Etnik nefret üzerinden fikir üretilebilir mi?
Etnik kimlikleri önemli değil, kim olurlarsa olsunlar, bazen kendilerini beyaz Türk olarak gördükleri halde Kürtler adına konuşanlarda da hastalıklı bir tavrı görmek şaşırtıcı olmuyor.
"Kürtler şöyle istiyorlar, Kürtler'e karşı şöyle bir tavır var, buna Türkler sebep oluyor" diye başlayan cümlelerinde, bütünüyle etnik nefret üzerinden bir fikir ileriye sürdüklerini zannediyorlar. Aslında etnik nefrete dayanan bütün bu söylemlerin sahipleri kim olursa olsun yaptıklarının kışkırtıcılık, provokatörlük olduğu açıktır.
Bu ülkede kendisini Kürt olarak tanımlayan herkesin, ait olduğu etnik topluluğun üzerinde daha geniş bir aidiyet çerçevesinin bulunduğunu tartışmaya bile gerek yoktur. Bu ülkenin esas şanssızlığı, kendilerine has ciddiye alınır bir fikri olmayan birçok kimsenin, eline kalem geçirip, bu kışkırtıcılığı bir edebiyata dönüştürerek yaptığı hayali kolektifleştirme üzerinden bir şeyler elde etmeye çalışmalarıdır.
Ortak acılar
Geçtiğimiz günlerde devletin bir kaza olarak tanımladığı, 35 sivil yurttaşın kaybedilmesi olayında yabancı istihbarat servislerinin, bilgi paylaşımı yapılan ülkelerin bir rol oynayıp oynamadığı ya da devletin içine kadar uzanmış olan Ergenekonvari yapıların bu çerçevede bir etkisinin olup olmadığı, bütün bunlar kapsamlı bir araştırmadan sonra aydınlığa kavuşacaktır.
Türkiye'nin son yıllarda giderek hızlanan, genel olarak demokratikleşme sürecindeki çabaları ve emeklerini görmezden gelerek, bütün bu yaşananları bir dönemin karanlık faili meçhulleriyle aynı kategoride değerlendirmek, sadece Türkiye'ye karşı haksızlık değil, atılan bütün olumlu adımlara da saygısızlık yapmak anlamına gelmektedir.
Bugün Türkiye'nin şansı, bütün kışkırtıcılığa, ayrıştırıcılığa rağmen, bir millet olma konusunda tereddüt yaşamayacak, geniş akrabalık bağlarıyla birbirine bağlanmış, etnik kimliklerinin üstünde, bu ortaklıklarının beşeri değerinin farkında olan, büyük bir kitlenin varlığıdır. PKK'nın şehit ettiği 30 askere de kazayla kaybedilen 35 kardeşine de aynı acıyla ve kederle bakan bu insanların gözünde, etnik kimliklerine dayalı bir ayrımcılığın olmaması bütün ümitlerini ayrışmaya bağlamış olanları hayal kırıklığına uğratmaktadır.
Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
Vedat Bilgin - Haber 7