Zekeriya Say
Zekeriya Say
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Ya bu “kumarbaz kafa” iktidarda olsaydı?

GİRİŞ 20.07.2026 GÜNCELLEME 21.07.2026 YAZARLAR

Takvimler 27 Aralık 1939’u gösteriyordu.

Gece 02.00 sularında meydana gelen 7.9 şiddetindeki depremde, Erzincan deyim yerindeyse yerle bir oldu.

Tam 116 bin bina yıkılırken, 32 bin 962 kişi can verdi.

Yüz binden fazla vatandaş da yaralandı.

Yaralıların bazıları eksi 20 dereceye varan soğuk hava nedeniyle donarak, kimi de devrilen sobalardan çıkan yangınlarda yanarak can verdi.

Felaket karşısında aciz kalan dönemin CHP tek parti hükümeti, depremzedeleri kurtarmak için cezaevindeki mahkûmlardan bile yardım istemişti.

Depremden kurtulanlar ise adeta moloz yığınına dönen kentte, kışın ortasında, aç biilaç vaziyette kalmıştı.

Komünist şair Nazım Hikmet, yoksulluktan bütün memleketin kan ağladığı dönemde gerçekleşen bu korkunç felaket sonrası yazdığı “Kara Haber şiirinde, yaşanan sefaletin resmini,  “Kesemden verecek şeyim yok, yüreğimden verdim” sözleriyle mısralara döktü.

Dünyanın en uzak bölgelerinden Erzincanlı depremzedelere yağan yardımlar da tam anlamıyla mağdurların eline ulaşmadı.

Mesela!

Amerika’dan, kadınlar için gönderilen kıyafetler daha sonra dönemin Kızılay’ı aracılığı ile Ankara’da sosyete pazarlarında satıldı.

Deprem sırasında meşhur “Beyaz Tren”i ile çıktığı “Doğu gezisi” kapsamında Malatya’da bulunan dönemin Reisicumhuru ve CHP’lilerin “Milli Şefi” İsmet İnönü, hemen bitişikteki Erzincan’a ancak 4 gün sonra, 31 Aralık’ta gelebildi.

İnönü, kente geldikten sonra şehrin merkezine doğru yürümek isterken, Kazım Orbay tarafından, “Daha ileride görülmeye değer bir şey yok” denilerek geri çevrildi.

Bu sırada, depremde oğlunu kaybeden ve yanmış ellerini gösteren bir kadınla fotoğraf çektirdi. İnönü'nün propaganda ekibi, o fotoğrafı sembolleştirerek pullara bastı.

Bununla yetinmeyerek;

Gösterdiği “büyük ilgi ve desteğe minnet” için Erzincan’a bir de İnönü’nün anıt heykeli dikildi.

Asıl görülmesi gereken yıkım kentin içlerinde iken yarı yoldan dönerek Beyaz Tren’ine binen İsmet İnönü’nün, geri dönüş esnasında kumar oynadığı ileri sürüldü.

Olaya tanık olan dönemin gazetecilerinden Emin Karakuş, Milli Şef’in “poker” değilse de “kâğıt” oynandığını belirtirken…

Yıllar sonra konunun Millet Meclisi’nde görüşülmesi sırasında söz alan DP Tekirdağ Milletvekili Zeki Erataman, İnönü’nün Beyaz Tren’de Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Kemal Gedeleç ve Üçüncü Ordu Komutanı Orgeneral Kâzım Orbay’la kâğıt oynadığını doğruladı.

Erataman, 3 Ocak 1951 tarihli TBMM tutanaklarına giren zehir zemberek konuşmasında şu ifadeleri kullandı; 

“Söylemek istemezdim, Sayın Devlet Reisi Erzincan’a geldiği zaman biz de Kemah istasyonunda kendilerinin treninin geçmesini bekliyorduk. Arkadaşlar, tam Kemah istasyonuna geldikleri zaman verilen emir şu idi: Trenin pencerelerini kapatın. Maksat, pencerelerden görünmemeleri idi ve perdeleri çektiler. Istırap içinde pencereden baktığım zaman gördüğüm manzara şu: Riyaseti Cumhur treninde Sayın İnönü, Kemal Gedeleç, Kâzım Orbay ve bugün tanımadığım bir şahıs oturmuşlar, oyun oynuyorlardı. Oynadıkları oyun briç mi idi, poker miydi bilemiyorum. Erzincan’dan ayrılalı daha yarım saat olmuştu, bu kadar kısa bir zaman içinde hem oyun oynamaya başlamak suretiyle bu milletin hissiyatı ile bilmiyorum, başka ne şekilde alay edilir?”

***

Malum zihniyetin iktidarında yaşanan en şiddetli depremlerden biri 17 Ağustos 1999’da gerçekleşti. Gece saat 03.02'de meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki Marmara Depremi’nde resmi rakamlara göre 17 bin 480 kişi hayatını kaybetti, 43 bin 953 kişi de yaralandı.

Deprem nedeniyle Türkiye’de yer yerinden oynadığı saatlerde, devletin radyosu TRT, insanlara olan biteni aktarmak yerine otomatiğe bağlamış şekilde şarkılar çalarken…

Yardımcıları ise 7,4’lük sarsıntıya rağmen mışıl mışıl uyuyan Başbakan Bülent Ecevit’i uyandırmaya kıyamamıştı.

Almanya- Belçika, hatta Siyonist İsrail hükümetleri sabahın erken saatlerinde kurtarma ekiplerinin hazır olduğunu, Türkiye’den izin beklediklerini açıklarken, hükümet yetkilileri ortalıkta görünmüyordu.

Azerbaycan askerleri 2. gün Adapazarı’na gelerek kurtarma çalışmalarına başlarken, “yollar elverişli değil” diyen Başbakan Ecevit, ancak 3 gün sonra deprem bölgesine ulaşabilmişti.

“Burada millet var ama devleti göremiyoruz” diyen depremzedeler, çıplak elleriyle enkaz altında kalan yakınlarını kurtarmaya çalışıken…

28 Şubat cuntacıları tarafından “irticaî kuruluşlar” diye yaftalanan İslami STK’lar ve yardım kuruluşları, depremzedelerin imdadına koşarken…

Ecevit iktidarı kurduğu “Pay Hattı” ile Türkiye’den ve dünyadan gelen deprem yardımlarıyla memurların maaşlarını öderken…

Şimdilerde “AK Parti karşıtlığı” üzerinden etkileşim kasan Youtuber Fatih Altaylı,  23 Ağustos 1999 tarihli Hürriyet gazetesindeki köşesinden;

“Yılmaz nerede?” sorusunu sorarak…

Depremin meydana geldiği günden beri dönemin “iktidar ortağı” ve “Başbakan Yardımcısı” olan ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz’ın ortalarda olmadığını belirterek: 

“Kimi münafıklar yurtdışında olduğunu söylüyorlar. Fay hattı üzerinde olmayan casinolara bakmamızı tavsiye ediyorlar” yazıları yazıyordu.

Bununla yetinmeyen Altaylı, sadece 2 gün sonra 25.08.1999 tarihli Hürriyet gazetesinde yayımlanan yazısında;

“Türk halkı burada deprem felaketiyle cebelleşmeye çalışırken, bir grup zenginimizin Monaco'da en lüks kumarhanelerde milyonlarca franklık kumar oynadıklarını haber verdi bir Fransız dostum. ‘‘Bizden yardım istiyorsunuz ama paraları burada kumara veriyorsunuz’’ diyerek. Ve ‘Hotel de Paris'te kalıp milyonlarca frangı kumara yatıranların bir de listesini yolladı. Bu hafta o masalar boşalmazsa, ben de bu isimleri açıklayacağım” sözleriyle tehditte bulunuyor…

“Bu ülkenin parasını kumar masasına bırakmayın!” hatırlatması yapıyordu.

Dahası…

Depremin üzerinden bir ay bile geçmeden ANAP milletvekilleri Nizamettin Sevgili ile Batman Milletvekili Ataullah Hamidi’nin, Berlin kumarhanelerinde bir gecede 30 bin mark kaybettikleri haberlere konu oldu.

Belgeler karşısında aciz kalan Hamidi, “Dün oraya gittik. Ancak, öyle iddia edildiği gibi o kadar büyük bir para kaybetmedik. İçeriye 10 marka girdik. Ben rulet masasına para koydum 350 mark aldım. 350 mark alınca bu kez kalktım şansımı poker makinesinde denedim. Pokerden de 200 mark alınca kumarhaneden çıktım. Altı üstü içerde 20 dakika kaldık. Hepsi bu” diyerek, kumar oynadıklarını itiraf etti.

*

AK Parti iktidara geldikten sonra Bingöl’de, Van’da, Elazığ’da, İzmir’de çok sayıda deprem meydana geldi.

Türkiye, her felaketin ardından “kumar masalarında” yakalanan beceriksiz iktidarlardan miras kalan “Nerede bu devlet” sözünü, Başkan Erdoğan ve arkadaşları sayesinde unuttu.

Tüm bu başarılar ortadayken…

Başta “enkaz üzerinde siyaset yapan CHP ile fonlu medyası ve paralı trolleri 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve 11 ilde ağır yıkımlara sebep olan 7,7 ve 7,6’lık depremleri fırsat bilerek, çok kirli bir kampanyaya soyundu.

Sismik araçlar icat edildikten sonra karada ölçülen en yıkıcı depremi ile “İslam”a bağlayan ve “Coğrafyayı kaldırıp onun yerine din dersi koyarsanız netice bu olur. Biz Atatürk’e sıkı sarılmalıyız” diyerek, algı yürüten malum zihniyet…

Devletin ve milletin topyekûn seferber olduğu, depremle mücadelenin her saniyesinin kaydedildiği ve canlı yayınlandığı süreçte “hükümeti” aciz göstermek için;

“Devlet yok AHBAP Var” şeklinde kirli bir söylemi devreye soktu.

Felaketin üzerinden geçen sadece 3 yılın ardından “devlet” 11 ili yeniden ayağa kaldırarak, aslında hep orada olduğunu dosta düşmana ispatlarken…

Dün “dedeleri” ve “ortakları” halkın imdadına koşmak yerine kumar masasında suçüstü olan zihniyetin “P!NÇ”leri ve “Ahbapları” bu kez depremzedeler için topladıkları bağışlarla kumar oynarken enselendi.

Düşünün…

Ya bu kumarbaz kafa iktidarda olsaydı, o zaman ülkenin hali ne olurdu?

YORUMLAR 28 TÜMÜ
  • halil dayı 9 saat önce Şikayet Et
    İla Cehenneme Zumera
    Cevapla
  • Bekir 18 saat önce Şikayet Et
    Chp çokgüvendikleri haluk levent i merkez bankası başkamı yapacakmış. Haluk rezervleri arttırmak için lasvegas a uçar bi gecede kumarda kaybeder sonra benim yaptığım usulsüzlük der.
    Cevapla
  • abbas 20 saat önce Şikayet Et
    zihniyet değşemez temelleri sağlam atılmamış çürük binadan sağlam rapru istemek kusurdur.. lağım patlıyor gören görüyor ama kokusunu hala çekmeye devam ediyorlar....
    Cevapla
  • S.Ahmet Gundogdu 21 saat önce Şikayet Et
    Eyvallah Zekerriyya kardeşim. Bu millet çabuk unutur. O sebeple tarihin tekerrür etmemesi için geçmişi sık sık hatırlatmakta fayda var. Yoksa Millet bir de onu deneyelim deyip, ülkemizi dönüşü olmayan trhlikeli bir yola sokabilir. CHP'nin kirli geçmişi ile şimdiki halinin arasında hiç fark yok. İçki kumar müskirat vs. her şey aynen devam. Allah muhafaza..
    Cevapla
  • M. Ali 21 saat önce Şikayet Et
    Aradan geçmiş 80-90 sene, chp ve chp kitlesi aynı, değişen bir şey yok...
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle