Yağmur Atsız
Yağmur Atsız
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

İki dikta, iki yol

GİRİŞ 03.10.2008 GÜNCELLEME 03.10.2008 YAZARLAR

Gündemde gerçi ekonomik konular da vardı ama ana madde Gürcistan Problemi’ydi. Almanya, bu meselede Rusya’nın izlediği politikadan duyduğu memnûniyetsizliği vurgulamak üzere hem Şansölye’ye refákat eden grubun sayısını ufak tutmuş hem de ziyáret süresini öngörülene nazaran kısaltmışdı. Berlin, her ne kadar Rusya’yla ilişkilerine önem veriyor ise de Gürcistan konusunda AB ile beráber kararlı bir tavır takınmaya meyletmiş görünüyor.

Burada benim kanaatimce Rusya’dan da bir karar vermesi bekleniyor:

Avrupa ile ELELE mi yoksa YUMRUK YUMRUĞA mı?

Moskova maalesef son zamanlarda tehlikeli bir yola sapmış durumda. Daha önceki ‘kılıç şakırtıları’nı bir yana bırakarak geçen 8 Ağustos tárihine dönelim!

O gün Çin Başkenti Pekin’de (Beijing diyeceksek niye Türkçe Hanbalık demiyoruz?) Olimpiyad Oyunları muhteşem bir törenle açılıyor ve yeryüzünün en kalabalık nüfuslu Dikta Rejimi bütün dünyáya diyordu ki ‘21. Asır’da ben de varım!’ .

Ama aynı gün Avrupa’nın en kalabalık nüfuslu Dikta Rejimi tanklarla, uçaklarla, donanmasıyla ve azgın, talancı piyáde birlikleriyle Gürcistan’a taarruz ediyordu. Evet, Gürcistan daha önce ‘ásî viláyeti’ Güney Osetya’yı istirdád etme, yáni zorla geri alma girişimini başlatmışdı ama arkasında Rusya’yı bulan G. Osetya’nın Gürcistan’a yıllarca nasıl kan kusturduğunu da unutmamak gerekir.

Netîceten Rusya, Çin’in aksine ‘Ben de 21. Yüzyıl’da varım!’ demiyor, ‘Ben hálá 19. Asır’da yaşıyorum!’ nárasını atıyordu. Kullandığı yöntemlerin, Çarlık Devri’nde kullandığı yöntemlerden zerrece farkı yokdu. Gir, ez, talan et, taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakma ve hükmet!

Ancak bu metodların 21. Yüzyıl’da ne kadar geçerli olduğunu yakın istikbál gösterecek. Rusya hálen zengin doğalgaz ve petrol kaynakları sáyesinde málî sıkıntı çekmiyor ama ülke geneli bakımından Avrupa’nın en ilkel ekonomilerinden ve toplum modellerinden birine sáhib. Geniş halk kitleleri sefálet içinde. Altyapı sıfır değilse bile ona yakın...Belki pek bilinmiyor lákin Rusya nüfûsu bugün sádece Avrupa’da değil dünyáda en büyük hızla azalıyor. On yılda 146 milyondan 140 milyona düşdüler. İşin ilginç yanı bu genelde azalan nüfûs içinde Müslümanlarınki artmaya devám ediyor ki artık yüzde 20’yi aşmış durumdalar. Bu Müslümanlardan da hemen tamámına yakın kısmı (Tûrancıların kulakları çınlasın!) etnik bağlamda Türk boyları.

Esas mevzuumuza dönecek olursak Rusya, Avrupa ile ‘elele’ yerine ‘yumruk yumruğa’ şıkkında ısrár edecek olursa bundan orta vádede zarar görecek olan yine kendisi olacakdır. Záten ‘modern dikta’ Çin de doğu tarafından o gitgide boşalan uçsuz bucaksız Sibirya ovalarını ağzı sulana sulana seyrediyor.

Gürcistan’ın altını üstüne getirmesi, Rusya’yı gerçi zafer sarhoşu etdi, eski İmparatorluk günlerini yádederek biraz mastürbasyon yapdılar ama asıl kalıcı etkileri şunlar oldu:

Gürcistan’ın NATO’ya üyeliğini garantilediler, bu bir. Oysa tam tersini amaçlıyorlardı.

Türkiye-Ermenistan-Ázerbaycan ihtilaflarının eğilimine girmesine yol açdılar, iki. Oysa Ermenistan, gözü Batı’da olmakla beráber, onların Kaflasya’daki ‘Truva Atı’ idi.

Bir stratejik enerji koridoru olarak Türkiye’nin önemini en az bir misli arttırıp AB’ye giden yolunu da (eğer Ankara adam olursa!!!) ‘asfaltladılar’ .

YAĞMUR ATSIZ - STAR

yagmuratsiz@stargazete.com

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL