82 Anayasası Darbe Anayasası da 61 Anayasası ne?
Anayasa tartışmaları; değişiklik girişimleri; itirazlar havada uçuşurken kimsenin itiraz etmediği/edemediği en önemli değişiklik 12 Eylül yönetiminin icraatlarına getirilen kalkanın kaldırılması; yani Geçici 15. maddenin kaldırılması.
Buna kimse itiraz etmiyor çünkü 12 Eylül’ü savunmak artık imkânsız. Herkesin, her ideolojinin üzerinden silindir gibi geçti; müttefik bulamıyor.
Tartışmaların geneline de bakılınca bu anayasanın değişmesi gerektiği; çünkü bir darbe anayasası olduğu sık sık vurgulanıyor.
Oysa tartışmaya bu tarihî perspektiften bakarsak asıl sorunu ıskalarız.
Evet, bugünkü Anayasa bir darbe anayasasıdır.
Peki ama 61 Anayasası neydi?
O da bir askeri darbeden sonra yazılmamış mıydı?
Üstelik, bugün bütün ülkeyi kilitleyen temel sorunlar ondan miras değil mi?
1960 darbesini yapanların iki temel amacı vardı; birincisi milletin egemenlik üzerindeki hakimiyetini sınırlamak. Bunun için yeni organlar, yani iktidar ortakları kurdular.
Anayasa Mahkemesi, Senato, 1962’de kurulan Milli Güvenlik Kurulu bunlar arasında.
Ayrıca, yargıya o günden sonra bir daha sarsılmayacak bir taht sundular.
Yetmedi, Türk Silahlı Kuvvetler İç Hizmet Kanunu’na, şu ünlü 35. madde de 1961 yılında girdi; yani darbelerin güya yasal gerekçesi olan madde…
12 Eylül darbesi, 27 Mayıs’ı bayram olmaktan çıkardı; Anıtkabir’e defnedilen bir çok ismi Devlet Mezarlığı’na aktardı. Senato’yu kaldırdı. 61’in kimi demokratik düzenlemelerini de askıya aldı ama temelde o anayasanın felsefesini değiştirmedi; daha da sıkı hale getirdi. “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” cümlesinin Anayasa’nın ilk maddeleri arasında olmasına aldanmadan/aldırmadan, bu anayasanın da hakimiyeti milletin elinden alıp ortaklar arasında pay ettiği ayan beyan belli.
Bu cümlenin hemen altında, yine 61 Anayasası’ndan aktarma, “Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organlar eliyle kullanır” cümlesi her şeyi anlatan cümledir.
Aradan zaman geçti.
Millî Güvenlik Kurulu kararlarını Bakanlar Kurulu’na “bildirirdi”; “tavsiye eder” hale geldi.
Büyük oranda sivilleşti. Bu gelişmelerle iktidar ortağı pozisyonundan çıktı.
Açıkça görülüyor ki, Türk silahlı Kuvvetleri de sivil bürokrasi de ağırlıklı olarak siyaset ortağı pozisyonlarını terk etti; kendi görev ve sınırlarına çekildi.
Basının durumu belli; tek sesli ve iktidar ortağı bir basından söz edilemez artık…
Oysa bunlar 1960 27 Mayısından 2000’li yıllara kadar doğal iktidar ortaklarıydı.
Fark etmişsinizdir, tek eksik kaldı; yargı…
Bugün tartıştığımız temel mesele de işte “doğal iktidar ortaklarından” sonuncusu olan yargının kendi görev ve yetki alanına çekilip çekilmeyeceği tartışmasından başka hiçbir şey değil.
Hükümetin tasarısı teknik nedenler ya da farklı alternatifler açısından tartışılabilir; eleştirilebilir. Ama özünü kaçırmamak gerekiyor: Bu değişiklikler gerçekleşirse, millete ait olan iktidara 1960’ta bir darbeyle ortak olan son “doğal ortak” da 50 yıl sonra 1960 öncesi pozisyonuna dönecek.
Bu, ciddi ve önemli bir dönüşüm.
Bu, ciddi bir iade.
Tartışırken, darbelerin kökenini, atasını unutmadan tartışmak; 50 yıl içinde alışkanlık haline getirilen darbeler, zor kullanmayla “doğalmış gibi” algıladığımız millet egemenliğine müdahale araçlarından kurtulmanın mantığını unutmamak gerekiyor.
CHP Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal, hükümetin tasarısıyla ilgili olarak yaptığı eleştiride “Anayasa’nın DNA’sıyla oynuyorlar” dedi.
İyi ya, işte… böyle bir anayasanın DNA’sıyla oynanmasının neresi kötü ki?
…
Bu arada, merhaba…
Uzun bir aradan sonra yeniden haber7.com’da yazmak benim için büyük mutluluk…
Bu, darbe anayasaları meselesine önümüzdeki birkaç sayı daha gündem elverdikçe değinmeyi düşünüyorum.
Mesela, bu değişikliğin CHP’yi nasıl parti olmaya zorlayacağını ve bunun hepimiz için, Türkiye için ne kadar büyük bir iyilik olacağını yazmayı düşünüyorum. Darbelerde hukukçuların rolü üzerine söylenecek ne kadar çok şey olduğunu yine yazdığımda göreceğiz…
Darbelere ve anayasalarına bu kadar eğilmemin bir sebebi de TRT 1’de yayımlanacak bir belgeselin senarist ve yönetmenliğiyle uğraşmış olmam. Dolayısıyla son aylarda uzun uzun Demokrat Parti dönemini çalışmış oldum. İlk bölümü bu akşam 21.25’te yayımlanacak. Umarım beğenirsiniz…
Yaşar Taşkın KOÇ - Haber 7
taskinkoc@gmail.com
-
mehmet akif 15 yıl önce Şikayet Ettürkiyeyi demir ağlarla ördük.... her bir tarafına da cami koyduk...siz hiç üzülmeyim abd ciler...gider abd de yaşarsınız...ama biz okullarda,ilkokullarda,fakültelerde,imam hatiplerde,küçücük mahallelerde bir şey öğrendik,o da bayrak inmez ezan dinmez... siz hiç kendinizi zorlamayın...bu ülke ekmek kuyruğundayken bile 2.dünya savaşından çıkmış yorgun almanya yalvarıyordu bize nolur yardım edin diye...biz tekrar refahı yüksek,üreten,çalışan osmanlı çocuğu türkiye olucaz...siz villalarınızda yüzün ama seçimde göreceksiniz memleket satmayı.Beğen
-
mehmet akif 15 yıl önce Şikayet Etçok şükür ki memleketimiz var.... akp ve abd liler hiiiç canını sıkmasın...bu memleketin bayrağının dalgalanması,satılmaması bize yeter...varsın abd bize küssün...biz yedi düvelle savaş vermişiz,memleketi yeniden kurmuşuz...o bize yeter...hiç fazla yorulmayın sattırmayız memleketi...paşamızda terörist ergenekoncu ilan edilmişti kurtuluş harbinden önce...ama ne oldu biz peşinden yürüdük...ülkemizi yeniden kurduk ezanımız dinmedi...siz akp liler rahat olun diycem olmayın bence bu ezanı susturamiycaksınız çünkü...obama mecliste ab dedi biz sizBeğen
-
genç siviller ümitli:) Av. Çetin 15 yıl önce Şikayet Etart izlemeye çağıran ziyaretçi:). görünen o ki pek zihnin aydınlanmış, dimağın parlamış maşallah, tek tarafa başını çevirdikçe... ben sana derim ki farklı fikirlere de açık ol en azından bir dinle diğerlerini de... şimdi sen dersin ki hadi oradan genç sivil, senin ne izlediğini ben bilirim!.. ben de sana derim ki verdiğin referans üzere:) bu halkın yüzde altmışı doğruyu görememişse henüz, yüzde kırkına kulak ver sen de madem öyle...:) bu arada 2 değil 35 kanal takip ediyorum, siz de öyle yapınız, gerçeği merak ediyorsanız...Beğen
-
mehmet tokat 15 yıl önce Şikayet EtCHP TÜRK MİLLETİNİN DNASIYLA OYNUYOR. CHPNİN TEK AMACI İNÖNÜCÜLÜKLE YOĞRULAN ÜLKENİN TEKRAR TEK PARTİ SİSTEMİNE DÖNMESİDİR. chp sadece dışa kapalı, belirli bir kast sisteminin elinde olan bir yapı istiyor ülkede. türk milletinin dnasını değiştirmek Allahın elinde olan bir şeydir. chp buna asla güç yetiremeyecektir.Beğen
-
genç siviller ümitli:) Av. Çetin 15 yıl önce Şikayet Etdevamı... bu kadar gürültü çıkaran, katkı ve eleştiri namına dahi hiçbir şekilde yardımcı olmayan muhaliflerin taktiklerinin de geçmiş asırdaki lenin,hitler,stalin mantığındaki ilkel propaganda tarzı ile nasıl da örtüştüğünü görmüş olduk. BU sürecin sonunda, toplumun yükselen seviyesini OKUYAMAYAn eski çağda takılı kalmış cahilerin eline siyaseten yalnızlıktan başka geçecek birşey yoktur.. ANAYasa hocam E.Özbudun un dediği gibi, bu anayasaya bu büyük yama bile az gelecek, göreceğiz..Beğen