Aslında ne olmuştu biliyor musunuz
GİRİŞ 03.09.2008
GÜNCELLEME 03.09.2008
YAZARLAR
21 Şubat süreci, bu sürece gidilen yol, bu süreçte alınan kararlar, bu kararların önceden sızdırılmasıyla kimi bankaların büyük vurgunlar yaptığı
gibi önemli iddialar sık sık gündeme geldi.
Geçtiğimiz ay da 2001 yılındaki çöküş sürecinde Mehmet Karamehmet’in bankalarına el konulmasıyla ilgili olarak yeni ortaya çıkan raporlar ve bilgilerle başlayan tartışma, Karamehmet-Doğan medya gruplarının açık savaşına; bir çok bilinmeyenin su yüzüne çıkmasına neden olmuştu. Alınan bir mahkeme kararıyla savaş şimdilik durmuş görünüyor. Ancak, Ergenekon dosyasına kadar giren yeni iddialar, mahkeme başladığında savaşın kaldığı yeden devam edeceğini belli ediyor.
Her yönüyle incelenen, yeni bilgi, iddia ve tanıklıkların halen ortaya çıkmaya devam ettiği o dönemle ilgili beni en çok şaşırtansa, oyun içinde oyun, vurgun içinde vurgun olduğunu çok geç öğrenmiş olmamdır.
Üstelik, bu oyuna, bu vurguna bir gazeteci olarak alet bile olanlardanım
O dönem gazetecilik yapan hemen herkes gibi
***
Kendimiz fakirleşmiştik, halk fakirleşmişti, ülke fakirleşmişti
2. Dünya Savaşı döneminden beter bir tablo vardı ortada. İşsizlik, başta bankacılık ve medya olmak üzere bütün sektörlerde almış başını gidiyordu. İflaslar birbirini izliyordu. Kepenkler kapanıyordu. Türk halkının tek yedek akçesi yastık altı altınlar bozdurulup duruyordu hızla; kefen paraları bile çıkmıştı yerinden. Direnmeye, bu çöküşün yavaşlamasına, durmasına kadar vakit kazanmaya çalışıyordu hemen herkes.
Ve biz, haberciler, o sırada, çökmüş Türk ekonomisi hakkında ne haberler yapıyorduk
Ekmeğini kendi pişiren kadınlarla röportajlar; otobüs terminallerinde köylerden gelen bulgurların yakın plan çekimleri; Başbakanlık’ta eylem yapan insanların eylemleri, hayat hikayeleri, sebepleri, röportajları
Doların çıldırmış gibi yükselişinden; yakalandığı dolar borçlarının artmakta olan ağırlığından bunalmıştık herkes gibi. Herkesin beklediği bir şeyler yapılmasıydı. Ve o şeylerden birisi gibi göründü gözümüze: Türk Lirası’na değerinin, itibarının iadesi kampanyası.
Birden bire başlatılan TL’yi değerlendirme operasyonuna bütün gücümüz, bütün haberciliğimizle destek vermeye başladık.
TÜSİAD, TOBB en önde gideniydi kampanyanın.
Ankara Ticaret Odası’nın memleketi dolaştıracağını söylediği tırları çektik saatlerce kameralarla; haberler geçtik bürolara; manşetlere çaktık
***
Sonra ne oldu?
Ne olduğunu, Maliye kökenli, 1956’da IMF’te çalışmış, 1960 sonrası Maliye Bakanlığı yapan, 61 Anayasasını hazırlayan Kurucu Meclis üyesi, ODTÜ’nün ilk rektörü Kemal Kurdaş eğer anlatmasa belki hiç öğrenemeyecektim.
Kurdaş, 2001 ve 2004 yıllarında Türkiye Bilimler Akademisi TÜBA’da 2 ayrı konferansta “aslında ne olduğunu” anlatmış. Konferansları izleyememiştim. Bir dostumun uyarısıyla TÜBA’nın Akademi Forumu adı altındaki yayınları sayesinde konuşmaları okuyabildim.
24’te yapmakta olduğumuz Keşke Olmasaydı isimli yakın tarih belgeselinde 21 Şubat Krizi’ni anlatırken de değinmiştik, ancak belgesellerin gücü kimi önemli detayları aktarmaya yetmiyor.
O yüzden, burada bir kez daha dikkatinize sunuyorum; 21 Şubat ekonomik çöküşünden sonra Türk halkının farkında bile olmadan yediği 2. büyük vurgunu
Kurdaş, küçük kitap boyutunda 70 sayfa tutan konuşmasının, sözkonusu dönemiyle ilgili bölümünde şöyle diyor;
“
TÜSİAD grubunun rant lobisinin Türkiye’de ekonomik politikayı yanlış yönlendirme yönünde yarattığı ikinci olay, 2001 Şubat’ında döviz kurunun yaklaşık 1 ABD doları=700 bin lira düzeyinden 1.160.000 lira düzeyinde ayarlanmasıyla ilgilidir.
Şubat 2001’de stand-by anlaşması ilk açıklandığında TÜSİAD camiası kısa bir süre sessiz kalır. Programın enflasyonun üç yılda tek rakama indirilmesiyle ilgili öneri ve tedbirlerini; her biri uygulama için ortaya atıldığında o zaman ayrı ayrı ele alıp değerlendirecekleri, itirazlarını ve mukabil tedbir önerilerini ortaya atabileceklerini hesapladıklarından, enflasyonla ilgili kesim üzerinde beklemede olmayı tercih etmişlerdir. Programın döviz kuru politikasıyla ilgili duyarlılıklarını ise daha başlangıçta belli etmektedirler. Döviz kurunda herhangi bir ciddi ayarlamaya karşıdırlar.
2001 Şubat sonlarında döviz kurunun 700 bin liradan 1.160.000 liraya çıkarılmasına TÜSİAD ve çevresi derhal kesin reaksiyon verir. Görüşlerine göre 1.160.000 TL=1 ABD Doları kuru çok yüksektir. Kur, 1 ABD Doları=800.000 TL düzeyine düşürülmelidir.
2001 Mart, Nisan, Mayıs aylarında TÜSİAD ve onunla bağlantılı bütün televizyonlar, basın, bankacılık kesimi, Özal politikalarını öteden beri savunan ve hiçbir musibetten ders almayan ‘televoleci’ yazarlar hep bu konuyu işlerler: Kur mutlaka 1 ABD Doları=800.000 TL düzeyine düşürülmelidir.
Basına konuşan tanınmış her iş adamımızın dilinde de aynı konu ve dilek vardır.
IMF ve Derviş bu baskılara dayanamaz, elastikiyet gösterirler.
2001 Mayıs’ında kur 1 ABD Doları=900.000 TL düzeyine kadar iner. Fakat bir yerde bu gidişin haklı, bilimsel olmadığı, ekonominin daha şimdiden önemli zararlara uğramaya başladığı, bu gidişle bütün istikrar programının başarısızlığa uğrayabileceği anlaşılır veya hissedilir. Zaten ekonomide de yıllık enflasyon yüzde 30’un üzerinde seyretmektedir. Kuru 1 ABD Doları=900.000 TL düzeyine indiren resmi davranış yumuşatılır ya da terk edilir.
Haziran 2001’den itibaren kur yükselmeye başlar. Eylül 2001 sonu, Ekim 2001’de 1 ABD Doları 1.600.000-1.650.000 dilimine ulaşır.
1 ABD Doları=1.650.000 TL kuru, Şubat 2001’deki 1.160.000 TL’lik döviz kurunun, aradaki sürede Türkiye’deki cari enflasyona göre ayarlansaydı, aşağı yukarı varabileceği en asgari düzeyi temsil etmektedir. Yani Ekim’deki kurda reel bir değer artışı söz konusu değildir. Kur, Şubat’taki reel değerini korumaktadır. Şubat-Ekim arasındaki sürede ekonominin cari işlemlerinde olan gelişmeler, 1.650.000 TL’lik kurun denge kuruna yakın düzeyde bir kur olduğunu göstermektedir. Bu kur muhafaza edilir ve enflasyon paralel olarak ayarlanırsa, 2001 için Türkiye’nin cari işlemlerinin ufak bir fazla ile kapanması olasıdır.
Bu durumda, Türkiye’nin yapabileceği en rasyonel davranış kurun kısa sürede 1.650.000=1 ABD Doları düzeyinde tutulması; enflasyon devam ederse, ikinci kademede, kurun enflasyondaki artış oranına paralel olarak yükselmesinin önü açılarak gerçek değerinin korunması; böylece, ekonominin ihracat ve diğer döviz kazanan sektörlerinin teşvik edilip dışa açılması ya da daha doğru bir deyimle, ekonominin dışa yönlendirilmesi olabilirdi. Bu davranış memleketin çıkarına, rasyonel ve bilimsel olurdu.
Hal böyle iken, 2001 Eylül’den itibaren TÜSİAD ve bazı kuruluşlar yükselen döviz kuruna karşı şiddetli bir kampanya yürütmeye başlarlar.
Kısa bir süre sonra TÜSİAD’ın yanına TOBB da katılır
”
***
Bunları biliyoruz
Peki sonra ne oluyor?
Oyun içinde oyun; vurgun içinde vurgun nasıl gerçekleşiyor?
İşte en heyecanlı yeri
Şapka uçurtan, gözümüzün önünde olup bitmiş ama fark edemediğimiz 16 milyar dolarlık vurgun; halkın ve memleketin yediği 2. vurgun bir sonraki yazıda
YORUMLAR 13
TÜMÜ
-
tülin bütün 17 yıl önce Şikayet Etyorumlar. sizlerin mükemmel bir okadar yuzumde ister istemez oluşan tebessüm oluşturan yorumlarınıza bayılıyorum ne dıyım..türk milletinin ince,kıvrak zekası mı?........yorumlar türk usulude,olaylarda yenilir yutulur değil haklsınız..Beğen
-
Ertan Er 17 yıl önce Şikayet EtBu 16 milyar doları. Bu 16 milyar doları ölünce kefenlesen beraber gitmek için Orda hiç bi işine yaramaz..Yazının ikinci kısmında da bi 16 milyon dolarlık vurgun çıkar 32 milyar dolar..Öğrenmeseydim daha iyiydi isterdim öte tarafta hakkımı,ama öğrendim burda istemek farz oldu,verin haklarımızı..İstemez alın boğazlarından yakarak geçsin haram lokma vurgunu yapanların..Beğen
-
zahide ülkü 17 yıl önce Şikayet Etsonra... içi boşaltılmış devletin üzerine atılmış, batık bankalar devreye girecek sanırım..Beğen
-
lütfi kocaman 17 yıl önce Şikayet Etben söyliyeyim. fırsatı öncelerden oluşturan içten ve dıştan akbabalar şartlar oluştuğunda türkiye üzerine çöküp ganimeti paylaştılar olan biz garibanlara oldu 60 ila 100 milyar dolarımız belki daha fazlası bu akbabaların kasalarını doldurdu biz ise hala belimizi doğrultmaya çalışıyoruzBeğen
-
Orhan ERDOĞAN 17 yıl önce Şikayet Ettaşkın abi. bomlalıyosun gene hadi bakalım :)Beğen