Davutoğlu: 3 ülkenin Suriye hesabı farklı

Suriye meselesinin kısa dönemde çözüme kavuşturulacağını ya da kolay bir mesele olduğuna ilişkin iddiada bulunmadığını söyleyen Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Rusya, Çin ve İran'ın Esed'e bakışına dikkat çekti.

ABONE OL
GİRİŞ 19.01.2013 11:08 GÜNCELLEME 19.01.2013 11:08 Dış Politika
Davutoğlu: 3 ülkenin Suriye hesabı farklı

 Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, uluslararası toplumun üyeleri arasında Suriye'de halkın iradesi yönünde bir değişimin kaçınılmazlığı konusunda mutabakat bulunduğunu belirterek, ''Şunu söylemek mümkün, bu artık bir süre meselesidir'' dedi.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, AA Editör Masası'na konuk olarak, AA'nın yurt dışı temsilcileri ve birim editörlerinin Türkiye, bölge ve dünya gündemine ilişkin sorularını yanıtladı.

Suriye'deki gelişmeleri değerlendiren Davutoğlu, Türkiye'nin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in son ziyareti sırasında Suriye konusunda bazı yaratıcı formüller üretmeye çalıştığını, bu yönde uluslararası toplumla da temaslarını sürdürdüğünü söyledi.

Davutoğlu, ''(Suriye ve onu destekleyen ülkelerin) diğer tarafın söylediği, rejimin de özellikle Beşşar Esed'in de bizzat geçiş sürecinde bulunması, yani iki tarafın da eşit görüldüğü bir tablo'' dedi.

Esed'in son konuşmasında söylediklerinin aylar önceki açıklamalarıyla aynı olduğunu belirten Davutoğlu, konuşmayı bir tek İran'ın olumlu yönde yorumladığını, diğer ülkeler için bir hayal kırıklığı olduğunu ifade etti.

Davutoğlu, şöyle devam etti:

''Rusya, Çin ve İran'ın, Esed'in iktidarı bırakması yönündeki yöntem hususunda farklı düşünceleri var. Bunlar sürekli tartışılıyor. Sayın Putin'in ziyaretinde de bu konular çok samimi bir şekilde ele alındı ve bazı yaratıcı formüller üzerinde tartıştık. Bunlar tartışılmaya devam edecek.

Ama nihai kertede, Suriye'nin kaderini belirleyecek olanlar, bu tartışmaları sürdürenler değil, Suriye halkının kendisidir.''

-''Artık süre meselesi''

Suriye'deki durumun ne zaman son bulacağına dair bir tahmininin olup olmadığının sorulması üzerine Davutoğlu, ''Biz tahminlerden hep kaçındık. Ancak şunu söylemek mümkün, bu artık bir süre meselesidir'' dedi.

Davutoğlu, uluslararası toplum içinde Suriye halkının istekleri ve iradesi yönünde bir değişimin kaçınılmazlığı konusunda mutabakat bulunduğunu ifade ederek, ''Ne zaman olacağı, bir zaman sorunudur sadece. Ben halkın direncinin kırılacağı kanaatini hiçbir zaman taşımadım. Bir halk eğer bu kadar büyük bir bedel ödemişse, mutlaka neticesini alır. Suriye halkı olağanüstü bir bedel ödemiştir, ne kadar güçlü bir halk olduğunu ortaya koymuştur'' diye konuştu.

-''BMGK'nın görevi uluslararası barışı korumak''

Suriye konusunda Birleşmiş Milletler (BM) ve İslam İşbirliği Teşkilatı'na (İİT) yöneltilen eleştirilerin sorulması üzerine Davutoğlu, Türkiye'nin, İİT'nin çok daha aktif olmasını istediğini, teşkilatın güçlendirilmesinden yana bir tutum sergilediğini belirtti.

''Teşkilatın yeterli etkiye sahip olduğunu ve çabuk refleks verebildiğini iddia etmek mümkün değil, biz de bundan memnun değiliz'' diyen Davutoğlu, öte yandan, Suriye konusunda farklı düşüncelere sahip üyeleri bulunmasına rağmen teşkilatın Suriye'nin üyeliğini askıya aldığını hatırlattı.

Davutoğlu, ''BM Güvenlik Konseyi'nin görevi uluslararası barışı korumaktır. İİT'nin böyle bir görevi ve aktif olarak işletebileceği mekanizmaları yok. Ama BM'nin kuruluş gayesi budur. Güvenlik Konseyi, eğer Suriye gibi bir konuda tavır birliği sağlayamayacaksa ne zaman sağlayacak?'' diye konuştu.

Davutoğlu, ''İİT'nin daha aktif olmasını isteyebiliriz, ama bu BM'ye yönelik eleştirilerimizi geçersiz kılmaz'' dedi.

-ABD ile temaslar

Ahmet Davutoğlu, ABD'nin Suriye'deki gelişmeler konusunda gerekli tepkiyi gösterip göstermediğine ilişkin soruyu da yanıtladı.

Davutoğlu, ''Sadece ABD'nin değil, uluslararası toplumun bütününün Suriye konusunda duyarsız kaldığını ve neredeyse Suriye'deki insani sorunun başta Türkiye olmak üzere komşu ülkelerin üzerine kalmış olduğunu söyleyebileceğimizi düşünüyorum'' diye konuştu.

Başka konularda daha önce aktif tutum alan ülkelerin Suriye konusunda aynı tutumu alamadığını, ABD'nin seçim dönemi içinde olmasının da etkisi olabileceğini belirten Davutoğlu, ''Uluslararası sorunlar, ülkelerin seçim takvimlerine ayarlı bir şekilde bekletilemez'' dedi.

ABD'deki yeni görevlendirmelerle, Ortadoğu ve Suriye'deki gelişmelere ilişkin daha etkin bir pozisyon alınmasını beklediğini ifade eden Davutoğlu, şunları kaydetti:

''ABD ile temaslar sürüyor, önümüzdeki aylarda gerek Sayın Kerry ile bizim temaslarımız olacak, gerekse Sayın Başbakanımızın Washington'ı ziyareti gündeme gelecek.

Muhtemelen Sayın Kerry ile benim görüşmemiz ya Washington ya Türkiye'de Şubat ayında gerçekleşir. Sayın Başbakanımızın ziyareti de çok geç olmayacak.''

-''Suriye bizim için imtihan''

Suriye konusunda kendisine yöneltilen eleştirileri de değerlendiren Davutoğlu, ''Suriye konusu bizim için bir imtihandı. Sadece hükümetimiz, dışişleri bakanı olarak benim için değil, bütün toplum için bir imtihandı, hala bu imtihanın, sürecin içindeyiz'' dedi.

''Suriye'deki durumun bu kadar uzun sürmesini bekliyor muydunuz?'' sorusunu yanıtlayan Davutoğlu, ''Evet, kesinlikle. Biz hiçbir zaman, ne Sayın Başbakanımız ne ben ne de bir yetkilimiz, Suriye meselesinin kısa dönemde çözüme kavuşturulacağını ya da kolay bir mesele olduğunu iddia etmedik'' şeklinde konuştu.

Tunus, Mısır ve Libya'da yaşanan gelişmelerde Türkiye'nin sergilediği tavrı anlatan Davutoğlu, Suriye'yi bütün bunlardan daha zor bir sorun olarak gördüklerini, ülkenin etnik, mezhebi, dini komposizyonu ve coğrafi konumu doğrultusunda buradaki sürecin çok daha zorlu olacağını önceden tahmin ettiklerini kaydetti.

Davutoğlu, ''Şunu da biliyorduk, bazı doğumlar diğerlerine göre daha sancılı olur, ama doğum kaçınılmazdır'' ifadesini kullandı.

-''İnsanlık minnetle anacak''

''Kış Geldi. Suriye İçin Bir Ekmek, Bir Battaniye'' kampanyasına da değinen Davutoğlu, söz konusu inisiyatifi geliştiren sivil toplum kuruluşlarına teşekkür etti ve son yıllarda Türkiye'de sivil toplumun büyük kapasite kazandığını, her sorunlu bölgeye süratle ulaşabildiğini söyledi.

Davutoğlu, ''İnşallah Suriye'de durum normalleştiğinde ve yıllar sonra bu kriz dönemi hatırlandığında, eminim bütün insanlık Türkiye'nin özellikle insani yardım konusunda yaptıklarını minnetle anacak'' dedi.

Türkiye'deki kamplarda şu anda 157 bin Suriyelinin bulunduğunu, on binlerce Suriyelinin de çeşitli şehirlerde kendi maddi imkanlarıyla yaşadığını anlatan Davutoğlu, Suriyelileri kendi evlerinde gibi ağırladıklarını ifade etti.

-''Türkiye'ye bir asır teşekkür etsek az''

Bir anısını da paylaşan Davutoğlu, ''Bir Suriyeli muhalefet lideri, Marakeş'teki Suriye'nin Dostları Grubu toplantısında, 'Türkiye'ye yaptıkları dolayısıyla bir asır teşekkür etsek az olur' dedi. Biz de şunu söyledik: 'Hiçbir teşekkür beklemiyoruz. Ortada alacaklı bir durum yok. Bu bizim için tarihte karşılığı ödenmiş bir görevdir.''

Son kampanyayla toplanan yardımların, Suriye'nin iç bölgelerine gönderileceğini, orada yaşayanların mülteci kamplarından çok daha ağır durumda bulunduğunu belirten Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Buradan bir kez daha bu kampanyayı başlatanlara teşekkür ediyorum. Bu kampanyaya destek vermesi dolayısıyla da vefakar milletimize ve bütün kurumlarımıza tekrar çağrıda bulunuyorum. İnşallah Suriyeli kardeşlerimizin derdine deva olacak şekilde bu yardımlar Suriye içine ulaşır.''

 

KAYNAK : AA