H. Akif Küçükal
H. Akif Küçükal
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Bugün Somalili hakeme kesilen fatura yarın Küba’ya kesilir mi?

GİRİŞ 13.06.2026 GÜNCELLEME 13.06.2026 YAZARLAR

Somalili hakemi sınır dışı etmeleri, milli takımları köpeklerle aramaları...

Amerika'nın ev sahiplerinden biri olduğu FIFA 2026 Dünya Kupası skandallarla başladı.

Somalili hakem Omar Abdulkadir Artan'a ABD vizesi neden verildi? Vize verilmesine rağmen neden ülkeye alınmadı?

Somalili hakemin organizasyonda görev yapacağı daha önceden belli değil miydi? Elbette belliydi. Bu rezalet ortaya çıkmadan Amerikan makamları FIFA'ya "Bu hakemin ülkeye girişine müsaade etmeyiz" diyebilir miydi? Elbette diyebilirdi.

Keza, futbolcularından tutun teknik ekibe tüm kafilelerin arandığı misafir milli takımlar için de aynı gerçeklik ortada. Bu insanların ülkeye girişlerinde herhangi bir problem teşkil etmediği aşikarken, ABD dünyaya "Bunu yapabiliyorum" demek için türlü rezilliklere başvurdu.

İşin kötü yanı, 7 Ekim'e kadar "insan hakları" kılıfıyla istedikleri ülkelere istedikleri yaptırımları uygulamaya kalkan, güya "ahlaklı" Batı başta olmak üzere neredeyse tüm uluslararası oluşumlar, İsrail ve Amerika'nın insan hakları ihlallerine sessiz kalıyor hala.

Kalmakla da yetinmiyor. Son olarak Dünya Kupası'nda gördüğümüz gibi ABD'nin saygıdan uzak uygulamalarını savunuyor FIFA yetkilileri.

Unutmayalım ki ABD'nin uygulamalarını "ülkelerin egemenlik hakkı" çerçevesinde meşrulaştıran FIFA, 2023 yılında Endonezya'nın U-20 Dünya Kupası ev sahipliğini İsrail'in katılımına itiraz edildiği için elinden almıştı. Bu çifte standart, bugün FIFA Başkanı İnfantino'nun "Ülkelerin kimi alıp kimi almayacağına biz karar veremeyiz" cümlesinde gözler önüne seriliyor.

GÜÇTEN Mİ, ÇARESİZLİKTEN Mİ?

Peki tüm bu tabloya ne demeli? ABD'nin güç gösterisi mi bu, yoksa güç kaybının tescili mi?

Amerikan yönetimi bu uygulamalara ihtiyaç duyuyorsa, bunun mutlaka bir sebebi var. Trump, İran'da ya da dünyanın diğer ülkelerinde yeteri kadar ciddiye alınamıyor olabilir mi?

100 günü aşan İran savaşı kötü planlandı, sona erme belirtisi göstermiyor. Trump bu süreçte 39 kez anlaşma sinyali verdi. Her seferinde piyasalar şekillendi, petrol düştü, altın yükseldi. Anlaşma sağlanamayınca aynı yere geri döndü sayılar.

Pazartesi, Cenevre'de imzalanacağı iddia edilen anlaşmanın akıbeti de şimdilik belirsiz. İran cephesi metnin büyük bölümünde mutabakata varıldığını söylüyor ancak Trump'ın açıkladığı anlaşmayı yalanlıyor. Bu döngüyü daha önce gördük mü? Elbette gördük.

Trump savaşın başında İran medeniyetinin yok olacağını, enerji santrallerinin, petrol kuyularının, köprülerin tamamen yerle bir edileceğini ilan ediyordu. Şimdi tek dert Hürmüz Boğazı'nın açık tutulması. Amerikan hükümeti, nükleer silahlardan arındırılmış bir İran'a ve özgürleştirilmiş İran halkına savaştan önce olduğundan daha yakın değil.

Trump İran'da sadece İran'a kaybetmedi; 39 kez "anlaşma var" deyip geri adım atan bir lider olarak dünyanın kendisine olan inancını da yitirdi.

KUPA'DAKİ GÜÇ GÖSTERİSİ ORTA DOĞU'YA YANSIYACAK MI?

Bu çerçevede Orta Doğu'ya İsrail cephesinden bakalım. Netanyahu ve Trump arasındaki telefon krizleri, küfürlerin havada uçuştuğu öfke nöbetleri geçen haftanın kritik başlıklarındandı dünya gündeminde. İkili arasındaki kırılma, aralarındaki güç dengesini de şüpheli kılıyor. Son anlaşma müzakerelerinde İsrail masanın dışında kaldığını ilan etti. ABD, müttefikinin sona erdirmediği bir savaşı tek başına bitirebilecek güçte mi?

Trump mı Netanyahu'nun kuklası, Netanyahu mu Trump'ın?

İşte tüm bu birikimin yansımasını bugün Dünya Kupası'nda görüyoruz. Sahada değil, havalimanlarında. Futbolcuların üzerinde dolaşan dedektör köpeklerinde, saatlerce tutulan kafile fotoğrafçılarında, diplomatik pasaportu olan bir hakemi kapıda çeviren bürokratik keyfilikte görüyoruz.

Dünya Kupası'nın küresel birliğin simgesi olması gerekirken, Amerika'nın elinde "güç kanıtlama" sahnesine dönüştürüldü.

İran'daki başarısızlığın faturasını bugün Dünya Kupasına kesen Amerikalılar, yarın da Küba'ya keser mi?

H. Akif Küçükal / Haber7

YORUMLAR 3
  • Ersever 11 saat önce Şikayet Et
    Sorun, zalim ve zulüm karşısında gösterilen korkaklık, bütün olamak, sessiz kalmak, tüm güçleri ile karşı koyamamak. Zaten allah bu konuya kuranda değiniyor.
    Cevapla
  • Mammut 11 saat önce Şikayet Et
    Yada gün gelir devran döner ve Fatura kesenlere Fatura kesilirmi? Kesilecek hemde kuruşuna kadar alınacak... yaptıklarının hesabını ödeyecekler... Allah Kerim... cchu..
    Cevapla
  • Ancinsan Toranaga 11 saat önce Şikayet Et
    Soruyu yanlış sormuşsun abi " bugün Somalili hakeme yapılan yarın abcli hakeme de yapılabilir mi" olacaktı
    Cevapla