Yasin Aktay
Yasin Aktay
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Ezik PKK'nın şiddeti ve sağ kalan Kürt evlatları?

GİRİŞ 17.09.2012 GÜNCELLEME 17.09.2012 YAZARLAR

Ne kadar çok insan öldürebildiğini göstermeye çalışıyor. Zaman zaman hareket halindeki askerlere, zaman zaman da karakollara saldırılar düzenleyerek operasyon kabiliyetini ispatlamaya çalışıyor.

Her girişiminde TSK'ne verdirdiği kayıpların birkaç katı kendi kayıp veriyor. Bunların detaylarına dair Türk basınında hiçbir şey duymuyoruz. Kim bunlar, kimlerin çocukları, kaç yaşındalar, ne işleri var dağlarda, ne hayalleri vardı, aileleri onların ölümünü nasıl karşıladı, arkalarından ağlayan sevgilileri, arkadaşları, kardeşleri, anneleri, babaları yok muydu?

Haberlerde bir bilgisayar oyununda saf dışı bırakılmış puanlar gibi geçiyor 'etkisiz hale getirilmiş PKK'lılar'. PKK'dan nefret edenler için bunun bile heyecanlandırıcı bir etkisi olduğu açık, ama bunlar PKK için, BDP'li siyasetçiler için de bir anlam ifade etmiyor mu acaba? 'Ölen ölür, sağ kalan Kürt evlatları bizimdir' mi diyorlar? Yoksa onların kolay ölümleri, hiçbir şekilde hesabı sorulmayan ölümleri sayesinde ortak oldukları 'devletin şiddet tekeli' üzerinden kazandıkları pozisyonları pekiştirdiklerini mi düşünüyorlar?

Hayatıyla ilgili hiçbir detayı öğrenme fırsatı bulamadığımız her Kürt delikanlısının, ölümüyle BDP'li siyasetçilere 'söylemiştik işte, silahla çözüm olmaz, ya dediğimizi kabul edersiniz veya olacaklara razı olursunuz' mealinde bir gözdağı tonunda konuşma fırsatını mı miras bırakıyor? Bu mirastan konuşmanın sağladığı iktidar vehminin zehirleyici bir vehim olduğunu söylememe bile gerek yok. Bu iktidar vehminin etkisi altında, yazık ki, bunu kendiliklerinden anlayacakları yok.

Devletin şiddet tekelinden bahsetme ihtiyacı Türkiye'de genellikle devletin meşhur tanımında yer alan 'meşruiyet' bahsinde duyulmuyor. Aksine o devletin, sahip olduğu meşruiyeti, gayrı meşru sınırlara kadar uzatıp faili meçhuller, cinayetler, baskılarla vatandaşı sindirmeler, vatandaşın en temel insan haklarını şiddet kullanarak ihlal ettiğine işaret etmek üzere kullanılır.

Aslında devlet de olsa, şiddet kullanma tekeline sahip de olsa, bu sınırları geçtiğinde meşruiyetinin sınırlarını ihlal suçlamasından kurtulmuş olmaz. Devlet olma keyfiyetinin dayandığı meşruiyet eninde sonunda bu ihlallerin faturalarını o devlet adına yetkiyi kullanan 'gerçek şahıslara' çıkarır. Kimsenin işlediği cürümleri devlete yüklemek gibi bir lüksü olmuyor sonuçta. Bir zamanların en haşmetlu devletlileri o yüzden devlet adına yaptıkları işlerde sınırları ihlal ettikleri durumlardan dolayı hesaba çekilirler; devlet adına! Devletin meşruiyeti öyle bir şeydir çünkü. Bugün çok şükür geçmişte devlet adına işlenmiş cürümlerin hesapları yine devlet adına iş görme sorumluluğu olan kişilerce soruluyor. Aslında bunlar sormazsa bir sonraki sorumlularca sorulmayı bekler. Devletin şiddet kullanma tekeli, şiddeti keyfi olarak kullanıp hiçbir kural tanımaksızın başkalarına zulmetme tekeli anlamına gelmiyor çünkü.

Oysa bugün PKK'nın kullandığı, kullanabildiğini gösterdiği şiddetin hiçbir kuralı, ahlakı ve hukuku yok. Ne kadar çok sayıda ve ne kadar acımasızca insan öldürebildiğini gösterme yarışına girmiş durumda. Onun için sivil ölümlerin, çocukların, kadınların, hamile kadınların eylemleri sonucunda ölmüş olmasını üstlenmiyor olmasına bakmayın. O ölümlerin günlerce konuşuluyor olmasından bile bir propaganda geliri elde ediyor. Bu sayede şiddetinin ölçüsünü hissettirmiş oluyor ya! Devlet de nasılsa şiddet gösterebilme kabiliyetiyle kendini ifade eder ya! Bundan daha iyi bir propaganda yolu olabilir mi?

Batı'da Türklerin bu şiddet gösterilerinden dolayı harekete geçecek tek veya ilk duygu nefrettir elbet. Ama hesaplanmayan şey, PKK'nın bu eylemleri sayesinde tam da hedef kitlesi olan Kürtler üzerinde hedefini onikiden vurduğunu hissetmesi. Bu yolla Kürtler üzerinde şiddetinin boyutlarını göstermiş oluyor, asıl Kürtleri korkutuyor, bu yolla onları esir alıyor.

Yazının devamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz

Yasin Aktay - Yeni Şafak

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL