaki sözde Ortadoğu uzmanları, uluslararası politika analistleri vb. sıfatları taşıyanların yorumlarına, CIA’nın Ortadoğu şeflerinin yazdıkları raporlardan yürüterek yaptıkları derin analizlere ise ancak gülünür.

yazının devamı için tıklayınız

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL