Bu akşam maçı izlerken unutmayın
Ne kadar çok yazılmıştı o yıl duvarlara
Türkiye’nin neresine gitseniz iki rakamla karşılaşıyordunuz, arasına bir tire çekilmiş: 6-0
6 Kasım 2002’de Fenerbahçe, Galatasaray’ı 6-0 yenmişti.
Büyük başarıydı bir taraf için.
Diğeri için büyük hezimet.
Kolay elde edilecek bir zafer değildi; altından uzun yıllar zor kalkılacak bir mağlubiyetti.
Sonra yıllar geçti
Çok değil, 6 yıl sonra, o unutulmaz 6 golü yiyen kaleci Mondragon’la, o maçta 6. golü atan Ümit aynı sahadaydı tekrar.
Bu sefer rakip değillerdi ama.
Maçın başlarıydı.
Ümit Özat yerde yatıyordu.
Başında doktorlar.
Mondragon kaledeydi, yüzü ellerinin arasında.
Ağlıyordu.
Gerçekten ağlıyordu.
Stad sessizliğe bürünmüştü.
Daha çok Beşiktaşlı olarak aklımızda kalmış olan teknik direktör Daum gözyaşlarını silip duruyordu, metanetini kaybetmemeye çalışarak.
Sonra Ümit’i sedyeyle çıkarıyorlardı. Doktorların birisi Roma’dan kalma zafer işaretini yaptı; sağ eli havada, başparmak yukarda, diğerleri kapalı.
Stadyumda bir alkış ve sevinç çığlığı koptu.
Yer Almanya’ydı.
Lig Alman ligiydi.
Ümit Türk’tü.
Mondragon Kolombiyalı.
Aynı takımdaydılar; Köln’de.
Teknik direktörleri Daum Alman’dı.
Nefeslerini tutup Ümit’in durumunu merak edenler arasında her milletten insan vardı muhtemelen; sonunda durumunun iyi olduğu işaretini görüp alkışlayanlar da onlardı.
Ümit’in dilinin boğazına kaçıp nefes almasını zorlaştırdığı; herkesin kalp krizi geçirdiğini sandığı o anda her iki takımın sporcuları da yüzlerinde büyük bir keder ve endişe, akıllarına gelen ihtimallerden korkarak bitmek tükenmek bilmeyen o anların geçmesini bekliyordu terleri daha da hızlı soğurken.
Onlar arasında da her milletten adam vardı neredeyse.
***
Bu akşam Ermenistan’la yapacağımız Dünya Kupası Grup Eleme karşılaşmasını izlerken bunları da hatırlayın diye yazdım Ümit’i, Mondragon’u, Daum’u, gözyaşlarını
Taraf tutmak iyidir.
Kendi takımını, kendi milletinin takımını tutmak daha da iyidir.
Ama insan olmak çok daha iyidir.
Sana 6 tane attıkları maçta, o 6. golün sahibi insan yerde yatarken, “yoksa ölüyor mu, kalp krizi mi geçiriyor” diye bakakalırken gözyaşlarına engel olamamak çok daha iyidir.
Kurtulsun, diye kendi dininde dualar etmek çok çok daha iyidir.
***
Düşmanlıkların, çatışmaların, futbol olsun savaş meydanı olsun galibiyetlerin de mağlubiyetlerin de geçici olduğunu bilmek; hepimizin insan olduğunu bilmek ve hissetmek çok güzel.
Dünyanın ne kadar geçici olduğunu bilmek çok daha güzel
Bir maçı, bir futbol maçını, bir spor müsabakasını bir de Mondragon’un gözyaşlarını unutmadan izlemek muhtemel ki çok daha güzel olacak.
Şiddetle ve naçizane tavsiye ederim
-
serkan sönmez 17 yıl önce Şikayet Etermenimisin. ermeni teroruyle hayatını kaybeden vatan evlatlarınıda onların kederli yakınlarınıda toprak isteyen ermenileride,rahmetli ninemin yaramazlık yaptığımda rahat dursana oğlum ermenimisin demesinide unutmamak lazım sayın yazar.Beğen
-
uykucu caylak 17 yıl önce Şikayet EtHelal Olsun. Helal Olsun sevgi dili en güzel dildir.Beğen
-
ethem 17 yıl önce Şikayet Etmuhteşem bir yazı. Yakın zamanda bu kadar güzel bir yazı okumadım.Harika bir iş çıkarmışınız Yaşar Bey,harika.Canı gönülden tebrik ediyorum.Çerçeveletip asılacak cinsten bir yazı.Harika.Beğen
-
kemal uğurlu 17 yıl önce Şikayet Etçok güzel. Çok güzel yazmışsın yazmasınada 6-0dan başka örnek yokmuydu verecekBeğen
-
hasan 17 yıl önce Şikayet Ethep boş işlerin milleti biz mi olacaz. hep çizilmiş çizilmiş bir resmin inceliğini tartışmak bize mi düşüyor biz hep olayları tartışıyoruz olayın sebebini tartışmıyoruz souçlarına takılıp kalıyoruz niye çünkü birileri bizi böyle istiyor bizi böyle istiyenlerde çok uzkalarda değil başımızdakiler çünkü onlarda onlardan örneğin ermeniler niye ülkeyi terk ederken katliam yapma gereği duydular kim bunları tetikledi ozaman düşmanımız kim? hedef pkk olacağına onu destekleyen olsaydı durum farklı olurdu. okuyarak öğrenelim dinleyerek değil....Beğen