Yusuf Özkan Özburun
Yusuf Özkan Özburun
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

'İnsanat Bahçesi'

GİRİŞ 05.06.2012 GÜNCELLEME 05.06.2012 YAZARLAR

Ona tükettikçe var ve mutlu olacağı telkin ediliyor. İnsan büyük mensubiyetlerini yitirmiş durumdadır. İnsan tüm evrenin ağabeyi, göklerin halifesi iken bugün zavallı bir gövde varlığına indirgenmiştir. Albert Camus, 'gövde çağı' diyor çağımıza.

Yalnızlaşmanın ve bencilliğin kaynağı burasıdır; kendini büyük mensubiyetlerden koparıp küçük girdaplara mahkum etmek. Daha fazla tüketmek için iş hayatının insan doğasına uygun olmayan ortamında tükenmek, tükenmek, tükenmek.

Eve geldiğinde bile kafanda rakamlarla, yaşadığın günlük kavgaların resimleriyle uğraşmak, ruhunun ve aklının gıdalarını ihmal etmek... İşte böylesi bir durum vahşi, kronik bir yabancılaşmayı meyve veriyor. Örneğin, modern iş dünyasının katı, mekanik mesai anlayışı insan doğasına terstir ve insanın zaman algısını tarumar eder. Günde 12 saat bir masanın başında bir kutunun tuşlarına vura vura çalışan, mekanik olarak öğle üzeri acıkan bir varlık akşamleyin yolda gördüğü bir arkadaşının ceket düğmelerini basılması gereken bir tuş olarak algılamayacak mıdır sizce, ne dersiniz? (Şeriati'ye selamlar...)

Çözüm doğala özdeş şehirler, kurumsallaşmalar temin etmek, insan doğasını yeniden keşfetmek ve buna özgü düzenlemelerle yepyeni kurumlar, hayatlar üretmektir.

Genel anlamda bugünkü kent yaşamı (şehir değil) Edmond Morris'in deyimiyle bir 'insanat bahçesi'ni andırıyor.

İstisnalar dışında (örneğin ormanın içine kurulan bir şehir olarak Stockholm'ü ve Melbourne'i ben son derece istisnai gördüm) bugünün kenti insanı doğadan koparmakla, insan ruhuna uymayan dört köşe, standart ve beton binalara, yollara mahkum etmekle insanın kendine ve doğaya yabancılaşmasını derinleştiriyor.

Nasıl hayvanat bahçelerinde kafeslere konan hayvanlar doğal ortamlarında yapmadıklarını yapar hale geliyor (aşırı yeme, aşırı durgunluk, içedönüklük, aşırı cinsel talepler vs. gibi), yaşamadıklarını yaşıyorlarsa (ülser olmak, eşcinsel ilişkilere eğilim göstermek gibi), insanat bahçelerinde de durum pek farklı değil.

Geleneksel şehirlerin insan odaklı, ilişki odaklı, doğayı incitmeyen yapısı yok oldukça kişilerin atomizasyonu, herkesin konutuna tünemiş bir vaziyette ilişkisizliği tercih etmesi gündeme geliyor.

Üstelik topraktan kopuş, üreten bir varlık olmaktan sadece tüketen bir varlığa dönüşme insanın elindeki güvence kaynaklarını kurutuyor. Yani örneğin, benim babam şu anda toprağa dayalı, doğayla iç içe yaşıyor ve tek tutamağı, tek güvencesi filanca kurumdan alacağı maaş değil. Maaş gelmezse hayatını idame ettirebileceği duygusu ona fazlasıyla bir güven duygusu veriyor. Bu güven duygusu her şeyle olan iletişimine yansıyor ve bir mutluluk amortisi oluşturuyor. Bahçesinde yetiştirdikleriyle hayatını devam
ettirebileceği duygusu müthiş bir duygudur.

Türkiye'de Osmanlı'dan bakiye merkeziyetçilik, mahalli idarelerin zayıf ve bağımlı yapısını daima besledi. 90'lı yıllardan itibaren bu merkeziyetçi yapının kırılıp mahalli idarelerin güçlenmesi yönündeki gelişmeler ciddi anlamda sevindiricidir.

Yerel yönetimler, kuvvetlendikçe, 'sosyal devlet' ilkesinin gerçekleşmesi ve tabana inmesi konusunda icracı mevkiinde olmalıdırlar. Öncelikle mekanın doğala özdeş insan merkezli dizaynı konusunda teorik ve pratik arayışlar içine girmek lazımdır. Bir örnek vermek istiyorum: Bugünlerde dünyada şehir planlaması açısından 'otomobilsiz şehir' diye tartışılan bir konu var.

Yani öyle şehirler (mahalleler, semtler, sokaklar) inşa edeceksiniz ki, burada insanlar ihtiyaçlarını otomobil kullanmaya gerek kalmayan mesafelerde en fazla bisiklet gibi motorsuz araçlarla temin edebilecekler. Geleneksel dünyanın imkanları da kullanılarak yepyeni açılımlar sağlamak mümkündür. Yerel yönetimler, devletçiliğin bir tekel haline dönüştüğü, kaynakların halk katmanlarına inene kadar buharlaştığı toplumlarda bir baraj vazifesi görebilirler, görmelidirler. Suyu tutan ve su ulaşmayan yerlere kanallarla su ulaştıran bir misyon icra etmelidirler.

Yusuf Özkan Özburun - Haber 7

ozkanozburun@hotmail.com

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL