Yaşar Taşkın KOÇ
Yaşar Taşkın KOÇ
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Deniz Baykal'ın kaderini neler belirleyecek?

GİRİŞ 12.05.2010 GÜNCELLEME 12.05.2010 YAZARLAR

Son yazımda Perşembe sabahı Meclis’te gerçekleşen anayasa değişikliğine ayırmış; sabah Meclis Şeref kapısı merdivenlerinden inerken yaşananları tarihten anekdotlarla aktarmıştım.

Güzel bir bahar sabahıydı.

Meclis büyük iş başarmıştı.

İşin içinde darbe, asker, darbe korkusu yoktu…

Yazının sonuna bir dip not eklemiş; henüz Türkiye’nin fark etmediği, geniş kitlelerin henüz  bilmediği CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’la ilgili internette yayınlanan video görüntülerine atıf yapmıştım.

Bana göre bu ve benzeri görüntüler basının işi değildir; olmamalıdır.

Bu benim kişisel kanaatimdir.

Söz konusu görüntü veya başka bir benzeri sadece bende olsa yayınlamazdım.

Bunun insan olmakla ilgili ahlaki, inançla ilgili boyutları var.

Benim için bu kadar da basit…

Ama kim dinler ki beni…

En başta CHP’yi yıllardır takip eden, Baykalcı demekte hiçbir mahzur olmayan kalemler istifasını istediler; manşetlerine taşıdılar gazetelerinin.

O yüzden artık ülke gündeminin ta orta yerinde duran; bizzat Baykal’ın kendisinin de hakkında konuştuğu bu görüntülerle ilgili yazmak kaçınılmaz oldu.

Yaklaşık 5 gün önce internette başlayan ve şimdi her yerde olan bu konuyla ilgili başlıklar halinde yazarsam daha anlaşılır olacağını düşünüyorum.

Önce o gece tanık olduklarım:

1- Görüntüler, Ankaralı gazetecilerin büyük çoğunluğunun TBMM’nde anayasa değişikliği ile ilgili son 2 madde oylanırken saat geceyarısını yeni geçmiş; Cuma sabahının ilk saatlerinde internete düştü.

2- Ben ilk öğrenenlerden birisiydim ve bunun hem yanlış hem haksız hem hukuksuz olduğunu düşünmüştüm. Oylamadan çıkan birkaç bakanın konudan habersiz olduğunu görünce kendilerine durumu anlattım. Hepsi çok şaşırdı. Bir tanesi hızla geri Genel Kurul Salonu’na girdi, belli ki Başbakan’la paylaşacaktı bilgiyi. Belki Başbakan da haberdar olmuştu ama en azından geri salona dönen Bakan bunu o anda bilmiyordu.

3- Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ı biraz sonra Şeref Salonu’nda telefon ederken gördüm. Muhtemelen konuyla ilgili olarak kendi yetkisi içindeki bürokratlarla, özellikle TİB’le görüşüyordu. Keza daha sonra Başbakan da bu konuda talimat verdiğini açıkladı. Dolayısıyla, gazetelerde daha sonra yazıldığı gibi, CHP’nin başvurusu ve Savcılık talimatından önce hükümet görüntülerin kaldırılması için girişimlerine başlamıştı.

SİYASETE MÜDAHALE

Gelelim konunun sonraki aşamalarına.

1-      CHP önce suskun kaldı.

2-      Sonra Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün bir tetikçi tuttuğu iddiasını gündeme taşıyarak ona yüklendi.

3-      Ertesi gün tekrar sessiz kaldı.

4-      Sonunda, 4. gün Deniz Baykal basın toplantısı yaptı ve hiç beklenmeyen oldu: Hükümeti suçladı… Eğer o gece Meclis’te yaşananların sadece gazeteci olarak değil birebir şahidi olarak da bulunmamış olsam, Baykal’ın açıklamalarını bu kadar şaşkınlıkla dinlemezdim… Gazetelerde de kaç gündür hükümetin bu konudaki olumlu yaklaşımından bahsedilmiyor muydu? AK Parti’den kimse bu konuda rahatsız edici bir açıklama yapmamış mıydı? Hepsi gitti; bunun bir komplo ve bu komplonun hükümetin bilgisi dahilinde yapılamayacağı iddiası geldi…

5-      Meclis’te, son dönemin en kritik oylamalarından birisi başlamak üzereyken böyle bir haberin, görüntünün hükümetin ne işe yarayacağını da ayrıca sormak lazım. Eğer paketin tamamı üzerindeki oylama, bu görüntünün doğurduğu dalgalanmanın gölgesinde yapılsa sonuç değişebilir miydi? Değişse, bu hükümetin çıkarına mı olurdu? Bu sorular da havada kaldı.

6-      Türk siyaseti ve onun izdüşümü basının ender iyi huylarından birisi özel hayat ve gönül ilişkileri konusundaki ketumluğudur; bunları siyaset ya da siyaset amaçlı haber yapmamasıdır. AK Parti ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan gibi özel hayata, aile değerlerine, toplumun genel ahlakına ilişkin titizlenen bir parti ve liderin böyle bir bel altı operasyonunda olmadığını/olamayacağını düşünmek de herhalde haksız bir yargı olmazdı.

KRİTİK 11 GÜN

Bütün bunlara bakınca hükümetin bu işte ne dahli ne bilgisi olmadığını çıkarmak mümkün.

Zaten CHP’nin de ilk 4 gün boyunca bu yönde en ufak bir işareti olmadı.

Peki o zaman ne oldu?

Baykal’ın basın toplantısından çıkarılacak çok ipucu var: Sarıgül hedefinden vazgeçmesi; hükümeti hedefe koyması; Gülen Cemaati’ni ayırıp selam etmesi ve yarı gerçek bir istifa…

En önemlisi aslında yarı gerçek istifa.

Çünkü ucu açık bir istifa yaptığı…

Peki bunu ne belirleyecek?

Herkesin olanlara bakarak söylediği gibi, delegenin aşırı baskısı ve kurultaya gitmese bile yeniden seçilen, birlik beraberliği pekiştiren bir genel başkan mı?

Hiç sanmıyorum…

Olup bitenlere bakınca benim tahminim, Baykal’ın yeniden genel başkanlığa dönüp dönmeyeceğini belirleyecek olan maalesef ne kendisi ne de CHP delegeleri…

Her kim bu operasyonu başlattıysa onlar belirleyecek.

Baykal’ın 4 gün sonra bu kadar gerçek dışı ve anlamsız sert manevrasının sebebinin de bu olduğunu düşünüyorum.

Kurultaya kadarki 11 günlük süre içinde bu operasyonu yapanların aslında ne istediği ve bunun ne kadarının yapılabildiği bütün gelişmeleri ve bu arada Baykal’ın yeniden genel başkan olup olmayacağını belirleyecek.

Ve bunu yapanlar ne istiyorlar?

Ne kadarını alabilecekler?

Bu soruların cevaplarını bilmiyorum ama öğrenmemiz için fazla değil kurultaya kadar beklememiz yetecek…

Olup bitenlerin yanında bizzat söz konusu görüntülerin olup bitecekler için herkese belirli bir süre tanıyacak şekilde dizayn edilmiş olması da bu tezi güçlendiriyor…

Olup bitenler ne bir komplo ne bir gönül ilişkisinin deşifre edilmesi ne CHP içi bir çatışmanın yansıması…

Olanlar siyasete müdahalenin ta kendisi.

Baykal, bu müdahalenin farkına varmış görünüyor.

Ama kendisini mağdur konumdan başka bir yere taşıyarak bu müdahaleye boyun mu eğmiş oldu; yoksa itiraz mı ediyor…

Çok değil, 11 gün sonra cevabını almış olacağız…

Yaşar Taşkın KOÇ - Haber 7
taskinkoc@gmail.com

YORUMLAR 6 TÜMÜ
  • ALAİ KOC 15 yıl önce Şikayet Et
    KADERİNİ Mİ KİM BELİRLEYECEK??????. Kaderi belirlenmiş de henüz biz bilmiyoruz..İfadelere dikkat edelim sayın yazar..Sizin gibi yazarlara bu gibi ifadeler ...ters olmalı........
    Cevapla
  • Erhan ACUN 15 yıl önce Şikayet Et
    Baykalı bitirme planı.... Baykalın başına gelenler kendi partisinde birisi ya da birilerinin Baykalı bitirmek için hazırladığı bir tuzak olayın kahramanlarının Cehapeli olması bunu götermiyormu? parti içinde biri ya da birileri bilerek ve isteyerek Baykalı bitirmek için bu kadını Baykala yolladılar.Aralarında samimi bir ilişki ortamının oluşmasını sağladılar.İlişki ortamı oluşuncada ilişki kaçınılmaz oldu.Onlarda kaçınılmaz olan bu ilişkiyi kamera ile kayıt altına alıp Baykalı bitirdiler.Olay bu kadar basit.
    Cevapla
  • FatheR 15 yıl önce Şikayet Et
    BAYKAL AKP YE İFTİRA ATMADIĞINI İSPATLAMALI VE KENDİNİ AKLAMALIDIR.. Baykal hükumeti suçlamayı bırakmalı ve öncelikle kendini aklamalıdır. Eğer hükumeti suçluyorsa kanıtlarını sunmalıdır. Sunamıyorsa bu olayda tıpkı görüntülerdeki gibi iğrenç bir iftira olarak Baykal ın hanesine millet tarafından eksi olarak yazılacaktır. Gerçi Baykal siyaset hayatında binlerce kez eksi yemiş biri olarak buna oldukça alışıktır. Konuşulmayan Baykal ın inkar edemediği ilişkidir. Bu ilişki gerçekse ve Baykal aksini ispatlayamazsa Baykal aklama kampanyası başlatan CHP liler ne diyecek bakalım
    Cevapla
  • Tugrul GAZI 15 yıl önce Şikayet Et
    .... yazar yazilarini erdogan mi yazdi bu kadar taraflida olunmaz ki. meclisdeydim falanda kusura bakma inandirici degil :-)
    Cevapla
  • arif hüseyin 15 yıl önce Şikayet Et
    selam. Sayın yazar, Baykal istifasını kağıttan okurken gözlerine baktınız mı? Göz pınarları kurumuş ağlamaktan... O elinde tuttuğu kağıtta yazanların çok azı Baykalın sözü... Büyük bir pusu sözkonusu ve pusu Erdoğan özelinde Türkiyeye kurulmuş ve Ergenekonun zihin kapasitesini aşıyor...Ben eminim ki o görüntüler sahte lakin hem mekan hem Baykal hemde kadın gerçek...Esas görüntüler VARAN2 de..Birinci kasetteki sahtelik ise ancak CHP kongresinden sonra çıkacak ki Baykal başkanlığa dönemesin,Akparti suçlansın
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle