İran’dan uzun savaş hazırlığı: Düşmana karşı güçlü taarruz!

Foreign Policy dergisi, İran'ın yeni lideri Mücteba Hamaney'in askeri atamalarla ABD ve İsrail'e karşı 'uzun bir savaşa' hazırlandığını yazdı. Tahran yönetimi, diplomasiden kopmadan 'maksimum caydırıcılık' stratejisine geçiyor.

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 14.08.2026 17:29 GÜNCELLEME 14.08.2026 17:55 DÜNYA
İran’dan uzun savaş hazırlığı: Düşmana karşı güçlü taarruz!
İran’dan uzun savaş hazırlığı: Düşmana karşı güçlü taarruz!

ABD'nin önde gelen dış politika yayınlarından Foreign Policy dergisinde Sina Toossi imzasıyla yayımlanan analize göre, İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney, ülkenin askeri ve ulusal güvenlik kurumlarını baştan aşağı yeniden şekillendiriyor. Dergide yer alan habere göre, Haziran 2025'ten bu yana yaşanan savaşlarda ağır kayıplar veren İran askeri liderliği, ABD ve İsrail ile yaşanacak uzun soluklu bir çatışmaya hazırlanmak için komuta kademesini yeniledi.

Yeni komuta yapısı, Tahran'ın çatışmanın bir sonraki aşamasını nasıl yöneteceğine dair geniş çaplı bir değişime işaret ediyor. Bu stratejinin en net göstergesi ise, İran'ın askeri, diplomatik ve ekonomik politikalarını koordine eden Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi'nin başına Muhsin Rızai'nin getirilmesi oldu. Rızai'nin sadece eski bir Devrim Muhafızları komutanı değil, aynı zamanda stratejik bir akıl olduğuna dikkat çeken analiz, durumu şu sözlerle özetledi:

"Rızai'nin geçmişi, İran'ın bedeli ağır bir savaşı hangi şartlarda bitireceğini tarttığı bu dönemde onun yükselişini daha da dikkat çekici kılıyor. Rızai'nin müzakerelere karşı çıkacağı sonucuna varmak fazla basit kaçar; ancak sicili, İran'ın yeterli askeri gücü inşa etmeden bir çatışmayı sonlandırmaması gerektiğine dair köklü bir inancı yansıtıyor."

DÜŞMANA KARŞI GÜÇLÜ TAARRUZ

Hamaney'in diğer atamaları da bu sertleşen savaş doktrinini destekler nitelikte. Silahlı Kuvvetler Genelkurmay Başkanlığı'na getirilen Ali Abdullahi'ye, savaş dönemi komutasını daha da merkezileştirecek adımlar atması talimatı verildi. Muhammed Pakpur'un suikasta kurban gitmesinin ardından Devrim Muhafızları Komutanlığı'na resmen atanan ve tümgeneralliğe terfi ettirilen Ahmed Vahidi'nin aldığı talimat ise İran'ın yeni rotasını gözler önüne serdi. Foreign Policy, Hamaney'in Vahidi'ye verdiği emri şu ifadelerle aktardı:

"Hamaney, Vahidi'ye 'maksimum caydırıcılık' peşinde koşarken aynı zamanda 'düşmana karşı güçlü taarruz operasyonları' için hazır olmasını emretti. İranlı yorumcular, bu ifadeyi Devrim Muhafızları komutanının görev tanımının alışılmadık derecede açık bir ilanı olarak değerlendiriyor."

Savaş pozisyonunun sadece cepheyle sınırlı kalmadığı, Hürmüz Boğazı ve iç güvenlik adımlarıyla da kendini gösterdiği belirtildi. Öldürülen Ali Rıza Tangsiri'nin yerine Devrim Muhafızları Donanması'nın başına geçen Ali Azmai, Hürmüz Boğazı'nın kontrolünün Washington'a karşı en büyük koz olduğu bir dönemde dümene geçti. İçeride ise muhaliflere yönelik sert müdahaleleriyle tanınan Hüseyin Taib, Besic teşkilatının başına getirilerek halk istihbarat ağını güçlendirmekle görevlendirildi.

HÜRMÜZ BOĞAZI KAPALI KALACAK

Tahran'ın 2018'den bu yana yürüttüğü "stratejik sabır" politikasının Washington ve İsrail'de "İran zayıf" algısı yarattığını düşünen yeni yönetim, artık düşmanlarına ağır bedeller ödetmeyi hedefliyor. Bu sert duruşun diplomasi kapılarını tamamen kapatmadığı, ancak İran'ın masaya çok daha ağır şartlarla oturacağı vurgulandı. Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Rızai'nin Çin büyükelçisiyle yaptığı ilk görüşmedeki tavrı, bu yeni dönemin manifestosu niteliğindeydi. Dergi, Rızai'nin restini şu doğrudan alıntıyla okuyucularına duyurdu:

"Rızai, Washington savaşı bitirene, İran'ın bloke edilen fonlarını serbest bırakana ve arabulucular vasıtasıyla iletilen diğer şartları yerine getirene kadar Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalacağını söyledi. Dikkat çekici bir şekilde, sadece Lübnan'da değil, Gazze'deki savaşların da sona ermesini talep etti."

Hamaney'in bu kritik atamaları, İran'ın müzakerelere hazır bir devlet inşa ederken, aynı zamanda uzun süreli bir çatışmaya dayanma ve müzakerelerin çökmesi halinde düşmana ağır bedeller ödetme kapasitesini kurumsallaştırdığını gösteriyor. Nihai hedefin, ABD ve müttefiklerine, İran ile kalıcı bir anlaşmaya varmanın, savaşa devam etmekten çok daha az maliyetli olacağını kabul ettirmek olduğu ifade ediliyor.

KAYNAK : Haber7
Fatih Yoncalık Haber7.com - Dış Haberler Editörü
Haber 7 - Fatih Yoncalık

Editör Hakkında

İstanbul Üniversitesi Fars Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olan Fatih Yoncalık, yüksek lisansını İstanbul Medeniyet Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde yaptı. Trakya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde doktora programına devam eden Fatih Yoncalık, öğrenim hayatı boyunca muhtelif gazete ve dergilerde bilhassa dünya gündemi ve Orta Doğu üzerine çeşitli yayınlar yaptı. Meslek hayatına AKŞAM Gazetesi’nde başlayan Yoncalık, Eylül 2024’ten bu yana Haber7.com’da “Dış Haberler Editörü” olarak görev yapmaktadır.
YORUMLAR 6 TÜMÜ
  • Abdullah Aksoy 1 ay önce Şikayet Et
    Seni seviyorum direniş cephesi ümmetin yüz akı
    Cevapla
  • Gültepeli Bjk 1 ay önce Şikayet Et
    Hamaney iran Hürmüz kalesini savunun kimse girip çıkamasın avvrupaa doonarr bataarrr
    Cevapla
  • Kığılı 1 ay önce Şikayet Et
    Allah yardımcınız İran
    Cevapla
  • Erdal 1 ay önce Şikayet Et
    Şimde birde İran birliğe girerse kimse kimse komşular onu vuramaz
    Cevapla
  • Haso 1 ay önce Şikayet Et
    İranın sağı solu belli değil halbuki iranın acil olarak bizi birliğe alın diye yalvarması lazım ben bu ülkeden hiç bi şey anlamadım
    Cevapla
  • Misafir 1 ay önce Şikayet Et
    8 senelik Irak savaşında da ABD sözde Saddam 'ın yanında idi ,sonra Irangate skandalları, İran işbirliği ve Irak'ın işgali ve körfeze kalıcı yerleşme...Benzer senaryo gündemde, Coniler kalıcı olsun,Siyonistkerin ihtiyacı var.....Mekke ittifakı tehlikeli birileri için....
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle