Bakan Çiftçi'den CHP açıklaması: Kılıçdaroğlu yönetimi talep etti, polisler müdahale etti!
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, CHP Genel Merkezi’ndeki polis müdahalesine ilişkin ilk kez konuştu. Çiftçi, sürecin devletin ya da güvenlik güçlerinin başlatmadığını Kılıçdaroğlu yönetiminin talep ettiğini söyledi.
CHP'de mutlak butlan krizi devam ederken, Genel Merkez polis müdahalesi ile boşaltılmış ve Özgür Özel, parti binasından çıkış yapmıştı. Genel Merkez'de yaşanılanlara ilişkin İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'den bir açıklama geldi.
Kılıçdaroğlu'nun göreve başladıktan sonra ilk işi belli oldu! Bomba 'Özgür Özel' iddiası!
ANKARA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ'NE TALEP GELDİ
- Bakan Çiftçi, gazeteci Kemal Öztürk'ün Al Jazeera için gerçekleştirdiği röportajda polis müdahalesinin devletin ya da güvenlik güçlerinin başlattığı bir süreç olmadığını belirtip, talebin Kılıçdaroğlu yönetiminden geldiğini ifade etti.

Bakan Çiftçi, mahkemenin mutlak butlan kararlarının uygulanmasına yönelik Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne talep geldiğini söyleyerek; "Ortaya çıkan tablo, güvenlik güçlerimizin ya da devlet kurumlarımızın başlattığı bir sürecin ürünü değil, yargıya taşınmış hukukî bir sürecin zorunlu sonucudur.” dedi.

'GÜVENLİK GÜÇLERİ TARAF OLAMAZ' MESAJI
Öte yandan, Çiftçi; güvenlik güçlerinin parti için tartışmanın tarafı olmayacağının altını çizerek; "Güvenlik güçlerimiz, mahkeme kararlarının uygulanması ve kamu düzeninin korunması sorumluluğu çerçevesinde görev yapmıştır." ifadelerini kullandı.
Bakan Çiftçi'nin açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde;
CHP içindeki davalı tarafların birbirleriyle görüşme yaparak Genel Merkezi kendi iradeleriyle boşaltmaları; bu işlemi kendi aralarında suhuletle çözebilmeleri için zaman tanındı. Ancak CHP içindeki davalı ve davacı taraflar kendi aralarında anlaşmadılar ve mahkeme kararı, yine CHP yönetiminin talebiyle güvenlik birimlerimiz tarafından uygulanmak durumunda kalındı.

Devlet kurumlarını siyasî tartışmaların ve parti içi gerilimlerin parçası hâline getirmeye yönelik yaklaşımlar demokratik siyaset kültürünün tahrip edilmesi amacına matuftur. Muhterem Cumhurbaşkanımıza, Cumhurbaşkanlığı makamına ve devletimizin anayasal kurumlarına yönelik tehdit, hakaret ve hedef gösterme girişimleri demokratik siyasetle ve hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Demokratik siyasetin doğasında eleştiri ve protesto hakkı bulunmaktadır ancak tehdit, hedef gösterme, provokasyon ve kamu düzenini riske atan söylem ve girişimler bu sınırı aşar ve demokratik siyaset zeminine zarar verir.
- Mahkeme kararı yine CHP yönetiminin talebiyle güvenlik birimlerimiz tarafından uygulanmak durumunda kalındı.
Güvenlik güçlerimizin tutumu hukukun çizdiği sınırlar içindedir ve bu sınırların aşıldığına dair herhangi bir tespit söz konusu değildir.