Turgut Özal
Rahmetli Turgut Özal’ı vakitsiz ölümü vesîlesiyle andığımız şu günlerde ben de onun pek bilinmeyen bir yanını anlatmak istiyorum:
Özal, 12 Eylül zorbalarının mahvederek yurddışına kaçırdıkları binlerce genç entellektüelin hiç değilse kısmen geri dönmesine el altından yardımcı olmuş çok akıllı bir politikacıydı. Bu eli kanlı mütegallibe, diğer cináyetlerine iláveten 14.000 kişiyi, kabîleden atar gibi, vatandaşlıkdan atmış ve 30.000 kişinin de mültecî olarak yurddışına kaçmasına sebebiyet vermişdir. Hemen hepsi okumuş ve siyáseten aktif olan bu genç insanlardan çoğu bu yüzden Türkiye’ye düşman kesilmiş ve Avrupa’da Türkiye aleyhine baş gösteren faaliyetlerin etkin unsurları háline gelmişlerdir. Bázıları hálá Ankara’nın başına belá olmaya devám etmekdedirler. Ben záten yurddışında yaşadığım için kurulu bir düzenim ve gazetecilikle televizyonculuk ve radyo yorumculuğundan gelirim vardı. Hakkımdaki tutuklama karárı sádece yedi yıl ülkemden uzak kalmam gibi ağır bir sonuç doğurdu ama sefîl olmadım. Üstelik o tutuklama karárını tebliğ de etmemişlerdi ki pusuya düşürsünler ve girerken yakalanayım! Böyle de merddiler! Oysa Türkiye’de yaşarken kaçmak zorunda kalanlar derin bir sefáletin pençesine de düşerek başka te’sirlere açık hallere geldiler. İşte Turgut Özal bu hamákati fark ederek usul usul düzeltme yoluna giden adamdır. Sádece Avrupa’dan değil Ortadoğu’dan da oralarda sürünen bir dizi insanı geri getirmişdir.
Benim hikáyem şöyle cereyán etdi:
1986 Hazîranı’nda o zamanki Almanya Cumhurbaşkanı Richard von Weizscker, artık dikta rejiminden kurtuluyor mesajını vermek üzere Türkiye’yi ziyáret etdi ve bir tür ‘denektaşı’ olarak yanına beni de aldı. Yáni hakkında tutuklama karárı bulunan ve 15 yıla kadar ağır hapsi istenen bir şahsı! Uzun diplomatik itişmelerden sonra askerî vesáyetin temsilcileri, eşine ender rastlanır bir çifte standard örneği sergileyerek benim o heyetle girip çıkmama izin verdiler.
O gezi sırasında Türk tarafından iki názik beyle tanışdım. Bu şahıslar bana bir lisán-ı münásible bázı ‘tavsiyeler’de bulundular ve müşkilátım olursa kendilerine ulaşabileceğim bir de telefon numarası verdiler. Bu, Özal’ın çok yakın mesáî çevresinden bir ünitenin numarasıydı. Ben o iki kişinin yol göstermesiyle bázı adımlar atdım ve birkaç ay sonra aleyhimdeki dává ‘bir şekilde’ düşdü.
Turgut Özal’ın bu şekilde başkalarına da yardımcı olduğunu biliyorum.
Kendisiyle ömrümde sádece iki kere karşılaşdım. Bir kere Paris’de bir OECD toplantısı münásebetiyle ki o sıralar henüz politikaya bile atılmamışdı, müsteşardı. İkincisiyse Bonn’a başbakan sıfatıyla ilk gelişinde.
Demek istediğim beni kara kaşım kara gözüm için değil, yapılanın ne kadar basîretsizce bir iş olduğunu gördüğü için bu beládan kurtardı. Diğerlerini de.
Turgut Özal akıllı bir adamdı.
Yağmur Atsız - Star
yagmuratsiz@stargazete.com
-
Selma Coskun 16 yıl önce Şikayet EtMekanin cennet olsun.... Cok erken ayrildin aramizdan, okadar da ihtiyacimiz varken sana. Allah mekanini cennet etsin insallah..Beğen
-
ertuğrul yıldırım 16 yıl önce Şikayet Et...seni arıyoruz.... ihtilalden çıkmış geri kalmış bir ülke devraldın.teknolojiyi getirdin.sayende köyler bile şehirleşti.tabuları yıktın.sen halktın çünkü.senin zamanında herkesin cebi para gördü.halk mutlu oldu.cıvıl cıvıldı ülkem.insanların yüzü gülüyordu. tonton amca seni rahmetle anıyoruz... seni çok arıyoruz...Beğen