Ayna: Katliam korulucuk sisteminden
DTP grubunda gündemi değerlendiren Genel Başkan Yardımcısı Emine Ayna, 'Mardin'de yaşanan katliam koruculuk zihniyetinin bir sonucudur' dedi.
DTP Genel Başkan Yardımcısı Emine Ayna, tek sesliliği bozdukları için partilerinin hedef haline getirildiğini öne sürdü.
Ayna, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Mardin'deki saldırıda hayatlarını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı dileğinde bulundu.
Yarın Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam edilişlerinin yıl dönümü olduğunu hatırlatan Ayna, ''Denizler, emperyalizme ve sömürüye karşı adaletin ve özgürlüklerin hakim olduğu demokratik ve sosyalist bir Türkiye için mücadele ettiler. Ülkenin dört bir tarafında, bütün insanlarımız için bitmek tükenmek bilmeyen bir özgürlük heyecanıyla mücadelelerini sürdürdüler'' diye konuştu. Ayna, şöyle devam etti:
''Bir grup Dev-Genç'li, 1968'de Hakkari'ye kadar giderek, Zap Suyu'nun üzerine bir köprü yaptılar. (Boğaza değil, Zap'a köprü) dediler. Bu köprü aynı zamanda halkların kardeşliğinin de köprüsüydü. Bu köprüyü yıkanların hedefi, aslında halkların kardeşliğini yıkmak, yerine düşmanlığı geliştirmekti. Bizler bugün, ülkemizin demokrasi, sosyalizm ve özgürlük mücadelesinde, en önde bayrağı taşıyan Denizlerden aldığımız mücadele ve direniş mirasını büyük bir kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz.''
-''PARTİMİZ HEDEF HALİNE GETİRİLMİŞTİR''-
Düzenlenen operasyonlar sonrasında mahkemeye çıkartılan 222 DTP'linin tutuklandığını belirten Emine Ayna, bunun, sivil siyaset alanına ve demokrasi arayışına karşı ''darbe girişiminin'' bir başka şekli olduğunu, ''darbenin daha inceltilmiş şekliyle karşı karşıya olduklarını'' söyledi.
''Tek sesliliği bozduğumuz için partimiz hedef haline gelmiştir'' iddiasında bulunan Ayna, şunları söyledi:
''Dünyanın neresinde görülmüştür, bir siyasi partiye ve onun üyelerine karşı böylesi kapsamlı bir operasyon? Üstelik bu gözaltı ve tutuklamalar, her türlü hukuki dayanaktan yoksundur. Delilsizdir, temelsizdir. İlk günde de söylediğimiz gibi, bu operasyon hukuki değil, siyasidir. Yargının operasyona uygun bir şekilde delil yaratma çabası içerisinde olduğunu gözlemliyoruz. Burada asıl yargılanmak istenen, partimizin yürüttüğü demokratik siyaset ve savunduğu temel ilkelerdir. Bir halkı sanık sandalyesine oturtmak istiyorlar.''
Herkesin ağız birliği etmişcesine partilerini hedef gösterdiğini öne süren Ayna, ''Örneğin; siyaset üstü ve tarafsız kalması gereken Sayın Cumhurbaşkanı, partimize yönelik 'onların normal bir siyasetçi gibi davranması lazım' ifadelerini kullanmıştır'' dedi.
-''YENİ BİR SAYFA AÇALIM''-
Terör örgütü PKK'nın Kürt sorununun çözümsüzlüğünün bir sonucu olduğunu iddia eden Ayna, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Ne acıdır ki bu çözümsüzlük politikasının bedelini Türkiye halkı ödemektedir. Geçen hafta 10 gencimizi kaybettik. Seçim sürecinde operasyon yapmadınız, ölümler durdu. seçimden sonra PKK, 1 Hazirana kadar çatışmasızlık kararı aldı. Buna resmi olarak cevap veremeseniz bile seçim sürecinde yaptığınız gibi operasyonları durdurarak da cevap olabilirdiniz. O zaman bu gençler ölmezdi. Çıkıp kürsülerde timsah gözyaşları dökenlere sormak istiyoruz; hanginizin çocuğu Güneydoğu'da askerlik yapıyor? Hanginizin çocuğu ölüme gönderiliyor? Hanginiz her gün televizyonları başında kötü bir haber bekliyorsunuz? Eğer gerçekten vatan adına bir kaygı duymuş olsaydınız, ülkenin elden gitmekte olduğunu, uçuruma doğru sürüklendiğini görür ve ona göre hareket ederdiniz. Toplumsal barışı yaratmanın koşullarını oluştururdunuz. Bu çözümsüzlüğün ve çatışmalı sürecin bu şekilde sürdürülmesi mümkün değildir. Diyoruz ki 'gelin yeni bir sayfa açalım.' Karşılıklı acılarımızı bağrımıza basalım. Ülkemizin, çocuklarımızın aydınlık geleceği için tarihi bir diyalog ve demokrasi süreci başlatalım. Bunun yolu da DTP'nin değil, silahların susturulmasından geçmektedir.''
-KABİNE DEĞİŞİKLİĞİ-
Kabine değişikliğine de değinen Emine Ayna, bu değişikliğin, AK Parti'nin seçim başarısızlığıyla ilgili olduğunu öne sürdü. Kabine değişikliğinin nedeninin, sadece bununla da sınırlı olmadığını savunan Ayna, ''Aynı zamanda AKP'nin ekonomiden, demokratikleşmeye kadar izlediği politikaların yanlışlığının ve başarısızlığının da bir kabulüdür'' görüşünü dile getirdi.
Muhalefetin yükselmeye başladığını gören Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, kabinesini değiştirdiğini ileri süren Ayna, şöyle konuştu:
''Deyim yerindeyse bu bir değişikliğin de ötesinde yeni bir hükümetin kurulmasıdır. AKP'nin erimeye başladığını gören Başbakan, bütün yedek oyuncularını sahaya sürmüştür. Ama kimse burada bir yanılgıya kapılmamalıdır. Değişen Hükümetin politikaları ve zihniyeti değildir. Kabine değişikliği asla bir zihniyet değişimi değildir. Demokratikleşmeye, insan haklarına, Kürt sorununa bakışlarında bir değişiklik yoktur. Her şeyden önce Başbakan'ın kendisinde bir değişim işareti yoktur. Kabinedeki tek adam statüsü sürmektedir. Farklı kültürlere karşı sergilediği tekçi anlayışın aynısını kendi kabinesinde sürdürmektedir. Kendisi halen tek adamdır.''
Ayna, 1 Mayıs'ın bu yıl resmi tatil ilan edilmesinin AK Parti'nin bir lütufu değil, tamamen işçi ve emekçilerin yıllardır yürüttüğü onurlu mücadelenin bir sonucu olduğunu iddia etti.
Grup toplantısına katılan EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel de DTP'ye yönelik baskılara karşı gösterilen mücadeleye destek olmaya geldiklerini ifade etti. DTP'nin bir halk partisi olduğunu belirten Tüzel, bu hareketin yaşamasının Türkiye için gerekli olduğunu savundu.
-
mehmet 17 yıl önce Şikayet EtAynaya bakın ne olduğunuzu görün. Koruyucular terörün köy baskınlarına önlem olarak alınmıştır terör bittiği gün o da bitecektir ayrıca siz neden dağa gönderdiğniz gençler yerine dağa çıkmıyorsunuz tıpkı zengin iş adamlarının torpillilerin yakın çevresinin doğuda askere gönderilmemesi gibi...Beğen
-
tankoy oytun 17 yıl önce Şikayet Etama tayyip erdoğan türk milletinin kati tercihi.... bu nasıl akıl ki demokrasi olarak hiç birzaman azınlık çoğunluğun hakkını gasp etmek için çoğunluk onayına ihtiyaç duymaz da çoğunluk kendi hakkı için azınlığın okeyini almak zorunda oluyor.türkiye sömürgemidir.bu akılmıdır.yoksa ben mi deliriyorum...Beğen
-
Ömer Dokumacı 17 yıl önce Şikayet EtHeee!. Koruculuk sisteminde seni rahatsız eden nedir ki? Kaldırılsa sizin için daha iyi olur değil mi? Cahilsin ve karşındakileri kendi gibi sanıyorsun.Beğen
-
turkopol 17 yıl önce Şikayet Etbilmem ki ne diyeyim .... şimdi ülkücü kardeşlerim onları kışkırttığımı sanıp beni kınayacaklar ama... o ülkücülerin iki gözleri önlerine aksın ki bu gibi kadınların etrafta g. korkusu olmadan boy göstermelerine seyirci kalıyorlar. halbu ki kana susayan bu yaratıkları soğutacak ne babayiğit gençlerimiz olmalıydı... o ülkücü geçinen gençlerin iki gözü önlerine aksın...iBeğen
-
yavuz selim 17 yıl önce Şikayet EtBU NE PİŞKİNLİK AYNA!. Bazı cinayet işlerinde cineyeti işleyenlerin sanki kendi yapmamış gibi gidip cenaze namazına katılmaları ve sonrada vah tüh deyip timsah gözyaşı dökmeleri gibi Dtp milletvekilleride daha katliamdan birgün önce oturma eylemlerinde eğer baskılar son bulmazssa sonu korkarım çok kötü olur diye tehdit savurduklarını sanki unutuverdik.artık takke düştü kel göründü Dtp yöneticileri Etö ile bağınız adam öldürmedeki maharet ve cesaretiniz artık biliniyor.yakında sizin ipliğinizde pazara çıkacak merak etmeyin !Beğen