Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Karşı mahalleden bizim mahalleyi taşlamak

GİRİŞ 29.09.2021 GÜNCELLEME 29.09.2021 YAZARLAR

Toplumun hercümerc içinde oluşu, tartışmaların had safhaya ulaşması, gidişata ‘dur’ diyecek herhangi bir mercinin bulunmayışı, sağduyu sahibi her insanımızı üzmektedir.  

“Birbirinizi kardeş bilmedikçe gerçek mü’min sayılmazsınız.” 

“Fasık da olsa bir Müslüman, kâfirlerden üstündür.”  

Bu sağlam ölçüleri hepimiz biliriz ama tersi bir tavır içinde bulunanları görmekten duymaktan da geri kalmayız. Hem de dindar hoca kimliği ile bildiğimiz şahsiyetlerden böyle bir tavır görünce şaşkınlık ve üzüntümüz katlanıyor.  

Geçenlerde Cüppeli Ahmet nâm hoca bir TV programında ‘Çocuklarınızı İmam Hatiplere göndermeyiniz; varsın düz liseye gitsin; hiç olmazsa itikadı bozulmamış olur’ deyiverdi. 

İmam Hatipler birçok bakımdan tenkit edilebilir, edilmeli. Ama hangi insafla diğer liseler daha üstün görülebilir? İmam Hatiplerdeki bir Kur’an dersine, bir hadis, bir tefsir dersine değer mi? Bozuk itikatlar varmış… Bozuk araba tamir edilir, yola devam edilir. Hani birbirimizi kardeş bilmek? Hani fasık da olsa Müslümanı kâfirden üstün görmek?  

‘Çocuklarınızı İmam Hatip’e yollamayın’ sözlerine de Müslüman çevreler (çocuğu İmam Hatip de olmasa bile) sert tepki gösterdi. Akla mantığa ters. Böyle saçma bir cümleyi, Allah’tan korkan bir insan, nasıl kurabilir? Arapça münazarada dünya birincisi olan İmam Hatipli kızlarımız, bilim ve teknolojide öncü olan İmam Hatip okullarımız. Gelecekte var olmayı arzu eden İmam Hatip şuuru. Dünya ve ahiretin dengeli yaşanmasının öğrenilip, öğretildiği İmam Hatip okullarımız kimleri rahatsız eder malum iken bu güruha Cüppeli de mi dahil olmalıydı? Bilhassa bu karmakarışık dönemde Mü’minlerin müteyakkız olmaları imanlarının gereğidir. Allah için yaşamalarıyla, iman ve amelleriyle bilinen Müslümanlar, kâfirler nezdinde tehlikeli görülmüş mü’minlerin, onca İslam düşmanına karşı -adeta başka kimse kalmamış gibi- onların üzerine dikkat çekilmesi nereden kaynaklanıyor? Kâfire reva görülmeyen tenkidin onlara uygun görülmesi Allah için olabilir mi? İmam Hatip Okullarını, dinleri için en tehlikeliler olarak görenler, hesabını Allah’a verecek vebali taşıyanlardır. Sadi Şirazi, Müslümanlara habire dil uzatan, derviş geçinen adama: ‘Sen hiç kâfirle cihad ettin mi?’ diye sorar. Adam cevap verir: Hayır, halvet-i hanemde zikirle meşgulüm.’ Sadi dayanamaz: ‘Yahu! Kâfirler senin kılıcından emin oluyor da, Müslümanlar dilinden kurtulamıyor.’ Ben de: ‘Sayın Cüppeli! Cüppenin içini doldur’ diyesim geliyor. 

 İlk ve ana gaye, Allah’ın dinini yaşamak, yaymak ve desteklemek olmalıdır. Ve bu anlayış dine bir bütün olarak bakan anlayışla desteklenmelidir. İslam, sadece namaz, sadece zikir, sadece nafile oruç, sadece sakal, sadece kılık kıyafet, sadece zekât, değildir. Sadece Kur’an okumak, Arapça bilmek de değildir. İslam bunların tamamı ve daha fazlasıdır. İslam, hayatı kuşatan bir din olup hayat nizamıdır. Müslümanın davası da İslam’ı hayata hâkim kılmaktır. Eksiği, kusuru olsa da öğretmenlerin bazıları bu istikamette olmasa da bu şuurla yetiştirilmeye çalışan İmam Hatiplilere ‘çocuklarınızı vermeyin!’ demek fecaattir. İslâm ile gençlerin buluşmasına engel olmaktır.  

Tesettürü ağıza alınmayacak kelimeler kullanarak tahkir eden şerefsiz, ahlaksız, edeb ve hâyâdan uzak adamla programlar yapmadınız mı? Pişmiş kelle gibi sırıtan alay edercesine sana soru soran bu adama cevap vermeye uğraşırken Müslümanın vakarını, haysiyetini, şerefini taşıyarak şekli şemâli ile bir ‘mü’min şahsiyeti’ tavrı ortaya koyman gerekmez miydi? Şimdi ‘nefs muhasebesi’ yapıp sorumluluk ve yükümlülük görevini yapmayış tevbesi etmesi gereken sen; bir de utanmadan İHL’ye dil uzatarak şer güçlere malzeme veriyorsun. Bir Müslümana yakışıyor mu? Hatasız masum ve mahfuz olanlar sadece peygamberlerdir. İHL’de tesbit ettiğin yanlışları ÖNDER gibi ağabeylik yapan kurum ve kuruluşlarla görüşerek, gayret-i diniyye içinde bulunman gerekirken; tipik bir CHP ağzıyla kapatılmasını istiyorsun. İHL talebeleri bütün soruları yapsa bile 28 Şubat zulmünden dolayı meslek lisesi puanlarının kırılmasıyla üniversiteye girmelerine mani olunmadı mı? Şimdi gerek teknoloji, gerek eğitim öğretimdeki başarılarıyla dost düşman her kesime başarılarını ispat etmişken ve bir ‘dini konuşma’nın konusu olmadığı halde bunları nasıl söyleyebiliyorsun? Bu hoca olarak bilinen adama bir iki hatırlatmada bulunayım: 

İmam-ı Gazali Hazretleri, İhya’sında, ‘Dil Afetleri’nden biri olarak tartışmayı saymaktadır. Allah için ve davayı yükseltmek için şeklinde kılıflandırılmış olsa bile, mü’minin mü’minle tartışmasının afete dönüşmemesi çok hassas çizgilerin aşılmamasına bağlıdır.  

Ebu Ümame el-Bahilî (r.a) Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “Bir kavim hidayete erdikten sonra, tartışmaya girmeden dalalete düşmez.” (Tirmizi) Resulüllah Efendimiz aleyhisselam: 

“Hidayet üzere olan bir millet, ancak cedel (tartışma) ile dalalete düşer.” Bu hadis-i şerifi bugüne taşıyan âlimler de ‘Allah bir kavme şer murad ederse, onlara cedel/tartışma kapısını açar ve onları amelden alıkoyar’ buyurmuşlardır. İhtilafın insanlığımıza zarar verecek seviyeye ulaşması tehlikedir. Farklı görüş beyan etmek tahammülsüzlüğe yol açmamalıdır. Tartışacaksan ikaz edersin. Hakaret etmeden, kalp kırmadan, incitmeden, suizanda bulunmadan. Müslümanlar arasındaki tartışmalar, birbirlerinin ayıplarının teşhirine asla dönüşmemelidir. Buna göre, iki mü’minin tartışması, tartışılan konudan daha ağır zararlara zemin hazırlayacaksa o tartışmayı yapmak fitnedir. Tartışmalardan kimlerin faydalanıp kimlerin sevindiğinin mutlaka hesabı yapılmalı, el ovuşturanların, Müslümanların birbirine düşmesini zevkle seyredenlerin hevesleri kursağında bırakılmalı. Unutmayalım ki, tartışmanın galibi yoktur!  

Fitne ateşinin sönmesi için su taşıyanlardan olalım, o ateşe benzin dökenlerden değil!  

Yeni Akit Gazetesi

YORUMLAR 1
  • Kerimoğlu 4 yıl önce Şikayet Et
    Allah razı olsun. Müstefid olduk.
    Cevapla