Hacer Aydın
Hacer Aydın
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Büyük milletler neden büyüktür? Biz neden büyük bir millettik?

GİRİŞ 15.05.2013 GÜNCELLEME 15.05.2013 YAZARLAR

Reyhanlı'da yaşadığımız trajik olaylar sonucunda bir takım kendini bilmezler Suriyeli mültecilerin evlerini taşlamış, arabalarını parçalamışlar. Bunun üzerine bir kısım mülteci aileler; kadın, çoluk çocuk, ölümü göze alarak yağmur altında Suriye'ye dönmeye başlamışlar. Sınır kapılarında kalmışlar…

Her şeyden önce Katil Esad'ın bombalarından, canavar Şebbiha'larından kaçan; Suriyeli kadın, çoluk çoçuk, yaşlı insanlar, bizlere sığınmış, güvenmiş ve eman almışlar.

Biz ne yapmışız?

Mazlum misafirlerimizi ne olursa olsun korumak ve gözetmek yerine, evlerini taşlamış, arabalarını parçalamışız!

Sanırım millet olarak asaletimizi kaybediyoruz gibi geliyor bana!

Büyük bir Kurtuluş Mücadelesi vermiş olan atalarımız, en müşkül durumlarında dahi bizim gibi davranmaz, büyük bir asalet örneği gösterirlerdi sanırım.

Böyle davranmakla -katil diktatör Esad-ın ekmeğine yağ sürüp, Türkiye'yi zor durumda bırakıyorsunuz.

Mazlum, size sığınmış insanlara karşı “yere düşene sen de vur” misali davranıyorsunuz… Sıkışmış ama kötülükleri zerre miktarı azalmamış; şımarık bir şekilde utanmadan, kanlı elleriyle Türkiye'yi tahrik etmeye çalışıyorlar; Türkiye'nin birliğini ve gücünü az görüyorlar. Suriye, İran…

Bu oldukça komik! İran, Türkiye'nin içyapısının zayıf olduğunu söylüyor ama önce kendisine baksın! İran halkı, Molla rejiminin baskısından, zulmünden bıkmış durumda. Ayrıca etnik anlamda da büyük baskıları var. İran Azerileri ve Kürtleri baskı altında... Daha dün, yeni, kendi ana dilini konuşmak isteyen Azeri bir genci astılar. İran PKK'sını da bir hayli ipte sallandırmışlardır. Kadınların ise zorla başlarını örttürüyorlar. Aydınlarının çoğu yurtdışındadır. Aslında İran rejiminin halka ciddi baskılarına rağmen ayakta tutan tek şey, İsrail ve ABD tehdidinden başka hiçbir şey gibi de gözükmüyor.  Zira Şah rejiminin baskısından daha baskıcı ve otoriterler!

Aynı şekilde Suriye dikta rejimi de meşruiyetini, İsrail ve ABD tehdidinden başka hiç bir şeyden almıyordu. Artık iki yıldır da görüldüğü üzere dış güçlerin tehdidi algılaması da bir işe yaramamaktadır.

Yani Türkiye, İran ve Suriye yanında oldukça özgürlükçü, güçlü ve birliğini sağlamış; kesinlikle dış güçlerin tehdidi algılamasına muhtaç olmadan sağlamış bir ülkedir.  Demokratik eksikliği olsa da bu yakın bir zamanda rayına oturacaktır.

Şu kritik günlerde halk olarak bize düşen, sabırlı, itidalli ve toparlayıcı olmak; tahriklere kapılmamak, dış güçlerin oyununa gelmemektir.

Suriyeli mazlum mültecilere ise elimizden geldiği kadar misafirperver olmaktır! Milletlerin yaptığı hiçbir büyük iyilikler unutulmaz!

Bizler büyük bir millet olduğumuzu daima söylüyor, iddia ediyoruz.

E o zaman iddiamızın arkasında durup soylu bir duruş sergileyelim!

En soylu davranış ise mazlumdan yana zalime karşı olmaktır! En soylu davranış eli kanlı zalim Esad'a karşı olmaktır.

Hacer Aydın - Haber 7
aceraydin@hotmail.com

https://twitter.com/hacer_aydn

YORUMLAR 20 TÜMÜ
  • EYLÜL SONBAHAR 12 yıl önce Şikayet Et
    belirtmek istedim.. sanat dediğin, güzel olanı anlatmalı.güzelliğin alası da Müslümanda olur.müslümanlar hem teknolojinin hem sanatın en önde gidenleridir.çünkü isalmın özü temeli kabuğu her şeyi güzelliktir.islam güzel olanı değil çirkin olanı yasaklar.islami bakış açısı taşıyan bir insan zaten bir sanatçı dır.düşünüşüyle görüşüyle sesiyle nefesiyle....şimdi Müslüman sanatçıları ve eserlerini sıralamak istemiyorum arayan bulur.isteyen bulur, bakan görür.islamı sanatçısısz ve sanatsız düşünmek ne büyük bir zavallılık sadece bunu belirtmek istedim.
    Cevapla
  • turgut1 12 yıl önce Şikayet Et
    astronomi bilginleri müslümandır fakat ilk astronot malesef müslüman değildir. zira müslümanların devleti o hale gelinmeden yıkılmıştır..hemde kim tarafından.hamisi oldğu milletlerden bir güruh ve dünyanın diğer bütün devletlerin kollektif katkısıyla..fakat insanlar devlet kurmaktan değil kul olmaktan sorumludur..kul olunmadan devlet olunmaz..devlet denilen şey aslında bir sonuçtur yani kul olan insanların varlığından neşet eden bir sonuç..fakat devlet olmayınca işler devlet varmış gibi yürümüştür.tıpkı fetret devrinde olduğu gibi..etiket olarak değil,sadece dilden dökülen bir söz olarak değil kalbin de tasdik ettiği müminlikle müslimlikle rabbim bizi şereflendirsin..bu arada "osmanlı da derin devleti" dizisini izlemeni tavsiye ederim..
    Cevapla
  • turgut1 12 yıl önce Şikayet Et
    ibi sina ve mimar sinan namaz kılan kişilerdir. ayrıca islam bir ırkın adı değildir..hangi ırktan ve dinden olurlarsa olsunlar,kelimeyi tevhide iman ettikleri anda olunan bir şeydir..yani cat stevıns (yusuf islam) müslüman olmakla ırk değiştirmedi bakış açısı değiştirdi..haliyle yusuf islamın pop müziği yerini islami söylem ve ruha hitap eden ezgilere bıraktı..islama kalbleri kaymış kimseler yaşamlarını,düşüncelerini,sanatlarını,icraatlarını kısacası daha önce kendinde var olanı islamileştirdiler..yani sadece kalbin değişmesi değil,o kalbi taşıyanların amelleri iş ve uğraşlarıda islamlaştı..mesela iyi bir ressam müslüman olunca,bitkisel desen ve motiflere veya stilize motiflere eğilim gösterir..islam,kendi sanatını bulur..sakal bırakmak gerekiyorsa kendine özgü sakalını oluşturur..islam medeniyetin aynasıdır..her alanda kendine özgü etiği vardır,emri vardır..herkes et yer fakat müslüman besmelesiz kesileni yemez..
    Cevapla
  • Hasan Seyre 12 yıl önce Şikayet Et
    Senin o dediğin Sanat..İslamın kendi içinden ve Özkaynaklarından Çıkmadı... Onlarıda islam sanatı diye adlandıramazsın. Çünkü o sanatı icra edenlerin kökenlerini araştırırsan..ya bir hiristiyandır yada bir şaman yada anadolu kültürüyle yoğrulmuş bir Pagan.Bu kültürlerden gelenler İslam olsalar dahi..bir dönem ve kuşak boyunca kazandıkları eski kültürün özelliklerini muhafaza ettiler ve eserlerini verdiler.Aynen ilk sahabeler gibi.Onlarında herbiri iyi bir Usta.iyi bir sanatçı..yi bir üretici idi.Tabiat ilimleriyle meşguldu.aynen peygamberler gibi Her bir mesleğin piri ve üstadı idiydiler. Sonraki islam kuşakları Allahı çok sevme iddiasında bulunup,diğerlerini dünyevilikle suçlayınca,Tabiatla gelen uğraşı Putperezim olarak adlandırılıp.eşyayala uğraşmak. Rabden insanları uzaklaştıran metalar gözüyle bakılıp.Şirk olarak ilan edilince.Elifba okumak ve ibadetle uğraşmak asli uğraş ilan edilince..Halk çocuklarını İbni Sinanın ve Mimar sinanın yanından alıp Camiye yolladı..
    Cevapla
  • turgut1 12 yıl önce Şikayet Et
    öyleyse hasan seyre sana göre sanat nedir anlatta bilelim. her kültürün bir sanat anlayışı vardır..örneğin selçuklu mimarisi ve sanatı..selçukludan sonra osmanlı mimarisini ve sanatını görürsünüz..bakın bu sanatlar günümüzde bile korunan değerli sanatlardır ve müslümanların sanatıdır...cumhuriyet dönemi sanatına bir bakın....bu dönemde sanat manat yok neden????? müslüman bir akademisyen isen her alandan kovulursun..fakat amerika her ülkeden beyin göçü almıştır,dinine bakmamış fırsatlar vermiş,imkanlar vermiş ve her ülkenin kendi yurdunda zelil bırakılanları amerika menfaatine sanatlarını icra etmiştir..selçuklu halıları bir şah eserdir..bana cumhuriyet dönemi sanatını göster,görelim,bilelim..ben diyorum ki bu toprakların bizlerle başlayan tarihinde yüreğinde islamı taşıyanlar medeniyeti sergilemiştir..diğerlerinin bhutan dan pekde farkı yok..
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle