28 Şubatçılardan sicil operasyonu: Zulmü kılıfına uydurmuşlar! Mağduriyetin ispatına engel
28 Şubat sürecinde dindar kamu görevlilerinin tasfiyesindeki şeytani yöntem deşifre oldu. Vesayetçilerin, inançlı insanları sicil yetersizliği ve devamsızlık yalanlarıyla kamudan uzaklaştırarak hak arama yollarını tıkadığı ortaya çıktı.
ABONE OL
- 28 Şubat sürecinde kamu kurumlarında çalışan dindar personelin hayat biçimine yönelik topyekün temizlik operasyonu yürütüldü.
- Doğrudan itikat üzerinden işlem yapmak yerine hukuki boşluklardan faydalanan mekanizma, kişileri uydurma disiplin suçlarıyla ihraç etti.
- Bu yöntemle mağdurların yıllar sonra hak arama mücadelesinde karşılarına aşılması güç duvar çıkardı.
-
Haber7 - ÖZEL
Milletin milli ve manevi değerlerinin doğrudan hedef alındığı 28 Şubat sürecinin 29. yıldönümüne doğru HABER7, bin yıl sürmesi hayal edilen karanlık dönemin çirkin uygulamalarını açığa çıkarmaya devam ediyor.
Hukuk devletinin kalbi olan yargıyı teslim alıp adaleti tasfiye ve cezalandırma aparatına dönüştüren, üniversiteleri ideolojik kampa çevirerek akademik soykırım gerçekleştiren 28 Şubat cuntacılarının; darbenin en karanlık yüzü olan bürokratik kıyımı, resmi kayıtlara yapılan tahrifatla gizlediği belirlendi. Okula alınmayan öğrenciyi devamsız, namaz kılan memuru disiplinsiz gösteren darbeciler, zulmü belgelemeyi imkansız hale getirmeye çalıştı.
CHP’nin özlediği adalet: Hakim savcılardan vesayete noterlik! 28 Şubat'ın yargı kaosu
Bu da CHP’nin özlediği üniversite... 28 Şubat'ın akademik soykırımı: Bilimi askıya alın!
MİNAREYİ ÇALDILAR KILIFI HAZIRLADILAR
Post-modern darbe sürecinin en sinsi ve kamuoyuna en az yansıyan yönlerinden birini, dindar kamu görevlilerinin tasfiyesinde kullanılan sözde hukuki kılıf yöntemi oluşturuyor. Milli iradeyi hedef alan 28 Şubatçılar, bürokrasideki kıyımı gerçekleştirirken “minareyi çalıp kılıfını hazırlama” yöntemini izledi. Vesayetçi zihniyetin, hedef aldığı kişileri doğrudan inançları nedeniyle değil, “disiplinsizlik”, “verim düşüklüğü” veya uydurma raporlarla sistem dışına ittiği belirlendi.
Yapılan incelemeler, yaşanan zulmün hukuken ispat edilmesinin kasıtlı olarak engellendiğini gözler önüne serdi.
Okula alınmayan öğrencilerin “devamsızlıktan” okulla ilişkilerinin kesildiği, inancından dolayı tasfiye edilmek istenen kamu görevlilerinin ise düzmece raporlarla ve disiplinsizlik iddiasıyla görevden alındığı belirlendi.
İnancı nedeniyle işinden atılan bir öğretmenin siciline kılık-kıyafet yönetmeliğine aykırılık yerine “verim düşüklüğü” yazılmasının, darbecilerin bilinçşi stratejisi olduğu bildirildi.

HAK ARAMAYI ZORLAŞTIRDILAR
Mağdurların yıllar sonra haklarını ararken karşılaştıkları en büyük duvar, 28 Şubatçıların o dönem ele geçirdiği devletin bu kılıfına uydurma stratejisi oldu. Kayıt tahrifatı olarak nitelendirilen uygulamanın, mağdurların tam anlamıyla iade-i itibar alamamalarının temel sebebi oldu. Cuntacıların, darbenin uygulamalarını hukuken ispat edilemez hale getirmeyi amaçlayan taktiği, 28 Şubat mağdurlarının yıllar sonra hak arama mücadelesinde karşılarına aşılması güç duvarlar çıkardığı kaydedildi.
Memur Sen’in 28 Şubat raporunda mağduriyetler şöyle listelendi:
-
Yükseköğrenimleri sırasında disiplin, devamsızlık ve benzeri gerekçelerle öğrencilikleri sona erdirilip bu sebeple tazminat ödemek zorunda bırakılanlar,
-
Düzmece sağlık raporlarıyla malûl gösterilip emekliliğe sevk edilen askeri personel,
-
Haklarında iddia/fişlemeler sebebiyle sürekli disiplin cezalarına maruz bırakılıp bu disiplin cezaları nedeniyle meslekî ve kadro/derece ilerlemeleri engellenenler, emsallerine göre geri bırakılanlar...

___________
RAKAMLARLA 28 ŞUBAT
28 Şubat sürecinde ordudan eğitime, yargıdan bürokrasiye kadar binlerce kamu görevlisinin ihraç edildiği, on binlercesinin soruşturma ve fişlemeye maruz bırakıldığı sistematik cadı avı uygulandı. İşte o veriler:
- 28 Şubat sürecinde Yüksek Askeri Şura kararlarıyla 1.635 asker ordudan ihraç edildi.
- Yaklaşık 11 bin öğretmen istifa ettirildi. 3 bin 527 öğretmenin görevine son verildi. 33 bin 271 öğretmen soruşturma geçirdi.
- 28 Şubat sürecinde kılık-kıyafet yasağı nedeniyle 139 yükseköğretim kurumu personeli kamu görevinden çıkarıldı.
- İstihbarat kurumları 949 öğretmen, 418 öğretim görevlisi ve 4 bin 625 Milli Eğitim Bakanlığı personelini 'irticacı' diye fişledi.
- İrtica gerekçesiyle 128 Diyanet personeli meslekten atıldı. 396 Diyanet personeline disiplin cezası uygulandı.
- İrtica gerekçesiyle 210 vali ve kaymakam hakkında rapor tanzim edildi.
- 71 kaymakam görevinden el çektirildi.
- 53 emniyet mensubu idari cezaya uğradı, 331 emniyet mensubu hakkında inceleme başlatıldı.
- 400 hakim ve savcı Genelkurmay'daki 'irtica' brifinglerine katıldı.
- Türkiye ekonomisine 381 milyar dolar zarar verildi.
- 28 Şubat sürecinde hortumlanan 25 özel bankanın devlete maliyeti 17,3 milyar doların üzerinde.
- 1997-2000 yılları arasında sermaye kesimine 34 milyar dolar fazladan faiz ödenerek kamu kaynakları belirli çevrelere peşkeş çekildi.
- Dolar/TL paritesi 5,5 kat, faiz giderleri 9,4 kat arttı.
- 1997'de yüzde 7,5 büyüyen Türkiye ekonomisi 2001'e gelindiğinde yüzde 6 küçüldü.
- 28 Şubat süreci ve 2001 krizinin oluşturduğu iç borcu kapatmak için 251 milyar 563 milyon TL ödendi.