Yaşar Taşkın KOÇ
Yaşar Taşkın KOÇ
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Şimdi okullu olduk

GİRİŞ 09.09.2008 GÜNCELLEME 09.09.2008 YAZARLAR

Kırmızı beyaz renklerle süslenmiş masalar, sandalyeler, çadırlar.
Tören var.
Herkes hazır ve nazır.
Bir şey bekleniyor.
Her bekleyişi kendince muzip, kendince eğlenceli hale getiren şeylerden bol miktarda var ama; Çocuklar…
Protokol tamam, telsiz konuşmaları keskin, tören uğultusu yerinde ama hepsini bastıran bir neşe var; Çocuklar…
Onlar, tören için kurulmuş dev hoparlörlerden yayılan şarkıya eşlik ediyorlar ellerinde bayraklar;
“Hayat beni neden yoruyorsun
Madem çok günah, oyunu sen bozuyorsun…”
Hepsi ezberlemiş; hepsi tempoya uyuyor; hepsi bir yürek şarkı söylüyor Gaziantep’te.
O sırada, Ankara’da sinirli bir adam basın toplantısı düzenliyor; açmış ağzını yummuş gözünü konuşuyor…
Çocuklar nakaratı tekrarlıyor;
“Hayat beni neden yoruyorsun
Madem çok günah, oyunu sen bozuyorsun…”
 
***
 
Protokolün arasına sızmış tim hazır bekliyor; birazdan sıraları gelecek onların da.
Şarkı sürüyor bir yandan büyük coşkuyla;
“Nasip olsun en güzel aşktan bize,
Adımız birer hastaya çıktı mı yüze bakan yok.
Sanıyorlar diz çöker aşk önümüze,
Bu zamanlar fazla gezenlere vize veren yok.”
Çocuklar Ankara’daki konuşmaları duymuyor.
Sert çehresiyle Şemdinli Savcısı’nın sonunu hatırlatıyor birisi birisine kameralar karşısında.
Coşmuş şarkı söylüyorlar; duymuyorlar ki…
“Şeytan diyor ki yanaş şuna
Adını anma sataş şuna,
Deli kader seni karşıma,
Çıkaracak mı bilen yok.”
 
***
 
Sıcak mı sıcak Gaziantep.
Sonra, çocuklar için çok uzun bir adam giriyor alana; her nereye yönelse dalgalandıran bir uzun adam.
Bu okulda 2008-2009 eğitim ve öğretim yılı açılıyor.
Dersi kırdılar bugün.
Mutlular.
Şarkılar söylediler ellerinde bayraklar.
Uzun Adam’ı gördüler; alkışladılar; hatırlarını sordu, cevap verdiler hep bir ağızdan.
Aynı gün, artık Japon, Hollandalı, Alman, Amerikalı, Rus, Yeni Zelandalı, Malezyalı öğrenciler de ders başındaydı. Onlarla rekabet edeceklerdi.
Bunu henüz bilmiyorlardı; ama yakında öğreneceklerdi.
Uzun Adam kürsüye çıktı; “Georg’un, Hans’ın Helga’nın istifade ettiği her şeyden benim Mehmet’im, Ayşe’m, Ahmet’im de istifade edecek” diye gürledi bir ara.
Saatler 15.43’ü gösteriyordu.
“Herkes istifade edecek” dedi ve sinirlendi Uzun Adam; “Ve bunları yapanlara iftira atanlar, bugüne kadar olduğu gibi yürütemeyecekler kervanlarını…”
 
***
 
Yerine oturduğunda protokol arasına gizlenmiş özel tim fırladı yerinden; hepsi Uzun Adam’ın yanında pek kısaydı ama yöresel halkoyunundan bir demet sundular ter içinde, intizam içinde, gurur içinde, heyecan içinde…
Eskisi gibi değildi hiçbir şey. Ve artık eskisi gibi de olmayacaktı.
 
***
 
Uzun Adam zili çaldı uzun uzun.
Gaziantep Şehit Kamil Adnan A. Ş. İlköğretim Okulu’nda öğretim yılı açılışı bittiğinde, 1 milyon 700 bini ana sınıfı öğrencisi olmak üzere 15 milyon öğrenci artık okulluydu.
Ankara’da bir sinirli adam epey konuştu, uzun uzun.
Çocuklar neşe içinde başladıkları törenden neşe içinde ayrıldılar.
Akıllarında rekabet, eşitlik, istifade, kervan sözcükleri ve hep bir ağızdan söyledikleri şarkının son mısraları kalmış olarak…
Ankara’daki sinirli konuşmaları, hiç mi hiç, duymamış olarak…
YAŞAR TAŞKIN KOÇ - HABER 7
taskinkoc@gmail.com

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL