Yıldıray Oğur
Yıldıray Oğur
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Geriye bir tek uçak bileti kalmıştı…

GİRİŞ 06.08.2014 GÜNCELLEME 06.08.2014 YAZARLAR

Ülkemizi sivillerle birlikte yönetecek askerî zevatın belirlendiği YAŞ toplantıları haberlerine AK Parti iktidarıyla şerh krizleri eklendi. Genelkurmay Başkanı ile masanın başında eşit statüde oturan Başbakan ordudan ihraç kararlarının altına ancak şerh düşebiliyordu.

Zaten yarı askerî diktatörlük rejiminin sonunu getiren de 2011 Ağustos YAŞ’ında Başbakan Erdoğan’ın şûra toplantı masasının başına tek başına oturması ve kendi Genelkurmay Başkanı’nı ataması oldu.
2014 Ağustos YAŞ toplantısının başladığını ise çok az insan duymuştur. Şahsen Vatan’da Hüseyin YAYMAN yazamasaydı farkına varamazdım.

“TSK içinde paralel emir komuta tasfiye edilecek başlıklı” yazıda askerî kaynaklarla konuşan Hüseyin Yayman’ın yazdıklarının küçük çaplı bir deprem oluşturmamış olması tuhaf:

“Hâlihazırda TSK içinde orgeneral düzeyinde Gülenci komutanların olmadığı ancak korgeneral, tüm ve tuğgeneral düzeyinde isimlerin olduğu, bunların Genelkurmay Başkanı Necdet Özel tarafından yakinen bilindiği ifade ediliyor. Ayrıca son dönemde kurmayların dörtte birinin aynı yapının içinde olduklarına dikkat çekiliyor.”

Yani; 12 yıl boyunca AKP iktidarının şerhleriyle ordudan tasfiyesini engellemeye çalıştığı cemaatin askerî kadrosu, ordunun en yüksek rütbesi (ve TSK’da 15 adet bulunan) orgeneralliğe bir YAŞ mesafeye kadar yükselmiş. Ve tabii en acayibi TSK’nın geleceği olan kurmay kadrosunun dörtte biri bir cemaatin paralel ordusuna mensupmuş…

İnsanın inanası gelmiyor doğrusu… Zaten cemaatin ordudaki yapılanması üzerine Akşam gazetesinin yaptığı manşet Çankaya, Başbakanlık ve Genelkurmay tarafından üçlü bir yalanlamayla tekzip edilmişti.
Ama şunu okumadan kestirip atmayın derim. Aslında gözümüzün önünde duran bir itiraf bu. Twitter’da Songül Çağlayan (@cumbio1988) linkini paylaşmasa haberim yoktu.
Bu itiraf hem de Meclis arşivinde duruyor. Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu tutanakları içinde. 

15.10.2012 günü komisyon cemaat için kritik bir ismi dinlemiş. Zaman gazetesinin eski sahibi Alaattin Kaya’yı. 28 Şubat günlerinde Zaman gazetesinin sahibi olarak. (Tuhaf bir not; Kaya Zaman’dan önce Selam gazetesini çıkardığını söylemiş. Aynı Selam değildir herhalde.)

Kaya’nın cemaatin medyasının başındaki isim olarak 28 şubat günleri Genelkurmay Karargahı’nda Çevik Bir, Hurşit Tolon’la samimi görüşmeleri, akreditasyonu kaldırın ricaları, okulları devretme konuşmaları da çok ilginç. İsteyenler için tam metnin linki burada: 

http://www.tbmm.gov.tr/arastirma_komisyonlari/darbe_muhtira/docs/tutanak_son/28_subat_alt_komisyonu/28_subat_alt_komisyonu/15.10.2012/Alaatttin%20Kaya-15.10.2012.pdf.

Ama esas olarak biz Alaattin Kaya’nın gayet rahatça anlattığı iki 28 Şubat hatırasıyla ilgileniyoruz. Aslında en son Ekrem Dumanlı’ya verdiği röportajda Fethullah Gülen bu iki hatıradan da bahsetmiş. Alaattin Kaya’yı da kendisine şahit olarak göstererek. Ama Kaya’nın ifadesini okuyunca onun anlattığı versiyonların epey sansürlü olduğunu anlıyor insan.
Birinci hatıra yazıldı, biliniyor, ama onu da bizzat olaya şahitlik etmiş bir kişinin ağzından okuyalım:

“ALAATTİN KAYA: … Ben bu görüşmelerin birisinde Sayın Gülen’le Sayın Başbakanımız Tansu Çiller beraberken yanlarında bulundum. Bu görüşmede Sayın Gülen kendisinde bulunan bazı bilgi, belgeleri kendisine vermek istedi ve dedi ki: 'Bakın, bazı yanlışlar oluyor, bazı sıkıntılar oluyor, bazı hareketlenmeler var.'  Bunu daha söylemeye fırsat vermeden Tansu Hanım’ın şu ifadesi oldu Sayın Gülen’e: 'Lütfen, dengeli olalım Hocam.' Hoca Efendi şaşırdı, yani ne yapacağını şaşırdı ve dosyaları topladı ve çıktı dışarıya. Önemli bir kare olarak kabul ediyorum  ben bunu. Bir tanesi de bizzat benim yaşadığım bir hadise. 

BAŞKAN -Nerede oldu, Başbakanlık makamında mı?

Yazının tamamı için tıklayın...
 

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL