''Halk Bank'ı çerez olarak kullandılar''

Genel Müdür Ali Fuat Taşkesenlioğlu, 17/25 Aralık darbe planlarıyla Halk Bankası'nın neden hedef tahtasına konulduğunu Yeni Şafak'a anlattı

ABONE OL
GİRİŞ 05.05.2015 09:21 GÜNCELLEME 05.05.2015 09:21 RÖPORTAJ
''Halk Bank'ı çerez olarak kullandılar''

76 yıl önce esnaf ve KOBİ'leri destekleme hedefiyle kurulan Halk Bankası, 2000'li yılların başında büyük görev zararları yazan ve siyasetçilerin arpalık alanı olarak kullandığı bir banka halinden bu günlere nasıl geldi? 2002 yılında esnaf ve KOBİ kredilerini bile erken geriye çağıracak kadar zor durumda olan Halk Bankası, son 12 yılda adeta destan yazdı.

ARPALIK VE ZARARLI YILLAR

2002'de günlük 7 milyar TL civarında, yani o günkü parayla 7 katrilyon TL likidite açığıyla çalışan Halk Bankası'nın, o dönemin gecelik borçlanmalarla yönetilen bilançosunun yüzde 77'si menkul kıymetlerden, sadece yüzde 7'sinin krediden oluşuyordu. Sorunlu kredi oranı yüzde 49 seviyesinde olan bankanın verdiği her 100 lira kredinin 49 lirası takibe düşmüş durumdaydı. Bireysel kredi gibi bankacılık enstrümanlarını kullanmayan Halk Bankası'nın, 10 milyar TL üzerinde görev zararı stoku vardı. Banka, 2002'yi 581 milyon TL zararla kapatmıştı.

ASLİ GÖREVİNE DÖNDÜ

Aktif büyüklüğü 161,3 milyar TL'ye, nakdi kredileri ise 108,4 milyar TL'ye yükselen Halk Bankası, aradan geçen 12 yılda kredi hacmini tam 89 kat arttırdı. Yakın geçmişteki parlak başarısına rağmen Halk Bankası, 17/25 Aralık darbe girişimlerinde malzeme olarak kullanılmak istendi. Şubat 2014'ten bu yana Halk Bankası Genel Müdürlüğünü yürüten ve ilk kez bir gazeteye yüz yüzü röportaj veren Ali Fuat Taşkesenlioğlu ile Halk Bankası'nı ve finans sektörünü konuştuk.

BİLANÇODAKİ KREDİ ORANIMIZ YÜZDE 67

Halk Bankası'nın 2015 ilk çeyrek sonuçlarını da açıkladınız. Son yıllardaki performansıyla dikkat çeken Halkbank'ın geleceğe ilişkin büyüme stratejisi nedir?

2015 Mart sonu itibarıyla, aktif büyüklüğünü 161,3 milyar TL'ye, nakdi kredileri 108,4 milyar TL'ye yükseltmiş bir bankadan bahsediyoruz. Bilançomuzdaki kredi oranı yüzde 67, menkul kıymet oranı ise yüzde 16,5. 2002'de kamuyu fonlayan ancak reel sektöre pek katkı sağlamayan bir bankayken bugün gelinen noktada asli görevini yapan ve yıllardır reel sektörü bütün imkânlarıyla destekleyen bir bankaya dönüştük.

KREDİLERİN % 40'I KOBİLERE

Halk Bankası'nın mevduat toplama, kredi kullandırma ve kullandırılan kredilerin çeşitliliği konularını anlatır mısınız?

2002 yılında esnaf kredilerimiz 160 milyon TL'ler düzeyindeyken 2015 yılı Mart sonu itibarıyla 13,6 milyar TL'ye yükseldi. KOBİ kredilerimizde de benzer bir artış var. 2015 yılı ilk çeyrek itibarıyla toplam nakdi kredilerimizin yüzde 40'ı KOBİ kredilerinden oluşuyor.
Bu tablo, KOBİ'lerin öncü ve lider bankası olduğumuzu açıkça ortaya koyuyor. 12 yılda mevduatımız 8 kat artışla 11,5 milyar TL'den 106,9 milyar TL'ye, özkaynaklarımız da yine 8 kat artışla 1,8 milyar TL'den 17 milyar TL'ye ulaştı.

MEYVE VEREN AĞAÇ TAŞLANIR

Bir buçuk yıldır hedef tahtasında tutulan Halk Bankası'na yönelik saldırıları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Halk bank baktığımız zaman uluslararası bankacılık sektöründe bilinen yabancı yatırımcılarının yakından takip ettiği itibar ettiği saygın bir bankadır. Hisselerimizin yüzde 49'u halka açık 2007 yılında yüzde 25'i 2012 yılında da yüzde 24 lük kısmı halka açıldı toplamda yüzde 49'u halka açık. Yabancı yatırımcının bu yüzde 49'luk içerisindeki payı Yüzde 75'ler seviyesinde. Bugün 100 milyarın üzerinde nakdi krediyle reel sektörü destekliyoruz. 900 şubemiz 17 bini aşkın çalışanımız var.

DARBE PLANINA ÇEREZ OLARAK KULLANDILAR

Halk bankasını neden hedef tahtasına oturttular?

Bu bankayı 17-25 Aralık operasyonunda darbe planına basamak yapmak için çerez olarak kullandıklarını düşünüyorum. Yoksa o tarihte iddia edilen işlemlerle ilgili temel alınan şey komşu ülke İran'la yapılan ticaret. O konuda BDDK'nın bağımsız denetimin bizim banka teftiş kurulunun yapmış olduğu çalışmalarla bir usulsüzlük tespit edilmedi.

İSTİKRARI HEDEF ALDILAR

Hem Bankamızın gösterdiği gelişme hem de ülke ekonomisinin kaydettiği ilerleme nedeniyle, bu dönemde yapılan saldırıların, sadece Bankamıza değil aynı zamanda ülkemizin istikrarına yönelik olduğunu düşünüyorum. Ülkemizle ilgili farklı emelleri olanların siyasi çıkarları doğrultusundaki hamlelerinin bir parçası olarak Bankamız üzerinden ülkemiz ekonomisi yıpratılmaya çalışıldı.Halka açık ve BDDK başta olmak üzere her türlü yasal ve bağımsız denetime açık bir banka olarak, faaliyetlerimizi yasalara uygun olarak sürdürmekteyiz. Söz konusu faaliyetler de bu kapsamda yasal mercilerin denetimine açık olan bankacılık faaliyetleridir ve bu işlemler nedeniyle herhangi bir olumsuzlukla karşılaşılmamıştır.

Hazine'ye 12 yılda 16 milyar kaynak

Bu başarılı performansın hazineye katkısı ne durumda?

Bu dönemde Bankamız doğrudan ve dolaylı olarak Devlet Hazinesine 16 milyar TL'nin üzerinde kaynak aktardı. 10,7 milyar TL görev zararı stoku varken, ülke ekonomisine bu kadar katkı yapan bir konuma gelmemiz büyük bir başarıdır. Şube sayımız 601 iken bugün % 50 artışla 902 rakamına ulaştı. Personel sayımız 9 bin 228'den 17 bin 314 kişiye yükseldi. Biz tüm çalışanlarımızla birlikte bu tabloyu daha iyi bir noktaya getirmek, büyümek ve Bankamıza yeni başarılar kazandırmak için çalışmaya devam edeceğiz. Bu doğrultuda 2015 yılında aktif toplamında ve mevduatta yüzde 13 ila15, kredilerde ise yüzde 16 ila 18 arasında büyüme elde etmeyi hedefliyoruz.

BANKALARIN ÇOĞU ASLİ GÖREVİNİ YAPMIYORDU

2002 öncesinde bankacılık sisteminin topladığı fonların en büyük alıcısı devletti. O zaman özel sektör bankalarının çoğu da bankacılık yapmıyordu. Toplanan mevduatla devletin fonlanması, kredi vermeksizin risksiz bir şekilde kar edilmesi gibi bir çalışma usulüyle bankacılık yapılmaktaydı. Reel sektörü fonlayan ve destekleyen sınırlı sayıda banka vardı. Ancak zamanla devletin borçlanma gereği azaldıkça ve hazine işlemlerinin karlılığı azaldıkça bütün bankalar reel sektörü desteklemeye başladı. Bizim burada Halkbank olarak avantajımız kuruluşumuzdan beri KOBİ bankacılığını iyi biliyor olmamız ve bu alandaki liderliğimizi sürdürmemiz.

2015 olumlu bir yıl olacak

Türk Bankacılık sektörünün performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Küresel ekonomilerdeki durgunluk 2014'te devam etti ve 2015'in çeyreğinde de etkisini sürdürüyor. Ancak 2014 yılı, Amerika Birleşik Devletleri ekonomisinin toparlanma belirtileri gösterdiği bir yıl oldu. ABD Merkez Bankası FED parasal genişleme kapsamında önceki yıllarda yaptığı tahvil alımlarını kademeli olarak azaltarak alımları sonlandırdı.

KÜRESEL BÜYÜME DÜŞÜK KALDI

 


Bu durum bizim gibi gelişmekte olan ülke ekonomilerinde likidite bolluğunun azalacağı endişesi yarattı. Ancak bu noktada Avrupa Merkez Bankası'nın parasal genişleme politikası uygulamaya başlayacağını açıklamasıyla birlikte bir rahatlama oluştu. Yaşanan bu gelişmeler küresel ekonomik büyüme rakamlarının da geçmiş yıllara oranla daha düşük gerçekleşmesine neden oldu.

KREDİ VE MEVDUAT HACMİMLERİ ARTAR

Türkiye açısından baktığımızda ise; son 10 yıldır uygulanan istikrarlı ekonomi politikaları sayesinde krizlere dirençli hale gelen Türkiye ekonomisinin bu dönemde başarılı performansından ödün vermediğini görüyoruz. Ülkemiz, 2014 yılında tüm bu gelişmelere rağmen yüzde 3 civarında bir büyüme sağladı. Bankacılık sektörü açısından baktığımızda da küresel ekonomik gelişmelerin 2014'ün sonu ve 2015'in ilk çeyreği itibarıyla karlılık oranlarını etkilediğini gözlemliyoruz. Ancak genel ekonomik iyileşmenin etkisiyle bu durumun pozitife döneceğini ve kar marjlarında iyileşme beklediğimizi söyleyebiliriz. 2015 yılında Türk bankacılık sektöründe karlılık anlamında daha olumlu sonuçlar elde edilebileceğini düşünüyoruz. Bu doğrultuda kredi ve mevduat hacminde de artışlar bekliyoruz.

40 GÜNLÜK VADELER DÜŞÜK

Ancak; Türkiye'de bankacılık sisteminin topladığı mevduatın vadesi ortalama 40 gün ve bu süre oldukça kısa. Buradan hesaptaki paraların 40 günde bir çekildiği anlaşılmasın, yıllarca mevduatta kalan hesaplar var sistemde. Baktığınız zaman bu mevduatın belki yüzde 50'si uzun süre boyunca hareket görmüyor.

Kobi bankacılığında liderliğe devam

76 yıl önce KOBİ'lere destek amacıyla kurulan bin bankasınız. Bu misyonu nasıl büyüteceksiniz?

KOBİ bankacılığındaki liderliğimizi sürdürecek, bu alandaki çalışmalarımıza devam ederken bankacılığın tüm segmentlerinde fark yaratacak ürün ve hizmetler de geliştireceğiz. Ancak tabi ki reel sektör öncelik verdiğimiz alanlar arasında olmaya devam
edecek. Bu alandaki 77 yıllık deneyimimizle sektöre öncülük etmeyi ve her ihtiyaç duyduklarında KOBİ'lerin yanında olmayı sürdüreceğiz.

HEDEFİMİZ KÜRESEL LİGDE İLK 150 ARASINDA OLMAK

Halkbank markasını daha ileriye taşımayı hedefliyoruz. Bu kapsamda 2015-2020 dönemi kapsayan 5 yıllık stratejimizi gözden geçirdik. Güçlü sermaye yapımızla gelecek 5 yılda da önemli başarılara imza atacağız. Türkiye'nin en güvenilir bankası olma yolunda da emin adımlarla yürümeye devam edeceğiz. 2020'de dünyanın en büyük 150 bankası arasına yer almayı hedefliyoruz. Şu an ilk 200'deyiz ancak önümüzdeki 5 yılda hedeflediğimize ulaşma inancam tam.

Dev projelere desteğe hazırız

Sadece KOBİ'lere finansal kaynak sağlamıyorsunuz herhalde?
KOBİ'lerin lider bankası olmamız büyük firmaları ya da büyük projeleri ihmal ettiğimiz anlamına gelmiyor. Ticari ve kurumsal kredilerde de iddialıyız ve 3. köprü, yeni havalimanı, körfez geçişi gibi önemli projelerin hemen hemen hepsine destek veriyoruz.
Türkiye'nin büyük projelerine Türk bankalarının finansman desteği sağlaması ve Türk bankacılık sektörünün uzun vadeli kredi sistemine girmesi hepimiz için bir gurur meselesi. Birkaç yıl öncesine kadar hayaldi böyle şeyler. Bankacılık sistemimizin bugün geldiği noktayı ve ekonomiye sağladığı desteği, ülkemizin de ekonomik hedeflerini gerçekleştirmesi için çok önemli buluyorum.

Faizleri düşürme görevimiz var

Merkez Bankası'nın faiz indirme konusunda eli o kadar rahat görünmüyor. Dört kamu bankasının faizleri düşürme konusunda öncülük yapabilir mi? Eximbank örneği var?

Bankacılık sektöründe yoğun bir rekabet var. Kredi kullandırmak üzere uygun fiyatları bulmak için bir rekabet söz konusu. Biz kamu bankaları olarak mevduat faizlerinin çok yükselmemesi için o yarışın içinde değiliz. Orada belirli çizgilerimiz var, ona göre hareket ediyoruz. Ucuza kaynak bulacaksınız ki ucuza kredi verebilesiniz. Hangi faizle olursa olsun mevduatımızı yükseltelim gibi bir anlayışımız yok. Faizlerin düşürülmesi noktasında şöyle bir aracılık görevimiz var: Hazine destekli esnaf kredileri konusunda piyasayı destekliyoruz. Hazinenin sübvanse ettiği oranda faizin yüzde 50'sini esnaftan alıyoruz, yüzde 50'sini Hazine'den alıyoruz. Esnaf kredilerinde geçen yıl ulaştığımız rakam 12,5 milyar TL, bu yılın ilk üç ayının sonunda ise 13,6 Milyar TL oldu. Bu hizmetimizle, fon ihtiyacı olan esnafımızın uygun maliyetle borçlanmasına önemli bir katkı sağlıyoruz.