Paris yanıyor!
Paris’in sokaklarında yaşananları televizyon ekranlarında görenlerin, ne oluyor diye merak etmesi anlaşılabilir bir durumdur fakat bu olayları açıklamaya çalışan bazı gazeteci/yazar ya da medya yorumcularının açıklamalarına, izahlarına bakanların ne olduğunu anlaması kolay değildir.
Açıklamaların bir kısmı doğrudan ‘Sarı Yeleklilerin’ ‘en alttakilerin’ hareketi olduğunu söylerken; kimileri ‘orta sınıf tepkisinden’ söz etmektedir; bazıları göçmenlerden yani Fransa’ya dışardan gelmiş ailelere mensup Fransız kökenli olmayanların, kimileri de yoksul ve işsizlerin bu olaylarda başrolü oynadığını ifade etmektedir. Olaylara katılanların toplumsal statülerine gönderme yaparak, onların oransal dağılımlarını vererek, bunlar arasında üst düzey yöneticilerin, orta düzey profesyonellerin, emekçilerin, işsizlerin ve emeklilerin yüzde dağılımlarından bahsederek, sözüm ona ‘sosyolojik açıklamalar’ yapanlara rastlamak da mümkün.
YELEK NEDEN SARI?
Hele işin içine komplolar katıp bunu ‘dış güçlere’ bağlayanlar yok mu onların açıklamalarının daha şenlikli olduğunu özellikle vurgulamak(!) gerekir. Bütün açıklama türlerinde şu veya bu düzeyde petrol zamlarından bahsedildiğini, kimseye haksızlık yapmamak için, belirtmem gerekir. Bu tür açıklamaları yapanların ya da böyle düşünenlerin şu basit soruları cevaplandırması gerekmez mi?
Soru 1: Fransa’da petrol ürünlerine zam ilk defa mı yapılıyor? Soru 2: Fransız toplumunda sosyal statüler ilk defa mı bu oranlarda aynı tepkileri veriyor öyleyse aynı statülerde yer alan diğer oranlardaki mensuplar neden tepkilerini ortaya koymuyor? Soru 3: Toplumun en alttakileri sarı yelek giydi iseler, üstekiler neden aynı renk giydiler ya da onlarla aynı renkte buluştular? Soru 4: Fransız kökenli olmayan ailelerin mensupları bu olaylarda ağırlıklı olarak yer almaktaysalar, neden dizel yakıta zam yapılmasını beklediler; düne kadar dedelerinin, babalarının hatta kendilerinin koşup geldikleri Fransa’ya neden şimdi tepki göstermektedirler?
Bu soruları uzatmak mümkün fakat her bir sorunun ortaya koyduğu, işaret ettiği husus meselenin sadece aktüel durum ve olayların içinden açıklanamayacağını göstermektedir.
SEBEBİ NE?
Peki, meseleye nasıl ve nereden bakmak gerekir? Yukardaki soruların ortaya koyduğu problemi de dikkate alacak bir açıklama tarzı, aktüel olanı yani eşzamanlı olayları ve bunların arkasındaki tarihsel/toplumsal süreçleri birlikte değerlendirecek bir yaklaşım, yaşananları anlaşılır kılmak için daha işlevsel olabilir.
Burada Fransız toplumunun yaşadığı değişimin, küresel sistemde yaşanan değişmelerin Fransa dâhil diğer Avrupa ülkelerine tesirlerini, Batı sisteminin yaşadığı krizleri - ki bunlardan biri dünya sistemi olarak Batı hegemonyasının kırılmasının krizi, diğeri ve daha kapsamlı olanı ise Batı uygarlığının krizidir- son olarak da başta Fransa olmak üzere Batılı ülkelerin AB’de dâhil yaşadıkları politik sorunların artmasını dikkate almak gerekir.
Petrol ürünlerine yapılan zamları ihmal etmek istemeyenler bütün bunları değerlendirdikten sonra isterlerse o çok söylenen ‘son damla’ etkisi olarak bundan da söz edebilirler. Şimdi, Paris’in neden yandığı sorusuna dönebiliriz…
AKŞAM GAZETESİ
-
Ekrem 7 yıl önce Şikayet EtYansın Yansın İnşallah faresi yansın Bendeniz 40 Yıldır Almanya'da yaşıyorum almanlarla bu konuyu tartışıyorum diyorlar ki Türkiye'de ne olursa olsun problem yok ama Almanya'da Avrupa'da böyle bir şey olmasın yani Avrupa karışmasın Türkiye karışsın onun için diyorum ki beter olsun inşallahBeğen
-
ihsan 7 yıl önce Şikayet Etelleme sömürgeci katil eşkiye fransa yansın yıkılsın pkk pyd nin hamiside bunlar değilmi beter olsunlarBeğen