Yıldıray Oğur
Yıldıray Oğur
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

“Enteresan bir yapı” hakkında…

GİRİŞ 08.09.2014 GÜNCELLEME 08.09.2014 YAZARLAR

Duvarlarda tablo, takvim,  masa üstünde biblo, fotoğraf, takvim cinsinden 15 Atatürk fotoğrafı var. Bir İnönü takvimi, bir de Atatürklü T.C. tapu senedi.
Savcı Abbas Özden kimliğini saklamıyor. Kendisini “sosyal demokrat ve Alevi” olarak tanımlıyor.
12 Ekim’deki HSYK seçimlerinde Yargıda Birlik Platformu’nun adaylarından biri. Platformun adayları olarak ziyaret ettikleri Başbakan Davutoğlu ile görüşmeden sonra açıklamayı da sözcü olarak o yapmıştı.
2000-2011 yılları arasında Ankara Memur Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı olarak görev yapan Özden’in adını daha önce bir yerlerden duyduğunu düşünenler yanılmıyor.
2008’de Ergenekon Soruşturması kapsamında İşçi Partisi’nin aranmasında hukuksuzluklar yapıldığını tespit edip, aramayı yapan polisler hakkında dava açan savcı o. Bu soruşturmayı açtığı için başına gelmeyen de kalmamış. Önce yürüttüğü diğer soruşturmalarla ilgili aleyhine haberler yapılmış. Sonra görev yeri değiştirilmiş.. Ergenekon davasının seyrini etkilediği gerekçesiyle hakkında dava açılmış  ve “kınama” cezası almış. Cezası da şimdiki HSYK tarafından onaylanmış.
İrticayla Mücadele Eylem Planı dosyası da önce memur suçları savcısı olarak onun önüne gitmiş. İddianamesini hazırlamış. O sırada Adliye’de görevli (KPSS kopya davasını uyutmakla sonra meşhur olacak bir savcı), elindeki benzer dosyayla Islak İmza diye bilinen dosyanın birleşmesini önerince dosyayı ona teslim etmiş. Dosyayı teslim ettikten bir gün sonra ise İstanbul’daki özel yetkili savcılara ıslak imzanın orjinali olduğu iddia edilen belgeyle birlikte ünlü ihbar mektubu gitmiş. Ve böylece üç hamleyle dosya Ankara’dan İstanbul’a alınmış.
Savcı Abbas Özden’den dinlemek istediğim esas hikaye ise kurucusu olduğu YARSAV’ın hikayesi.
Twitter’daki bir mention zincirini çözmesi.  YARSAV Başkanı’nın hükümetin kendilerini “HSYK seçimlerine girmeyin” diye tehdit ettiğini iddia eden açıklamasının linkini Samanyoluhaber sitesinden Hakan Şükür paylaşıp, Zekariya Öz rtlemişti. YARSAV, Samanyolu, Zekariya Öz. 4 yıl önce  hayal edilemeyecek ittifaklar. (Tabii Hakan Şükür de)
Savcı Abbas Özden’in anlattıklarına göre ise bu tuhaf ittifakın başlangıcı tam da o yıllar.
2006 yılında kurulan Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV),  7 Kasım 2009 günü Ankara’da  2. Genel Kurulu’nu yaparken meslek dışında olanların adını çok duymadığı bir birlikti. O gün Genel Kurul, 1213 delegeden yeterli sayıda katılım olmadığı için toplanamadı ve 16 Kasım’a ertelendi.
16 Kasım’da 500’e yakın delege kongre salonundaydı.
O gün kongre salonuna gelen 300’e yakın genç üyeyi görünce YARSAV adına mutlu olduklarını anlatıyor Savcı Özden.
Herşeyin rutin gittiği kongrede Başkan Ömer Faruk Eminağaoğlu’nun da aralarında olduğu 13 kişilik yönetim kurulu için tek listesiyle seçime gidilmek üzereyken, arkalardan bir el kalkar ve “ben de” aday olmak istiyorum der. Sonra bir el daha kalkar. Aday sayısı 15’e çıkmıştır. Müzakereler sonucunda çarşaf listeyle seçime gidilip, herkesten iki ismin üstünü çizmesi istenir.
Sayım yapılırken büyük bir sürprizle karşılaşırlar.  441 delegeden 246’sı YARSAV’ın kurucusu, hakkında soruşturmalar açılmış olan başkan Ömer Faruk Eminağaoğlu’nun isminin üzerini çizmiştir. Eminağaoğlu rahat girdiği seçimde günün sonunda liste dışı kalır. İlk elini kaldıran Hasan Akgedik listeyi delip, onun yerine yönetime girer.
2010 Referandumu’na doğru adından çok söz ettirecek YARSAV’ın yeni başkanlığına ise yönetim kurulunda yapılan seçimle Emine Ülker Tarhan getirilir.
YARSAV’ın 2010 referandumundaki en kritik rolü HSYK ve yüksek yargı seçimlerde liste yerine tek oyu getiren düzenlemenin iptaline ön ayak olması olmuştu. YARSAV’ın bu görüşünü, yine referandumdan önce genel başkanını değiştiren CHP,  Anayasa Mahkemesi’ne taşımış ve daha sonra HSYK’daki cemaat yapılanmasının önünü açacak tek oy sistemi AYM tarafından iptal edilmişti.
Savcı Abbas Özden, o günlerde YARSAV’ın cemaat mensubu savcı ve hakimler tarafından ele geçirildiğine ihtimal vermediklerini, ama şimdi düşündüğünde kafasındaki parçaları birleştirdiğini anlatıyor.
Onun için her şeyi açık hale getiren ise 2012 yılındaki Genel Kurul olmuş. Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde kongrede Başkan Murat Arslan’ın önerdiği 13 kişilik yönetim kurulu aday listesine eski Öz- YARSAV'cılar olarak anılan aralarında Abbas Özden’in de olduğu YARSAV’ın kurucuları “Aday gösterilen 5 kişiyi tanımıyoruz” diyerek itiraz etmiş. Bu 5 kişiden ikisinin yerine kendi arkadaşlarının konmasını talep etmişler. Arslan bunu kabul etmeyince seçime yine çarşaf listeyle gidilmiş. 580 üyenin katıldığı seçimde Öz-YARSAV'cıların biri milliyetçi biri sosyal demokrat çizgideki iki adayına sadece 130 oy çıkmış.
“O gün YARSAV’daki gücümüzün o kadar kaldığını anladım” diyor Savcı Özden.

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL