“Namusum kadar kefilim” demiyor, gereğini yapıyor!
Siirt’te okuduğu şiir sebebiyle 10 ay hapse mahkûm edilen ve hakkında “siyasi yasak” verilen Recep Tayyip Erdoğan, Pınarhisar Cezaevi’nden çıkar çıkmaz “temiz siyaset” için kollarını sıvadı.
Türkiye’yi adım adım dolaşan, il, ilçe ve köylerde vatandaşlarla bir araya gelerek onların sorunlarını dinleyen Erdoğan liderliğindeki bu oluşuma “Erdemliler Hareketi” ismi verildi.
Bu hareket;
Cuntacı paşaların, emekliliklerinin ardından mükâfat olarak büyük holdinglerde, ballı maaşlarla yönetici yapıldığı…
21 bankanın içini boşaltıp halkın alın terine çöken para baronlarının itibar görmeye devam ettiği…
Ekonomik krizin adeta hallaç pamuğuna çevirdiği vatandaşların büyük çoğunluğunun siyasetten nefret ettiği bir süreçte, “Aydınlığa açık, karanlığa kapalıyız” sloganıyla yola çıkarak, “AK Parti” ismini aldı.
O dönem partisinin “tanıtım toplantısı” sırasında alkışlarla çıktığı kürsüde uzun bir konuşma yapan Erdoğan;
“İlkler ve ilkeler partisi olacaklarını ve siyasette hiçbir şeyin artık eskisi gibi olmayacağını” söyledi.
Kimi kiralık kalemler Erdoğan’ın bu sözlerini dalga konusu yaparak,
“Bu hareket çok fazla karbonatlandı, şişirildi”, “AK Parti, Saadet Partisi'yle kent varoşlarında birbirine rakip yan yana iki bakkal dükkânından biri olur” benzetmesi yaptı.
Fakat tarih, Başkan Erdoğan’ı haklı çıkardı..
Bu uzun maratonda, başta özgürlükler olmak üzere ulaşım, enerji, sağlık ve savunma gibi birçok alanda dev reformlara imza atıldı.
Cuntacı paşalara, e-muhtıralara, hain kalkışmalara ve kapatma davalarına rağmen vesayet odaklarına geçit verilmedi.
31 Mart 2024 yerel seçimlerinde, tarihinde ilk kez ikinci sıraya düşse de AK Parti her zaman milletin umudu olmaya devam etti.
AK Parti’yi ve Tayyip Erdoğan’ı salt muhalefetle deviremeyecekleri anlayan karanlık odaklar, zaman zaman ülkenin ekonomisini hedef alacak kirli operasyonları devreye soktular.
CHP ve avanesinin peşine takıldığı 17-25 Aralık FETÖ yargı darbesi girişimi de bunlardan biriydi.
Sadece 15 günde ülke ekonomisine 120 milyar dolarlık darbe vuran bu iftira furyasında, AK Partili bakanlara ve Başkan Erdoğan’ın ailesine yönelik ağır ithamlarda bulunuldu.
29 Aralık 2013’te, Manisa’da toplu açılışlara katılan Başkan Erdoğan,
“AK Parti yolsuzluklarla mücadele ede ede bugüne geldi. Babamın oğlu olsa, evladım olsa, kim olursa olsun biz yolsuzlukla mücadeleden prim vermeyiz” diyerek bu iftiralara meydan okudu.
Buna rağmen muhalif kesim, akçeli iftiralarını sürdürmeye devam etti.
Takvimler 17 Ocak 2014’ü gösterdiğinde, İmam hatip liselerinin 100. kuruluş yıldönümü nedeniyle Burhan Felek Spor Salonu’nda düzenlenen etkinliğe katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bu defa çocuklarına yönelik iftiraları sert bir dille eleştirerek;
“4 çocuğum da elhamdülillah İmam Hatip’te okudular. Bunu çok açık net söylüyorum, benim evlatlarımdan bir tanesi böyle bir yolsuzluğa karışsın bir saniye yanımda tutmam, evlatlıktan reddederim. Bu kadar açık konuşuyorum” dedi.
Bir başka konuşmasında ise;
“Eşimi baya zenginleştirdiler. Ben bile bilmiyordum eşimin bu kadar zengin olduğunu. Benim eşim hastane sahibi olmuş, benim eşim marka pastane sahibi olmuş. Nerenin açılışına katıldıysak sahibi olmuşuz” diyerek, üretilen iftiraları sıraladı.
Yolsuzluğa, hırsızlığa, istismara asla müsamaha göstermeyen…
Adaletin önünde hiç kimsenin imtiyazlı olmadığını, hiç kimseye ayrıcalık tanınamayacağını belirten ve yüce önderimiz Hz. Muhammed’in,
“Kızım Fatıma bile olsa..” hadisi şerifinden ilham alarak, “Evlatlarımdan bir tanesi yolsuzluğa karışsın, evlatlıktan reddederim” yaklaşımını sergileyen Başkan Erdoğan, en ufak şaibede gereğini yaptı.
Ahmet Davutoğlu’na “diplomalı mürit” yetiştirsin diye kurulan Şehir Üniversitesi’ne tahsis edilen arazinin önce bilabedel hibe edilmesine, ardından “ipotek” gösterilerek bir kamu bankasından 370 milyon lira kredi çekilmesine tepki gösteren Başkan Erdoğan…
O dönem “malum zat” dediği Davutoğlu ve beraberindekileri sert şekilde eleştirerek, “Burada adeta Halk Bankası’nın dolandırılması söz konusu” demekten çekinmedi.
Yine…
Sırf kendisi ve eşine ait şirketten, üstelik piyasadan daha uygun fiyata dezenfektan satın aldığı ortaya çıkan dönemin Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ile yardımcısını da apar topar görevden aldı.
Ayrıca şaibe iddiaları yüzünden bazı belediye başkanları ve parti temsilcilerinin de parti ile ilişiğini kesti.
Her türlü şaibeye ve yolsuzluğa karşı sıfır tolerans gösteren ve ismine gölge düşen herkesi kapının önüne koyan AK Parti, şimdi de “fon krizi”ne karşı başarılı bir sınav veriyor.
Krizin ardından 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fon için tasfiye kararı alan, çoğu gözaltında veya hapiste olan vurguncuların ellerine kelepçe takıp mal varlıklarına el koyan hükümet, Başkan Erdoğan’ın “Yanlış yapan kim olursa olsun hesap sorulacaktır” talimatını harfiyen uyguluyor.
Soruşturmaya ismi karışan ve Başkan Erdoğan’ın “kızım” diye hitap ettiği öne sürülen Fatma Betül Sayan Kaya’nın apar topar görevlerinden affını istemesi de…
Başkan Erdoğan’ın yıllar evvel vurguladığı “Evlatlarımdan bir tanesi yolsuzluğa karışsın, evlatlıktan reddederim” kararlılığını tescilliyor.
Oysa!..
Öğrenciler için topladığı bağışları iç eden Tanju Özcan’ın arkasında duran…
Rüşvetsiz iş yapmadığını söyleyen ve uygunsuz yazışmaları ortaya çıkan “azgın boğa” lakaplı Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek için “İçişleri Bakanlığını bile yönetir” diyen…
Otel odasında bornozla basılan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’dan “mavi valizle” para talep ettiği öne sürülen…
Kurduğu suç örgütü ile İBB’nin 160 milyar TL’si ile 25 milyon dolarını yağmalayan ve 1,5 milyarlık villara sadece 15 milyon lira ödeyerek çöken Ekrem İmamoğlu hakkında “Namusum kadar kefilim” açıklaması yapan…
Ve!..
Daha dün, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında 5 milyon dolar rüşvet aldığı gerekçesiyle re’sen soruşturma başlatılırken, paritsindeki pislikleri görmek yerine AK Parti’ye çamur atan Özgür Özel ve ekibi gibi pişkinlik yapabilirlerdi…
-
skymoon 9 saat önce Şikayet EtSPK ve BDDK ya acil operasyon yapılıp eylül ayının sonuna kadar soygunu bekleyenleri de derdest etmezlerse pek anlamı olmayacaktır.Beğen Toplam 3 beğeni
-
mert tok 11 saat önce Şikayet EtBu kadını buralara atayan da suçludur.Beğen Toplam 2 beğeni
-
Haberci 13 saat önce Şikayet EtSaruhanlıya geleceğin tarihi yaz ki karşılayayım .Taze sıkım sızma zeytin yağı istersen onu da getircem.Beğen
-
vatandaş 14 saat önce Şikayet EtEn kısa zamanda bu kadın ve benzerlerinin buradan elde ettikleri fazla paraya acilen el konulmalıdır ki bir daha bunu akıllarından bile geçiremesinler ve haksız elde edilen malların Devlet eliyle ellerinde alınacağını görsünler.Beğen Toplam 9 beğeni
-
Qrdulu 14 saat önce Şikayet EtDevlet yetkililere gereğini yapmalı.bunca soygun yapılırken kimse görmemiş mi yazıkBeğen Toplam 7 beğeni