Moskova ile Erivan Arasında Sessiz Kopuş
Güney Kafkasya yeniden tarihsel bir kırılmanın eşiğinde. Ermenistan’da yaklaşan seçimler yalnızca bir iktidar yarışı değil; Moskova ile Batı arasında giderek sertleşen nüfuz mücadelesinin yeni cephesi olarak görülüyor. Kremlin, Erivan’daki siyasi yön değişimini sadece diplomatik bir tercih olarak değil, Rusya’nın güney güvenlik hattına yönelik stratejik bir risk olarak okuyor.
Bir zamanlar Moskova’nın Güney Kafkasya’daki en sadık müttefiklerinden biri olarak görülen Ermenistan, bugün yönünü Batı’ya çevirmeye çalışan kırılgan bir ülke görüntüsü veriyor. Ancak bu yön değişimi yalnızca diplomatik bir tercih değil; aynı zamanda Ermenistan toplumunun güvenlik algısında, siyasi psikolojisinde ve tarihsel hafızasında yaşanan büyük dönüşümün de yansıması.
Rus uzmanlara göre Moskova açısından mesele yalnızca Nikol Paşinyan’ın iktidarda kalıp kalmaması değil. Asıl mesele, Ermenistan’ın uzun vadede Rusya’nın güvenlik mimarisinin bir parçası olarak kalıp kalmayacağıdır. Kremlin çevrelerinde Ermenistan’daki seçimlerin bir “iç siyasi yarış”tan çok daha büyük anlamlar taşıdığı görülüyor. Çünkü Moskova, Ukrayna krizinin ardından Batı’nın eski Sovyet coğrafyasında Rus etkisini aşındırma stratejisinin yeni halkalarından birinin Ermenistan olduğunu düşünüyor. Artık bugün Moskova’daki birçok uzman açık şekilde şu değerlendirmeyi yapıyor: “Ermenistan eski Ermenistan değil.”
2020 Karabağ savaşı ve ardından yaşanan gelişmeler Ermenistan toplumunda derin bir kırılma yarattı. Uzun yıllar boyunca Rusya’yı güvenlik garantörü olarak gören geniş kesimler, savaş sonrası süreçte Moskova’nın yeterince destek vermediğini düşünmeye başladı. Özellikle Karabağ’ın tamamen Azerbaycan kontrolüne geçmesiyle birlikte Erivan sokaklarında yeni bir siyasi dil oluştu. Bu dilin merkezinde ise “Rusya bizi korumadı” düşüncesi yer aldı.
Rus uzmanlar ise bu yaklaşımın büyük ölçüde duygusal reflekslerle şekillendiğini savunuyor. Moskova’daki analiz çevrelerine göre Ermenistan yönetimi yıllarca sürdürülemeyecek politikaların üzerine güvenlik stratejisi kurdu ve toplumda gerçekçi olmayan beklentiler oluşturdu. Bugün yaşanan hayal kırıklığının temelinde de bu bulunuyor.
Ancak Kremlin’in asıl dikkatle izlediği konu, Ermenistan’daki toplumsal dönüşümün Batı tarafından nasıl değerlendirildiği meselesi. Avrupa Birliği ve ABD’nin son yıllarda Erivan’a yönelik diplomatik ve ekonomik ilgisinin artması Moskova’da ciddi rahatsızlık yaratıyor. Rus uzmanların önemli bir kısmı, Batılı aktörlerin Karabağ sonrası oluşan psikolojik kırılmayı stratejik fırsata çevirmeye çalıştığını düşünüyor.
Bu nedenle yaklaşan seçimler Moskova açısından yalnızca bir iç politika süreci olarak görülmüyor. Kremlin için mesele, Ermenistan’ın hangi jeopolitik eksende konumlanacağı sorusuna dönüşmüş durumda. Kremlin, Erivan’ın Avrupa Birliği ile entegrasyon sürecini yalnızca diplomatik bir tercih olarak değil, Güney Kafkasya’daki güç dengesine yönelik uzun vadeli bir meydan okuma olarak okuyor.
Özellikle son dönemde ABD ve Avrupa’nın Ermenistan’daki siyasi ve güvenlik alanındaki görünürlüğünün artması, Moskova’da “Ukrayna benzeri bir jeopolitik senaryo” tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Rus uzman Alexander Perendzhiev’in değerlendirmelerinde dikkat çeken nokta da bu: Erivan’ın tamamen Rusya’dan kopamayacağını, çünkü bunun ekonomik ve toplumsal maliyetinin çok ağır olacağını savunuyor. Ona göre Paşinyan yönetimi Batı ile yakınlaşsa bile Rus projelerine bağlı kalmak zorunda.
Aslında bu durum Ermenistan’ın içinde bulunduğu temel jeopolitik çıkmazı da gösteriyor. Çünkü Erivan bugün güvenlikte Batı’ya yaklaşmak isterken, ekonomide Rusya’dan kopamıyor. Avrupa ile siyasi temaslarını artırırken, enerji ve ticaret ağları hâlâ kuzeye uzanıyor. Bu nedenle yaklaşan seçimler yalnızca parlamentodaki sandalye dağılımını belirlemeyecek; aynı zamanda Ermenistan’ın hangi jeopolitik ağırlık merkezinde kalacağını da gösterecek.
Rus uzmanların analizlerinde dikkat çeken bir başka unsur ise seçimlerin “umut” üzerinden değil, “korku” üzerinden şekillenmesi. Ermeni siyaset bilimci Norayr Dunamalyan’ın ifadesiyle ülkede artık “negatif istikrar” modeli oluşmuş durumda. Halk mevcut düzenden memnun olmasa bile, daha büyük bir kaos korkusuyla radikal değişimden kaçınıyor.
İktidar, seçim kaybının yeni savaşlara yol açabileceğini savunuyor. Muhalefet ise Paşinyan’ın devamının “devlet kimliğinin çözülmesi” anlamına geleceğini öne sürüyor. Böylece seçim kampanyası bir gelecek vizyonundan çok, karşı tarafın yaratacağı felaket senaryoları üzerinden ilerliyor.
Belki de Ermenistan’ın bugün yaşadığı en büyük kriz tam olarak burada yatıyor: Toplum geleceğin dilini değil, korkunun dilini konuşuyor.
Moskova açısından ise bütün bu tablo yalnızca Ermenistan meselesi değil. Kremlin, Güney Kafkasya’nın Rusya’nın güney güvenlik kuşağının parçası olduğunu düşünüyor. Bu nedenle Erivan’daki siyasi yön değişimi, yalnızca ikili ilişkileri değil; İran’dan Karadeniz’e, enerji hatlarından ulaştırma koridorlarına kadar uzanan geniş jeopolitik denklemi etkiliyor.
Sonuç olarak Ermenistan seçimleri, küçük bir Güney Kafkasya ülkesinin rutin siyasi yarışı olmaktan çoktan çıktı. Bu seçimler, savaş sonrası travmanın, büyük güç rekabetinin ve yeni bölgesel düzen arayışının iç içe geçtiği tarihi bir eşik niteliği taşıyor.
Ve bugün Erivan’da sandığa gidecek olan halk aslında yalnızca bir hükümeti değil; ülkenin yönünü, korkularını ve gelecekle kuracağı ilişkiyi oylayacak.
Yıldıran Acar
Siyaset Bilimci
-
AĞACAN 8 saat önce Şikayet EtKaleminize sağılık Sayın Hocam, inşallah gerek bölge için, gerek Ülkemiz için gerek kendi ülkeleri için akıllı tercih yapabilirler...Beğen
-
Alp Çekiç 8 saat önce Şikayet EtErivan için tam bir aşağı tükürsen sakal durumu. Batı'ya yönelmek isteseler de Rusya'ya göbek bağı bu dönüşümü çok sancılı kılıyor. Çok başarılı yazı.Beğen
-
Turan 9 saat önce Şikayet EtErmenistan gibi ülkeler 50 yıl sonra içinde nüfus bulundurmayan yakın güçlü bir ülkenin garontörlüğünde eyaletlere dönüşecek.Beğen
-
Mehmet K. 10 saat önce Şikayet EtÇok yerinde bir analiz ve değerlendirme olmuş. Emeğinize sağlık.Beğen Toplam 1 beğeni
-
Alp S. 10 saat önce Şikayet EtBu durum, Azerbaycan ile Rusya yakınlaşmasına zemin açar mı ?Beğen