Hacer Aydın
Hacer Aydın
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Kadının niteliksel üstünlüğü

GİRİŞ 08.04.2012 GÜNCELLEME 08.04.2012 YAZARLAR

Yeniçerilerim kazan kaldıracak ama… 

Bu yazımın sebebi telifi okuduğum filozoflar, düşünürler, şairlerdir. Düşünce dünyamızda ve sosyal dönüşümlerimizde etkili olan bu erk sınıf, kitaplarının her çeşidinde kadına dair pek çok şey söylemişler bununla birlikte kafalarındaki kadına dair sayfalarca kitaplar yazmışlardır. 

Fi tarihinden itibaren kadın, aklın dil, resim, yazı gibi her türlü tezahürüyle erk tarafından taşa, kâğıda işlenmiştir. Kadın, şiirin ve edebiyatın dünyasında güzelliğine dair iltifatlar alırken sosyal hayattaki rolüne dair fazlasıyla yergi…

Her halükarda kadın, bu filozoflarca ve şairlerce didik didik edilmiş, yüzlerce sayfalarına esas olarak girmiştir. 

Kadını dair bir şey söylemek gerekirse tek bir cümle ona dair her şeyi açığa vurabilir: “hiçbir örtü kadını kapatamaz”. Kendisini dışa vuran bir varlıktır. Erkeğin ne gözü ne kaşı ne de bedeni kadın görselliği gibi dışavurumcu değildir. Kadın baştan sona nitelik ve inceliktir. Estetik, gerçek değerini kadında bulur. Doğurganlığı da dışavurumculuğunun bir tezahürüdür. Aklı da tuzu biberidir.         

Erkeğin görselliği nicelikseldir. Varlığı niceliğe tekabül eder. Kendinde sahip olamadığı niteliğe, niceliksel gücüyle sahip olmak ister. İşte tüm arıza, kadın erkek arasındaki çatışma da burada başlar. 

Nicelik, niteliği nasıl taşıyacaktır? 

Yerli düşünürlerimize, şairlerimize dönecek olursak Cemil Meriç, İsmet Özel, Dücane Cündioğlu iddiama illet (delil) olur.  Batılı düşünürleri saymıyorum bile…

Cemil Meriç “Bu Ülke”, “Mağaradakiler”, “Jurnaller” gibi önemli kitaplarında kadın cinsi tümeli daima hayırla anmıştır. E tabi bu bir ironiydi. 

Cemil Meriç’in mağarasına girelim: “Gerçekler acıdır, kütleler tabansız, işçiler kaba ve bencildirler. Aydın cesaretini kaybeder ve öç almaya kalkışır. Mizacının bir yanıyla kadındır. Kader aşırı uçlarda dolaşmak”.      

Meriç, Mağaradakiler’de Türk aydınının ve genel olarak aydının dramını dile getirir. Ama kadın da bu oldukça önemli kitabına girmiştir.                                                                                                            

Vav diyelim ve bu ülke’sinde dolaşalım: “Kitaplar kadınlara, kadınlar şehirlere benzer. Paris, Londra veya Madrid… Herhangi bir dişi kadar muhteşem, herhangi bir dişi kadar alelade. İnsan şehriyle biner trene: şehri yani zaafları, alışkanlıkları, zilletleriyle. Her kitapta kendimizi okuruz. Kendimizle yatarız her kadında. Kitaplar, kadınlar, şehirler, metruk kervansaraylar gibi boş. Onları dolduran senin kafan, senin gönlün.”      

Bir vav daha çekip gülümseyelim.   Bu ülke’sinde dolaşmaya, arzı endam etmeye devam edelim “Yığın kadındır. Irzını teslim edecek bir zorba arar. Çobansız rahat edemeyen kaz sürüsü…”   

Cemil Meriç, “Bu Ülke”de bu ülkenin vicdanıdır. Doğu-Batı sorunu yanında, sol-sağ kutuplaşmasına ve kalıplaşmasına ilişkin önemli tespit ve aforizmalar yapar. Bu kitabında da kadının yeri hazırdır.                    

Gülümsemeye devam… Gülümsemeye devam ediyorsam sanırım bu bir olgunlaşma işaretidir ya da niteliksel üstünlüğün farkına varılışıdır.

Cemil Meriç’in gözlerini de Nemesis almıştır. Nemesis:  Adaleti sağlamak için intikam almayı savunan merhametsiz bir tanrıçadır. Yani bir kadın… Cemil Meriç’in Jurnal’leri ise nerdeyse kadına ayrılmıştır.

Dücane Cündioğlu’nun da yazılarının baş konuğudur kadın. “Kadın ve Yılan… Kadın ve Şeytan… Kadın, yani Havva… Hem aldatan hem aldatılan”                                               

Yılanların güçlü ve estetik doğası genç ve fit kadın gibi mi?

Şair İsmet Özel ise kadın ile ilişkisinde Hegel’in “köle efendi “diyalektiğini kurar.  Kadına sunduğu format altın tepside köleliktir.  

Gülümsemeye devam ediyoruz…

Bir hukukçu üşenmemiş dört yüz beş yüz sayfa “kıyamet kadınları” diye bir kitap yazmış. Vav diyoruz acaba nasıl bir niteliksel üstünlükte bir kadın ona bu yüzlerce sayfa nefret yüklü kitabı yazmasına vesile olmuştur?

Gülümsemeye devam ediyoruz…

Bir kadın bir erkeğe dair kaç sayfa, ne yazabilir ki? Erkeğin kadına bakış açısını o da üç aşağı beş yukarı aynıdır: Egemenlik kurmak yani niceliksel gücün amacı… Kadın ise tabiattır. Yani hayat, yani dirilik, yani sürprizler doğuran… Tabiatı hunharca egemenliği altına almaya kalkan materyalist felsefe tabiatın tokadını yemiştir.  Tabiat intihar etmiştir… 

Gördüğümüz gibi kadına dair bir şey yazmayan, söylemeyen adeta ne filozof olabilecektir ne şair, ne de edebiyatçı… Yani entelektüel dünyada kadını dile getirmeyen dilden yoksun, kadını yazmayan yazar değil, kadını düşünmeyen filozof değil, kadını okumayan okur değildir. Bu durum ise bize kadının niteliksel üstünlüğünü ispat eder. 

Nitelik de nicelik de İslam felsefesinde arazlardır. Bir cevherin ortaya çıkabilmesi için niceliğin niteliğe sahip olması yetmez aynı zamanda doğru bir şekilde taşıması gerek.

Hacer Aydın - Haber7

aceraydin@hotmail.com 

YORUMLAR 10 TÜMÜ
  • YaŞaM_ 13 yıl önce Şikayet Et
    karmaşık bir yazı. niye hep bi kadın- erkek üstünlüğü..bu yazı kadınlara nasıl bi mesaj veriyor ? ne anlamalıyım:)kıymet bulan üstünlük takva ise gerisi ne ?
    Cevapla
  • noter tasdikli yorumcu 13 yıl önce Şikayet Et
    tarafsızım gerçekten. kendim kadınken kadın dizilerini kadın ortamlarını kadın fikirlerini daha çok merak ediyorum. erkek olsam da değişmezdi ama yanlış anlaşılırdı. hoş,bir arkadaşımın abisi -o zamanlar çocuk yaştayız-kızlara sinir oluyorum erkeklere değil birbirlerine bakıyorlar birbirlerini incelemeyi seviyorlar demiş. erkekler daha düz, kadınların dünyaları daha ayrıntılı.binbir türlü duyguları var. ama dürüstçe kendime soruyorum,kadın patronu mu erkek patronu mu tercih ederdin diye eğer çalışsaydım, tercihimi bu noktada erkekten yana kullanırdım.niye bilmiyorum bazen sorunlu kaprisli kadınlar hiç çekilmez oluyorlar.
    Cevapla
  • backbone 13 yıl önce Şikayet Et
    yani.... cıkardıgımız sonuc?. yazının amacı ve vardıgı/vardırmaya calıstıgı yer? kadın ustundur mu? 'cennet annelerin ayakları altındadır' yetmezmiymis ki 'hic bir ortu kadını kapatamaz' gibi ruh alemimizde bir yerlere oturtamadıgımız bir kelam uzerinden meseleye deyinmek.. mesele nedir onu da anlamıs degilim ama islenis bicimi ustun kılınan kadının(yazar bir hanım) yeti lerini pek de ortaya cıkaramamıs.. butun entellektueller eserlerinde kadından bahsetmıs dolayısıyıla kadın niteliksel ustun oyle mi? ici doldurulamamıs nafile bir kadın yazısı.. ki bir kadının kadın ustunlugu ile ilgili (icinde kompleksler okudugum) yazılar yazması hemcinslerine bir lutufmus gibi gorunsede zahirde! bazilarına boyle hissettirmez.. 'ne gerek var ki' dedirtebiliyor...
    Cevapla
  • m.a.yami 13 yıl önce Şikayet Et
    AKIL VE IZAN,. bu sekilde nefsini yucelten ve kibirlenen firavun i kibire sahip bir nefse verilecek en guzel cevap susmaktir. yoksa nasil karsilik vereceksiniz yani kadin olmanin en ustun meziyetlere sahip olmak anlamina geldigi boyle bir zihniyete nasil karsilik vereceksiniz bu yazida VAHIY ILE, peygamberi bir tavir ile, aklin, herhangi bir numunesini bir parcasini gorebiliyormusunuz? ALLAH bizi nefsimize mahkum olmaktan ali koysun insaallah.bu arada aristonun bir sozunu hatirlatayim,diyor ki kariniz iyi huylu ise mutlu olursunuz degilse, filizof olursunuz vallahi bunlar adami filozof yapar
    Cevapla
  • Nasuh BİLEN 13 yıl önce Şikayet Et
    AYSUN NUR FİKİRE FİKİRLE KARŞILIK. Fikirlere hakaretle karşılık yakışmaz.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle