Yıldıray Oğur
Yıldıray Oğur
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

‘İrşad İmparatorluğu'

GİRİŞ 14.02.2014 GÜNCELLEME 14.02.2014 YAZARLAR

bazı kalem efendileri, tutuyorlar ya fenerlerini

kafanın içine senin, a ruhum,

a kuzum, a beyaz fare,

sen içini daha iyi göresin diye sanma bunu.

kiminin elinde fener, kiminin çıra, kiminin çakmak,

ayaklarının uçlarına basarak

kafanın içinde boş arsa arıyor bunlar, boş arsa,

yükseltmek için orada

iskambil kâğıdından süslü bir mabet,

bir babil kulesi,

ve onun gölgesinde de sana,

çukurda, çöplükte bir mezar evi belki, o kadar,

ama tenha sahillerinde gönlünün

köşkler, yalılar, kendilerine

ve tepede bir beyaz saray...

kafanı boş bırakma öyleyse,

a ruhum,

a kuzum, a beyaz fare

(ve sen de akıllı okuyucu),

kafana sahip çık, kafanın içine,

gönlünün mülküne...

çimen çiçek ek, ağaç dik her yere,

boş arsa bırakma ikisinde de.

evin olmasın, ne çıkar,

yeter ki aklının sahibi sen ol,

yeter ki hayalhanenin çatısı gökkubbe olsun,

açık havada yatarsın, kuzum,

göğün gözlerine baka baka

açık havada, mis gibi.

ruhun acıkırsa, aklının kıyısında oturur

Tanrının yerde, gökte ve kitapta

senin için yazdıklarını, indirdiklerini

başkasına bırakmaz, kendin okursun.

aklın acıkırsa, kalbinin kıyısında  oturur

hayat ırmağında oltayla balık avlarsın,

şairlerin yaptığı gibi.

bunu başarırsan-sadece 'okyanusun ötesinden' değil

aklın da, imanın da, kitabın da ötesinden,

cehlin çamurlu çizmeleri,

nefsin histeri nöbetleriyle

ne irşat imparatorları volta atabilir

kafanın içinde senin,

ne tapınak şövalyeleri,

ne alamut dervişleri,

ne de her sahile bir köşk

kondurmak için

halkın gönlünde boş arsa arayan

yatılı kalem efendileri adım atabilir

gönlünde En Büyük'e ayrılan

has odanın eşiğinden içeri...

Yazının tamamı için tıklayınız

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL