Zekeriya Yıldız
Zekeriya Yıldız
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Bir futbol efsanesi

GİRİŞ 28.06.2026 GÜNCELLEME 28.06.2026 YAZARLAR

Türkiye Futbol Federasyonu kurulduğunda Cumhuriyet henüz ilan edilmemişti. Şehzadebaşı’nda küçük bir apartman dairesinde kurulan Federasyonun o günkü adı “Futbol Heyet-i Müttehidesi” idi. Kuruluşun hemen ardından Uluslararası Futbol Federasyonuna (FİFA) üyelik başvurusu yapıldı. 21 Mayıs 1923 günü kuruluşun 26. üyesi olarak kabul edildi.

İlk Milli maçını aynı yılın 26 Ekim’inde Romanya ile yaptı. Taksim Stadında oynanan maç 2-2 berabere sonuçlandı. Türkiye’nin gollerini Fenerbahçe Kulübü futbolcularından Zeki Rıza attı.

Milli Takım, bu maçtan birkaç ay sonra ilk galibiyetini aldı. 17 Haziran 1924 tarihinde Helsinki Stadında oynanan maçta, Finlandiya’yı 4-0 yendi. Gollerin tamamının sahibi yine aynı futbolcuydu.

Bu tarihi başarı, dönemin en çok konuşulan konusu oldu. Özellikle de Zeki Rıza... Gazeteler, günlerce ondan bahsettiler. Uzun savaş yıllarının yorgunluğu ve rejim değişikliğinin yoğun gündemi arasında bugünkü kadar yaygın olmasa da futbol özellikle gençler arasında sevilen bir spordu. Zeki Rıza bir anda gençlerin en sevdiği isim haline geldi.

Mızıka-i Hümayun Kolağası Ali Rıza Beyin oğluydu. 1898 yılında Kadıköy’de doğmuş, futbola ilgisi Kurbağalıdere civarındaki çayırlarda top koşturan İngiliz Levantenler sayesinde olmuştu.

Aslında baytardı. Bursa Askeri İdadisini bitirmiş, 1911 yılında askeri baytar olarak İstanbul’a dönmüş, ertesi yıl Fenerbahçe Kulübünün altyapısına katılmıştı. Dört yıllık kulübün başkanı Ziya Songülen, fahri başkanı Sultan V. Murat’ın torunu Şehzade Osman Fuat Efendiydi.

1912 yılındaki Babıali Baskınından sonra iktidara iyice yerleşen İttihatçılar siyasetle birlikte futbolu da kontrol etmeye başlamışlardı. Onların takımı Altınordu’ydu. Kulübün başkanlığını yapan Talat Paşa, 1913-1914 sezonunu Fenerbahçe’nin şampiyon olarak bitirmesinden rahatsız olmuş, yeni sezona girerken takımın en önemli yedi oyuncusunu askerlikten muaf edilme garantisiyle kulübüne transfer etmişti.

Bu durum, yöneticileri derinden sarssa da genç oyuncuların önünü açmıştı. As oyuncularından mahrum kalan Fenerbahçe, altyapısına yönelmek zorunda kalmış, Zeki Rıza gibi genç takımın parlayan yıldızlarını A takımına almıştı.

Mecburen gençleşen yeni kadro, ilk sınavı için Üsküdar Anadoluspor karşısına çıktığında küçümsenmiş, “çelik-çomak oynamaya mı geldiniz?” sözleriyle alay konusu edilmiş, ne var ki maçı 7-0 almıştı. Gollerin dördü Zeki Rıza’ya aitti.

Genç futbolcunun yıldızı İstanbul’un işgal yıllarında iyiden iyiye parlamıştı. 1918’den 1923 yılına kadar İngiliz ve Fransız takımlarıyla elli maç yapan Fenerbahçe bu maçların 41’inden galibiyetle ayrılmış, Zeki Rıza, galibiyetlerin en büyük hissedarı olarak düşman takımların kalelerini gol yağmuruna tutmuştu. Gittiği yerlerde milli kahraman gibi karşılanıyor, kartpostalları basılıyordu.

1916 yılında başlayan Birinci Lig futbol kariyeri 18 yıl sürdü. 352 maça çıktı. Bu maçlarda toplam 470 gol attı. Maç başına 1.34’lük gol ortalamasıyla Türk futbolunun en çok gol atan oyuncularından biri oldu. Aynı zamanda milli takımın ilk golünü atarak tarihe geçti. Milli formayla 16 maça çıkıp 15 golün sahibi oldu. Bu maçlardan 10’unda kaptanlık yaptı.

1 Haziran 1934 günü Avusturya’nın Wien takımına karşı oynanan maçla sahalara veda etti. Bu veda anısına futbolumuzun ilk resmi jübilesi onun için yapıldı.

Aynı yıl çıkarılan soyadı kanunuyla “Sporel” soyadını aldı. Bir süre ticaretle ve spor organizasyonlarıyla uğraştı.

..............................

İkinci Dünya Savaşı sonrası, dünyada yeni dengelerin kurulduğu bir dönemdi. Bu dönemden Türkiye de nasibini almış, siyasette değişim rüzgârları esmeye başlamıştı.

Türk futbol tarihinin gelmiş geçmiş en büyük yıldızının siyasete girişi bu yıllarda oldu. Celal Bayar onu Adnan Menderes’le tanıştırıp Demokrat Parti’den milletvekilliği teklif etti.

“Açık oy-gizli tasnif” ilkesinin uygulandığı 1946 seçimleri, hileli bir seçimdi. Buna rağmen 267.253 oy alarak birçok ünlü ismi geride bıraktı. Fevzi Çakmak, Kazım Karabekir, Celal Bayar, Fuat Köprülü, Adnan Adıvar ve Faruk Nafiz Çamlıbel ile birlikte İstanbul’dan milletvekili seçildi.

Ne var ki, biri emekli bir yüzbaşı üç kişi, milletvekili seçilmesine itiraz ettiler. Yazdıkları şikâyet dilekçelerinde; muvazzaf baytar subayı olduğu halde askerlikten kaçtığını, dönem arkadaşları cephelerde savaşırken İstanbul’da keyif sürdüğünü, milli kuvvetleri arkadan vurmak için oluşturulan Kuvayı İnzibatiye’de görev aldığını söylediler.

O yıllarda henüz Yüksek Seçim Kurulu yoktu. Şikâyetler, Meclis çatısı altında oluşturulan “Seçim Tutanaklarını İnceleme Komisyonu” adında bir kurul tarafından değerlendirilmekteydi. Çoğunluğunu CHP’li vekillerin oluşturduğu kurul, altı aylık bir incelemenin ardından iddiaları haklı buldu. Nihai kararın verilip milletvekilliğinin düşürülmesi için dosyayı Meclis’e sundu.

Meclis’te sert tartışmalar oldu.

Zeki Rıza, yaptığı savunmada ithamların haksız ve acımasız olduğunu, kız kardeşi hasta olduğu için Anadolu’ya geçemediğini, buna karşın İstanbul’dan cephelere asker ve silah kaçıran Mim Mim Teşkilatı bünyesinde görev yaptığını, aranan vatanseverleri evinde saklayarak milli davaya hizmet ettiğini söyledi. DP milletvekili Refik Koraltan, o yıllarda MM Teşkilatı Başkanı olan Miralay Esat Beyin Kazım Karabekir Paşaya yazdığı Zeki Rıza’nın anlatımını doğrulayan telgrafını okudu. Gazeteler işgal günlerinde kaydettiği başarıların millete umut verdiğini yazdılar.

Olmadı. Fırkacılık bir kez daha galip geldi. Meclis, altı saat süren görüşmelerin ardından oy çokluğuyla milletvekilliğinin düşürülmesine karar verdi. Zeki Rıza, büyük bir üzüntüyle Ankara’yı terk etti.

Onun peşinden kürsüye çıkan eski İstiklal Mahkemesi üyelerinden CHP Bursa milletvekili Muhittin Baha Pars şöyle dedi:

“Zeki Rıza Sporel, sporda memlekete hizmet etmiş midir? Güzel. Mükâfatını görmüş müdür? Ziyadesiyle. Arkadaşları olan baytarların birçoğu bugün mezarda, bir kısmı sefalet içinde dolaşırken kendisi bu sayede zengin olmuştur. Spor sahasındaki muvaffakiyet insana Türkiye Millet Meclisinde mevki vermez. Burası futbol sahası değil, milletin meclisidir.”

Aradan dört yıl geçti.

Zeki Rıza, 1950 seçimlerinde bir kez daha DP listesinden aday gösterildi. Asker kaçağı suçlamasıyla atıldığı Meclis’e Rize milletvekili olarak geri döndü. 1954 seçimlerinde yine DP listesinden İstanbul Milletvekili seçildi. 1955 yılında siyaseti bıraktı. 18 yıl süreyle formasını giydiği Fenerbahçe Spor Kulübüne başkan oldu. Üç yıl sonra yerini DP milletvekili Medeni Berk’e bırakıp köşesine çekildi. 

Türk futbolunun efsane ismi, Milli Takımın ilk golcüsü, seçimli ilk Meclisin ilk kurbanıydı. Sporla birlikte demokrasinin de iniş-çıkışlarına şahitlik etti. Siyaset arkadaşlarının 1960 darbesiyle iktidardan düşürülüp Yassıada’ya tıkıldıklarını, kendisini siyasetle tanıştıran Adnan Menderes’in idam edildiğini gördü.

1969 yılında geçirdiği bir kalp krizi sonrası hayatını kaybettiğinde Türk futbol tarihinin yarım yüzyılı sona ermişti.

Zekeriya Yıldız / Haber7

YORUMLAR 2
  • Vatandaş. 10 saat önce Şikayet Et
    Allah CC rahmet eylesin.
    Cevapla
  • 1907’li 11 saat önce Şikayet Et
    Mazinde bir tarih yatar Yaşa Fenerbahçe
    Cevapla