İBB'deki 10 milyon dolarlık nakit pazarlığı kirli çarkı deşifre etti! Duruşmada çarpıcı an
İmamoğlu davasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan Ertan Yıldız, örgütün belediye iştirakleri, reklam ihaleleri, Boğaziçi İmar, metro ve araç ihaleleri ile Cebeci hafriyat sahası üzerinden işleyen komisyon sistemini anlattı.
SON DAKİKA: İBB’ye yönelik ‘Yolsuzluk’ davasında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 53’ü tutuklu 414 sanık, 69'uncu duruşmada hakim karşısına çıktı.
- İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Duruşmada, İmamoğlu'nun eski danışmanı Ertan Yıldız dikkat çeken ifadeler kullandı.
Önceki etkin pişmanlık ifadelerinin tamamının arkasında olduğunu söyleyen Yıldız; Medya AŞ'deki “kapalı devre” yapıyı, Bebek Otel'deki yüzde 10 pazarlığını, Boğaziçi'ndeki gayriresmî yapılanmayı ve “adrese teslim” şartnameleri tek tek açıkladı. En çarpıcı bölüm ise Doğuş Holding'den istenen 10 milyon dolara ilişkin oldu. Yıldız, Saraçhane'deki toplantıda Ekrem İmamoğlu'nun ödemenin bir kısmının seçim öncesinde nakit alınmasını istediği konuşmaya bizzat şahit olduğunu söyledi.

ERTAN YILDIZ MAHKEMEDE İMAMOĞLU SİSTEMİNİ ANLATTI
Çıkar Amaçlı İmamoğlu Suç Örgütü Soruşturması kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan Ertan Yıldız, bugün görülen duruşmada dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Mahkeme başkanının, 6 Mayıs, 20 Mayıs, 17 Haziran, 4 Temmuz ve 12 Ağustos 2025 tarihlerinde etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeleri hatırlatması üzerine Yıldız, önceki beyanlarını bir kez daha doğruladı.
“Tamamıyla doğrudur Sayın Başkan. Belki yanlış hatırladığım çok ufak şeyler olabilir ama doğrudur, arkasındayım” diyen Yıldız, savcının soruları üzerine sistemin nasıl işlediğini ayrıntılarıyla mahkeme huzurunda anlattı.
MEDYA AŞ'DE “KAPALI DEVRE” SİSTEM
Yıldız'ın mahkemede anlattığı ilk yapılardan biri Medya AŞ ve Kültür AŞ oldu. Murat Ongun'un organizasyon şemasında Medya AŞ ve Kültür AŞ ile doğrudan bağlantılı olduğunu anlatan Yıldız, Medya AŞ'deki karar mekanizmasını “kapalı devre sistem” olarak tanımladı.
Yıldız, yapıyı anlatırken, Medya AŞ'ye ilişkin toplantıların Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş, Murat Ongun ve Serdal Taşkın tarafından yapıldığını; ihaleler ile reklam mecralarının bu toplantılarda konuşulduğunu söyledi.

Daha sonra Fatih Keleş'in bu toplantılardan çekildiğini aktaran Yıldız, Keleş'in kendisine Murat Ongun'u kastederek, “Murat aslında bu işleri çok bilmiyor ama ne yapayım, başkan böyle istiyor. Ben artık Medya AŞ ile ilgilenmiyorum” dediğini de mahkeme tutanağına geçirdi.
BELEDİYEDE RESMÎ GÖREVİ YOKTU AMA SİSTEMİN İÇİNDEYDİ
Savcının, Fatih Keleş'in bu süreçlerde resmî bir sıfatı bulunup bulunmadığını sorması üzerine Yıldız net konuştu: “Hayır, yoktu. Fatih Keleş sadece İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Başkanıdır. Onun dışında belediyede hiçbir resmî sıfatı yoktur.”
Yıldız, Emrah Bağdatlı'nın da belediyede herhangi bir resmî görevi bulunmadığını ancak Murat Ongun'un yanında sürekli görüldüğünü anlattı.
Bağdatlı'nın aynı zamanda belediyeyle iş yapan bir firmanın sahibi olduğunu bildiğini kaydeden Yıldız, iş yapan bir firma temsilcisinin sürekli Murat Ongun'un yanında bulunmasını o dönemde de garipsediğini söyledi.

BEBEK OTEL'DE YÜZDE 10 PAZARLIĞI
Duruşmanın en dikkat çekici bölümlerinden biri Bebek Otel'de yapılan toplantıya ilişkin oldu. Yıldız; Murat İlbak, Fatih Keleş, Murat Ongun ve bir başka kişinin katıldığı kahvaltıda belediyenin reklam alanlarına ilişkin ihalenin konuşulduğunu anlattı.
Masada açık bir pazarlık yapıldığını söyleyen Yıldız, reklam alanlarının değerinin altında alınmasına ilişkin görüşmelerin ardından “yüzde 10 da bize verildi” şeklinde bir anlaşmaya varıldığını söyledi.
Savcının, yüzde 10'luk pazarlığı kimin yaptığını sorması üzerine Yıldız, Murat Ongun'u işaret etti.
BOĞAZİÇİ'NDE GAYRİRESMÎ YAPI: “PARASAL HAREKETLERİ KELEŞ KONTROL EDERDİ”
Yıldız, örgütün ikinci büyük gayrimenkul finansal kaynağı olarak daha önce anlattığı Boğaziçi İmar yapılanmasını da mahkemede açtı. Yakup Öner'in resmî hiçbir görevi bulunmamasına rağmen Boğaziçi İmar'daki süreçleri gayriresmî olarak takip ettiğini söyleyen Yıldız, taleplerin kimi zaman doğrudan Ekrem İmamoğlu'ndan, kimi zaman Fatih Keleş üzerinden geldiğini anlattı.
- Yıldız'ın mahkemedeki ifadesi şöyle oldu: “Bazen Yakup Öner başkanla direkt görüşürdü. Direkt kendisini başkan arardı, kendisi de iş verirdi. Bazen de Fatih Keleş üzerinden yürürdü. Fakat bütün parasal hareketleri Fatih Keleş kontrol ederdi.”
Boğaziçi İmar Müdürünün resmî imzayı atan kişi olduğunu ancak öncesinde gayriresmî süreçten geçilmeden imza atılmadığını anlatan Yıldız, “Boğaziçi İmar'da ayrı bir yapılanma vardı ve bu yapılanma Ekrem İmamoğlu tarafından bizzat takip ediliyordu” dedi.
METRO İHALESİNDE YÜZDE 7 KOMİSYON
Yapı Merkezi'nin aldığı metro ihalesine ilişkin yüzde 7'lik komisyon konusu da mahkemede gündeme geldi.
Yıldız, bu konuda doğrudan şahit olmadığını özellikle belirterek, bilgiyi Yakup Öner'den aldığını söyledi. Yıldız'ın aktardığına göre yüzde 7'lik komisyon Fatih Keleş'e gitti.
Savcının, Keleş'in bu parayı kimin adına aldığı yönündeki sorusuna ise Yıldız “Bu Ekrem İmamoğlu'nun bilgisi dışında olacak bir olay değil. Zaten Fatih Keleş Ekrem İmamoğlu'nun bilgisi dışında hareket etmezdi.” karşılığını verdi.

“ADRESE TESLİM” İHALENİN FORMÜLÜ: ÖZEL ŞARTNAME, ÖNCEDEN BELLİ FİRMA
Ertan Yıldız, İBB'deki bazı ihalelerin belirli şirketlere nasıl yönlendirildiğini de anlattı. Sarılar İnşaat'ın kışla mücadele işi ile Ağaç AŞ'nin araç ihalelerini örnek gösteren Yıldız, şartnamelerin belirli firmaların elindeki araçlara göre oluşturulduğunu söyledi.
Yıldız'a göre yöntem şöyle işliyordu: Şartnameye yalnızca belirli bir firmanın elinde bulunan özel araçlar ekleniyor ya da normal şartlarda üç ayda temin edilebilecek araçların bir ay içinde teslim edilmesi isteniyordu. İhaleye çıkılmadan önce söz konusu araçlar ilgili firma tarafından zaten satın alınmış oluyordu.
Yıldız, bunun amacını mahkemede açık biçimde “adrese teslim ihale vermek” olarak tanımladı. İşin önce doğrudan firmaya değil belediye iştirakine verildiğini, iştirak tarafından yeniden ihaleye çıkarıldığını anlatan Yıldız, “Zaten alacak firma belli” dedi.
DOĞUŞ'TAN 10 MİLYON DOLAR TALEP EDİLDİ
Yıldız'ın bizzat şahit olduğunu söylediği en kritik görüşme, Doğuş Holding'den talep edilen 10 milyon dolara ilişkin oldu.
Saraçhane'de yapılan toplantıda kendisinin de bulunduğunu anlatan Yıldız, toplantıda Ekrem İmamoğlu, Can Akın Çağlar ve Fatih Keleş'in bulunduğunu hatırladığını söyledi.
Yıldız'ın anlatımına göre Ekrem İmamoğlu toplantıda 10 milyon doların durumunu sordu. Can Akın Çağlar, şirket yöneticisiyle görüştüğünü ve ödemenin resmî olarak nasıl yapılacağını konuştuğunu söyledi.
Tam bu noktada İmamoğlu'nun müdahale ettiğini anlatan Yıldız, İmamoğlu'nun “Resmî değil. Bunun bir kısmını nakit olarak vermeleri lazım. Seçimler yaklaşıyor, bir daha konuşun.” şeklinde konuştuğunu mahkemede anlattı.
Yıldız, bu konuşmaya bizzat şahit olduğunu özellikle vurgularken, sonrasında 10 milyon dolarlık talebin nasıl sonuçlandığını bilmediğini söyledi.
CEBECİ'DEKİ “SICAK PARA” VE GİZLİ ORTAKLIK
Cebeci hafriyat sahası da Yıldız'ın ifadesinin en çarpıcı başlıklarından biri oldu. Yıldız, sahada verilen izinlerin dışında kaçak hafriyat dökümlerine göz yumulduğunu, bu düzenin Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla Fatih Keleş tarafından organize edildiğini anlattı.
Daha önce bu işten elde edilen sıcak parayı Fatih Keleş, İbrahim Bülbüllü ve Murat Gülibrahimoğlu'nun kontrol ettiğini söyleyen Yıldız, söz konusu kazancın büyük bölümünün Ekrem İmamoğlu'na ait olduğunu ve İmamoğlu'nun yapıda yüzde 50 gayriresmî ortak olduğunu ifade etmişti.
Mahkemede bu anlatımını daha da açan Yıldız, Fatih Keleş'in kendisine şirket hisseleri konusunda “Merak etme, biz hisselerle ilgili konuyu hallettik. Hisseler bizde.” dediğini aktardı.
Savcının, bu sözü bizzat Fatih Keleş'ten duyup duymadığını sorması üzerine Yıldız, “Evet” cevabını verdi. Hisselerin kimin adına tutulduğunu ise bilmediğini söyledi.
OPERASYON ÖNCESİ MURAT GÜLİBRAHİMOĞLU ENDİŞESİ
Savcılık, operasyon öncesinde Murat Gülibrahimoğlu'nun elde edilen paraları kendi uhdesine geçirerek kaçırabileceği endişesi nedeniyle kendisinden para istendiğine ilişkin önceki beyanları da Yıldız'a sordu.
Yıldız, Gülibrahimoğlu konusunda çevresindekileri daha önce de “Murat'a güvenmeyin” diye uyardığını anlattı. Buna karşılık kendisine Gülibrahimoğlu için “Çok yetenekli biri, önünü açmamız lazım” denildiğini söyledi.
2023'ün ikinci yarısından itibaren yapı içerisindeki ilişkilerinin zayıfladığını ve operasyon öncesindeki son sürecin bütün ayrıntılarına vakıf olmadığını belirten Yıldız, buna rağmen Fatih Keleş ve çevresinin Gülibrahimoğlu'na artık güvenmediği kanaatini mahkemede dile getirdi.
Ertan Yıldız'ın etkin pişmanlık kapsamında verdiği önceki ifadelerinin tamamını mahkeme huzurunda doğrulaması; ihalelerden reklam alanlarına, imar süreçlerinden hafriyat gelirlerine kadar uzanan para ve komisyon düzenine ilişkin anlatımlarını duruşmada bir kez daha ayrıntılandırması, davanın dikkat çeken gelişmelerinden biri oldu.