ABD'yi endişelendiren uzay atağı! Türkiye'nin Somali'deki faaliyetlerine örtülü tepki
Türkiye'nin Somali'deki havacılık faaliyetlerine endişeyle yaklaşan ABD bölgede yeni bir çekişmeyi körükleyebilir. Türkiye'nin Somali'deki savunma faaliyetlerine Avrupa ülkelerinin karşı çıkması gerektiği de ifade edildi.
ABONE OL
-
Haber7-ÖZEL
Türkiye’nin öncü savunma sanayi şirketlerinden olan Roketsan’ın Somali’nin Hint Okyanusu kıyısında inşa edilen yeni uzay limanını uzun menzilli balistik füzeleri test etmek için kullanılacak.
Türkiye’nin Somali’de kurmuş olduğu tesis, Arap Yarımadası, Hürmüz Boğazı, Aden Körfez, Kızıldeniz nakliye yolları, Hint Okyanusu kıyı şeridi ve Hindistan’ın batı kıyı şeridini kapsarken Türkiye ve Somali arasında teknolojik bir ortaklık olarak nitelendirildi.
Türkiye’nin 2017 yılında Mogadişu’da en büyük denizaşırı üssü olan TURKSOM Askeri Eğitim Üssü’nü açmasıyla Somali ordusunda eğitim, teçhizat ve lojistik destek sağladı.
Şubat 2025'te iki ülke, Türk deniz kuvvetlerine Somali sularında devriye gezme ve açık deniz kaynaklarını koruma konusunda on yıllık bir yetki veren bir çerçeve anlaşması imzaladı.

TÜRKİYE SOMALİ'DE BÜYÜK BİR İVME YAKALADI
Ankara, 2024 ve 2025 yılları arasında yapılan sismik araştırmaların ardından Somali sularına ilk sondaj gemisini gönderdi ve Türk enerji yetkilileri, her biri yaklaşık 1.930 mil karelik üç açık deniz bloğu konusunda iyimser olduklarını ifade etti.
Türkiye, Somali’de uzay üssü inşa etmesinin asıl nedeni olarak ekvatora yakın konumda Dünya ile ek bir dönme ivmesi kazandırdığı, yakıt maliyetinin düşürüldüğü ve yük kapasitesini arttırması nedeniyle bölgede uzay ve havacılık konusunda faaliyetlerini arttırdı.

"SOMALİLER TÜRKİYE'NİN EYLEMLERİNİ YAKINDAN İNCELESİN"
Middle East Forum’da yapılan analizde, Somaliler’in Türkiye’nin eylemlerini yakından incelenmesi gerektiğini belirtirken, Mogadişu, tıpkı daha önceki deniz anlaşması ve petrol imtiyazları gibi, uzay limanı anlaşmasını da gönüllü olarak ve baskı altında olmadan imzaladığı vurgulandı.

"TÜRK VARLIĞI SOMALİ'DE KALICI HALE GELİYOR"
Türkiye’nin askeri gücü ve gemilerinin Somali sularında devriye gezdiğini, Şubat 2026 yılı itibariyle bölgeye F-16 konuşlandırılmasıyla Türk askerinin El-Şebab’a karşı kara muharebesine katılmasıyla ülkede yeni bir boyu kazandığı belirtilerek, “Türk kuvvetleri Somali topraklarında savaşmaya başladığında, ilk operasyonel aşamasının 12 ay içinde tamamlanması beklenen bir uzay limanı da dahil olmak üzere Türk altyapısının korunması kendi kendini güçlendiren bir hal alır. Varlık kalıcı hale gelir” denildi.

ABD, SOMALİ'DEKİ TÜRK VARLIĞINDAN RAHATSIZ
Türkiye’nin Somali’deki faaliyetlerinin ABD tarafından geç de olsa fark edildiği, Türkiye ve ABD’nin bölgede çekişmeye başlayabileceğini belirten analizde, Washington, gecikmeli de olsa, bunun sonuçlarını fark etmeye başladı.
ABD yetkilileri, Türkiye'nin uzay limanı planlarından ve Somali sularındaki kaynak çıkarımından duydukları hoşnutsuzluğu dile getirdiler ve Mogadişu'ya, savunma bakanını görevden almadığı takdirde El-Şebab'a karşı güvenlik işbirliğini yeniden değerlendireceklerini açıkça belirttiler.
Somali Savunma Bakanı Ahmed Moali Fiqi'nin Türkiye ile ilişkilerinin en iyi seviyede olduğunu belirterek, büyük projeler hayata geçirmek istediklerini de söylemişti.
Somali Savunma Bakanının görevinden alındığı yabancı bir hükümetin kabine atamasına ilişkin “Ankara ve Washington arasında bir ihale savaşıyla çözülmesi, Somali'nin egemenliğinin hamileri arasında ne kadar kapsamlı bir şekilde bölündüğünü göstermektedir” denildi.

TÜRKİYE GELİŞİYOR BATI İZLİYOR
Türkiye’nin Somali’de köklü bir geçmişe sahip olduğu, Amerika Birleşik Devletleri'nin Somali'de Türkiye'ninkiyle kıyaslanabilecek bir varlığı kadar derin bir ikili güvenlik mimarisi olmadığı belirtilirken, Körfez Arap devletleri, başta Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere Afrika Boynuzu'ndaki yatırımlarını Mogadişu yerine Somaliland ve Puntland'a yoğunlaştırdı.
Türkiye’nin Hint Okyanusu kıyısında, Afrika ve Orta Doğu'nun büyük bir bölümünü menziline alan, daimi bir askeri üsle güvence altına alındığı, “On yıllık bir deniz gücü yetkisiyle korunan ve kısmen ev sahibi devletin deniz tabanından kaynak çıkarımıyla finanse edilen bir füze test tesisi inşa ediliyor” denilerek, Avrupa’nın tepki göstermediği vurgulandı.