Yavuz Nufel
Yavuz Nufel
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Darwin- Evrim, Hıyar ve Havuç…

GİRİŞ 21.11.2010 GÜNCELLEME 21.11.2010 YAZARLAR

Rahat yaşamak ilke olunca  beşikten mezara kadar bir uğraştır sürer gider. Herkes bir şeylerle uğraşır, uğraşacak bir şey ya da birilerini  bulamayanlarsa kendileri ile uğraşırlar. Ayna karşısında kendilerini süslemek için uğraşan kadınları saymazsak ( Bir elinde cımbız, bir elinde ayna, umurunda mı dünya)  herkesin birbiriyle uğraştığı bir dünyada yaşıyoruz.

Siyasetten gına geldi, ekonomi hiç değil, çıkması muhtemel bir savaşı durdurmaya gücüm yetmez,  sanat-edebiyatla uğraşamam (!?) o benim ilgi alanım, mesleğim, yaşam tarzım...

Ama son aylarda fırsat bulduğum her dakika, her saniye Evrim teorisi ve Darwin’le uğraşmaktayım! Durup dururken bu da nerden çıktı, falan demeyin çünkü Darwin, dünyanın özellikle de bizim gizli gündemimiz!

İnsanın ilkel ve maymunsu bir canlıdan türemiş olabileceğini iddia etmiş Darwin Charles (1809-1882). Babası tarafından  doktor  ya da din adamı olması istenen  hayırsız evlat Darwin, önce tıp, sonra din öğrenimini yarıda bırakarak  babasını düş kırıklığına uğratması yetmezmiş gibi; canlıların bugünkü biçimlerine gelinceye kadar bir dizi değişiklik geçirdiği şeklindeki teorisi ile bir çok yarım akıllının olmayan aklını karıştırmaya hâlâ devam ediyor..

120 yıl önce terk-i diyar etmiş Darwin’e göre; daha önce maymuna benzeyen kuyruklu bir yaratıkmışız ve  kuyruğumuzun düşmesiyle bugünkü şeklimizi almışız!

Babababababa! Hiç olacak iş mi?

Adam  yine de kuyrukla adından söz ettirmeyi bilmiş helal olsun valla!..

Kuzu gibi sessizliğimiz, koyun gibi sürüler halinde çobansız yaşayamayışımız, keçi gibi inadımız, tavşan gibi korkaklığımız, inek gibi, öküz gibi, ayı gibi, aslan gibi, pire gibi, deve gibi, yılan gibi vs milyonlarca insan (!) ortalıkta cirit atarken evrim geçirdiğimize inanmak aptallık olmaz mı?

Bence; insanlığın geçirdiği evrimden söz edilecekse, atalarımız dünyaya  “insan gibi insan olarak” geldiler. Değişen iklim şartları, çıkarlar, menfaatler, doymak bilmeyen gözler, uslanmayan nefisler sonucu hayvanlar alemine geçtik.

O yüzdendir ki insanlar birbirlerini hayvanlarla bu kadar özdeşleştirmektedir.

Hayvanlar aleminde gücü gücü yetene olduğu, güçlünün zayıfa yaşama hakkı tanımadığı için bitkiler alemine geçişler başladı ve hızla sürmektedir.

Hayvanlar alemine geçişi büyük oranda tamamlayan insanlığın bitkiler alemi ile olan özdeşleşmesi hızla devam ediyor.

Örnek vermek gerekirse; maydanozhıyar ve limon ile başlayan insanın nebatlaşmasına en son örnek Havuç! ( çocuklar duymasın dizisini hatırlayınız)

Hıyarların kendi aralarında evrim geçirenlerine Hıyarağası denildiği de malumunuz. Maydanozların ise evrim geçirmesine gerek yok. Onların  her evrime (?)  maydanoz oldukları zaten bilinir! 

Havuç’a gelince daha çok yeni ve taze; yani turfanda. Hıyar gibi uzun yıllar sonra ağası da türer mi şimdilik meçhul. Göreceksiniz çok yakında  turp, kelem, pırasa, biber, patlıcan, semizotu,  dereotu, roka, marul, ıspanak vb iki ayaklı tipler aramıza karışacak, ne mutlu! ne mutlu!..

Evet, ne mutlu çünkü bitkiler, insanlar ve hayvanlar gibi et yiyerek beslenmezler. O halde birbirimizi yemekten kurtulacağımız gün, bitkiler alemine top yekün intikal ettiğimiz gün olacaktır!..

O gün çok yakın gibi görünüyor çünkü toplumlarda  gözle görülen  tembelleşme, aşırı şişmanlık bitkiler alemine geçişe ivme kazandırıyor!

Çarşıda, pazarda, markette konuşulan konu insanların kendi gündemleri ve genelde şöyle:

-Son günlerde çok kilo aldım!

- Su içsem yarıyor kardeş valla!

-Sen de öyle!

 -Haklısın. ( Bir iddiaya göre insanların en çok birbirlerine haklısın dedikleri konu kilo alıp vermeleri konusu imiş)

-Diyetteyim..

-… kilo verim… diyaloglarının ardından seyredilecek dizileri kaçırmamak için alelacele;

-Suyundan, havasından bu memleketin, şeklinde  ortak bir karara varıp vedalaşıyorlar.

Bir süre sonra sumo güreşçileri gibi şişman, (aslında yuvarlak) sadece gözleri hareketli, yaş ortalamaları 30-40 yıl olan, düşünmeyen, üretmeyen, sorgulamayan ve sadece yiyen; bakan ama görmeyen, uğraşmayan,  aynı zamanda hiç bir kategoriye girmeyen, devasa patatese benzeyen, her biri yüz kilonun üstünde yeni bir canlı türü ile karşı karşıya kalacağız… 

İşte o zaman Darwin gibi biri çıkacak ve bu patateslerin atası insandır diyecek!

Siz çevrenizdeki olup bitenlerden haberdar olmasanız bile unutmayın;  “Biri sizi gözetliyor”

Yavuz Nufel - Haber 7
yavuznufel@live.nl

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL