Dink şehit değil ama katiline cennet haram!

"Sivil şehit" yasasında katledilen Hrant Dink sorun yapıldı. Peki din adamları ne diyor? Necmettin Nursaçan Hoca ilginç tespitleri yaptı. Nursaçan'ın bir de Mescid-i Aksa sırrı var

ABONE OL
GİRİŞ 05.04.2012 12:05 GÜNCELLEME 05.04.2012 12:05 RÖPORTAJ
Dink şehit değil ama katiline cennet haram!

Nursel Tozkoparan'ın röportajı

Son günlerde tartışılan en önemli konulardan biri “Şehitlik”di…
Kimler şehittir, kimler değildir?
Vatani görevi sırasında veya terör tarafından öldürülen Gayrimüslimlerin hükmü nedir?
Terör olaylarında ölen siviller şehit midir?
Ağzı olan konuşur misali herkes konuştu, yorum yaptı…
 Ben de konuyu muhatabı ile konuşmak istedim… Eski Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Necmettin Nursaçan Hoca’yı aradım… Sultanahmet Camiinde buluştuk…
Mevzumuza girmeden önce öğrendim ki Hocamız Mescidi Aksa caminin halılarını bizzat kendisi özel dokutup göndermiş… Nasıl yani! Şaşırdım! Acaba yanlış mı anlıyorum diye biran durakladım… Tekrar tekrar sordum… Mahcup, utangaç bir tavırla anlatmaya başladı Hocam… Gururlandım, duygulandım… Hem maddi hem de bürokratik engellerden dolayı bunu yapmanın hiç de kolay olmadığını tahmin edebiliyorsunuz… Dolayısıyla sohbetimize burdan başlamış olduk…

ŞEHİT, İSLAMIN MALIDIR

Son günlerde çok tartışılan bir mevzu olan  “Şehitlik” konusunu size sormak istiyorum... Şehit kime denir?
Şehit tabiri ne kadar zengin, ne kadar güzel bir tabirdir. Bu İslam’ın malıdır. Şehit, şahit… Gelin almaya gelmiş gibi. İnsanlar gelin almaya varırlar ya kalabalık bir şekilde, coşkulu heyecanlı bir şekilde. Sanki şehidin de Allah katından nimetlerle rızıklandığına melekler şahit, insanlar şahit, Allah şahit, o yüzden şehit deniliyor. Bu İslam’ın malıdır. Ne kadar güzel şeydir.

Şehitlik sadece İslam dininde geçerli değil mi?
Elbette. Diğer dinlerde böyle bir şey olamaz. Şehitlik son derece yüce bir şeydir. Bakın Rabbimiz ne diyor”Allah yolunda öldürülenlere ölülerdir demeyin onlar diridir lakin nasıl diri olduklarını siz bilemezsiniz”. Hadisi şerifte”Şehit için şu özellikler var, ölür ölmez hemen cennetteki makamı gösterilir, Allah’ın rahmetine mağfiretine erer, başına yaldızlı bir taç konulur, akrabasından da 70 kişiye şefaat yetkisi verilir”. Yine başka bir Hadisi Şerifte”Hiç kimse ölürken duyduğu ölüm acısından dolayı tekrar dirilmeyi arzulamaz. Ama şehit öyle değil. Ölürken öyle ikramlara erer ki ölüp dirilmeyi tekrar tekrar arzular.

Hocam kimler şehittir?
Kutsal bir dava için, Allah adının yücelmesi için veya vatan bayrak gibi kutsal değerler için çarpışırken fani varlığını kaybeden kişi hem dünya hem ahiretçe şehittir. Ayrıca, diyelim ki enkaz altında kalmış, depremle vefat etmiş bu kişilere de ahiretçe şehit denilir. Hatta tedavisi mümkün olmayan bir hastalıkla vefat eden kişiye de ahiretçe şehit denir ama mümin olması şartıyla. İman olmayınca, mümin değilse nasıl ölürse ölsün şehitlik diye bir şey söz konusu olmaz.

ZİMMÎYİ ÖLDÜREN KİŞİYE, CENNET KOKUSU HARAMDIR

Ülkemizde gayrimüslimler de yaşıyor. Ve bu vatandaşlarımızdan bazıları vatani görevleri sırasında ya da terör saldırılarından dolayı hayatlarını kaybettiler… Onların hükmü nedir?
Dinin yorumuna göre onlara şehit demek mümkün değil. Ama bizimle beraber yaşayan gayrimüslimlere “bu gâvuru öldürelim” demeye hakkımız yoktur. Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki; “Zimmîyi öldüren kişiye cennet kokusu haramdır”.

Ne demek bu Hocam?
Zimmî; Devletimizin güvencesi altında yaşayan gayrimüslim demektir. Onu öldürme hakkına sahip değiliz. Bir Müslümanın bir Müslümanla komşuluk hukuku ne ise gayrimüslimle de aynıdır. Müslüman komşumuzu ziyaret ederiz, ihtiyacı varsa yardım ederiz, acısını paylaşırız, lüzumunda hediyeleşiriz, gayrimüslim için de bunlar aynen geçerlidir. Hz. Ömer’in oğlu Abdullah’ın evinde koyun kesiliyor. Hanımına “Yahudi komşumuza verdik mi? “diye soruyor.

Eski Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Necmettin Nursaçan Hoca, Nursel
Tozkopran'ın sorularını Sultanahmet Camii'nin avlusunda yanıtladı.

HOLLANDA'YA CAMİ YAPTIRAN MİSAFİRPERVERLİK

Şöyle bir hatıra anlatayım; Hollandalı bir karı koca turist olarak Türkiye’ye geliyor.  Konya’nın bir köyünde hastalanıyorlar, doktorlarına telefon ediyorlar.”Oldukları yerden kımıldamamalarını” söylüyor doktorları. Bizim köylüler misafir ediyorlar. Adamlar utanıyorlar para teklif ediyorlar. “Yok, olmaz, bizim kültürümüzde Allah misafirinden bir şey alınmaz”diyor köylüler... Adamlar bir hafta kaldıktan sonra gidiyorlar. Hollandalı adam”bir yolunu bulsam da şu Türklere bir yardım etsem de minnet altında kalmasam”diye düşünüyor. Bu arada orada yaşayan bir kısım Türk, gazeteye ilan vermişler “biz burada ikamet eden şu kadar Türk’üz, camii yaptırmamız lazım. Cami olmaya müsait bir bina veya arsa arıyoruz”. Hollandalı adam gazetedeki ilanı görünce telefon eder, “gelin, benim falan yerde bir gazoz fabrikam var pazarlığını yaptım ama tapuyu vermedim sizin işinize gelirse size ikramlı vermek istiyorum”der. İlanı veren Karadenizli Türk gidip fabrikayı görür, bakar ki tam kıbleye yönelik cami için uygun bir yer.700 bin gülden olan fabrikayı pazarlık yaparak 400 güldene satın alırlar. Konya’da yapılan iyilik Hollanda’da nasıl karşılığını buldu.

O zaman yardım ederken de Müslüman gayrimüslim ayrımı yapmamak lazım.
Yunus’un bir sözü var “yaratılanı severiz yaratandan ötürü. Şu ayeti kerimeye bakın”Ey insanlar! (Ey Müslümanlar değil) sizi bir erkek ve bir kadından dünyaya getirdik, kabileler ve milletler halinde yarattık ki tanışasınız, yardımlaşasınız diye”. Yani onlar da biz den iyilik görecekler.

İLK YAZILI ANAYASAYI PEYGAMBERİMİZ GAYRİMÜSLİMLERLE YAPTI

Hocam Hrant Dink şehit midir?
Dini ölçülerimize göre Hrant Dink’e şehit dememiz mümkün değildir. Ama bizim vatandaşımızdır, ülkemizde yaşamaktadır öyle ise Onunla da normal beşeri münasebetlerimiz olmalı. Malına canına asla zarar verme durumunda olmamalıyız. Allah’ın Resulü Medine-i Münevvere’ye gelince, Efendimizin sıra ile ilk üç eylemi nedir biliyor musunuz? Bir, Mescidi Nebevi’yi yapmak. İki, Ashabı Kiram arasındaki kırgınlıkları gidermek, barışı sağlamak, kardeşleşmeyi sağlamak. Üç, orada gayrimüslimler de vardı, dünyanın ilk yazılı anayasasını Peygamberimiz onlarla meydana getirdi.

FİTNE KATİLDEN BETER

Bu ilk yazılı anayasada neler vardı?
47 maddelik bir anayasa idi. Gelin bir arada yaşama prensiplerini vaz edelim. Siz bize zarar vermeyin biz de size zarar vermeyelim. Üçüncü birileri gelip de size veya bize zarar vermek isterse el birliği yaparak onlara da karşı koyalım. Bir arada yaşama kararı alalım. İşte Rahmet Peygamberinin bize örnekliği bu.  Yüzyıllar boyu da biz bu vatanda böyle olduk. Ermenilere milleti sadıka derdik. Onlar bize zarar vermez biz de onlara zarar vermezdik. Bir birimizden faydalı çok güzel komşuluk münasebetlerimiz olurdu. Kur’an diyor ki, ‘fitne katilden beter, katil bir kişiyi öldürür ama fitne çok kişiyi öldürür”. Ermenilerle aramıza fitne girince onlardan bize bizden onlara istenmeyen davranışlar maalesef tarihte yaşandı.

MESCİDİ AKSA'NIN HALILARINI GÖNDERMEK BANA NASİP OLDU

Hocam Mescidi Aksa’nın halılarını değiştirmek nereden aklınıza geldi?
Direk aklıma gelmedi tabi… Bunun bir hikâyesi var. Umreye gitmiştim. Sevgili Peygamberimizin tam kabrinin önündeki üstü açık yerde oturuyordum. Hem Ravza-i Mutahhara’yı seyrediyor hem de Kur’an okuyordum ki, güler yüzlü genç birisi gelip yanıma oturdu. Arkadaş olduk. “Nerelisin? Kimsin?” derken,’’Ben Filistin’de imamım’’ dedi. Ben de Türkiye’de din görevlisi olduğumu söyledim. . Böyle 4–5 gün aynı yerde karşılaştık, ibadetlerimizi yaptık, sohbet ettik. Son gün ayrılacağımı söyleyince hüzünlendi. Yüreği yanık imam Filistin’den dert yandı durdu ve yardım istedi.

Hocam, bu imam Mescidi Aksa’da mı görevli?
Yok, Filistin’de başka bir yerde imam.  Yardım isteyince ben dilimle “inşallah” dedim ama içimden de nasıl yardım edeceğimi, ne yapacağımı düşünüyordum. Memlekete geldim. O zaman Kayseri müftüsüyüm. Diyanet işleri Başkan Yardımcısı, göreve başladığım gün beni aradı.‘’Hocam, Filistin’de El Halil şehri var, orada 6 tane peygamberin türbesi var. Caminin yarısı Yahudilerde yarısı Müslümanlarda ama mefruşatı itibariyle çok perişan bir halde. Büyükelçimiz “caminin halısı bizim milletimiz tarafından döşenirse bizim için itibar olur “diye bir yazı gönderdi. Bu görevi size vermek istiyoruz’’ dedi.
Şaşırdım kaldım… Mescidi Nebevide karşılaştıgım filistinli imam “bize yardım et” dedi ben de “inşallah” dedim ya sanki o gerçekleşiyor gibi hiç itiraz etmedim.

Ne yaptınız Hocam?
Caminin krokisini göndermelerini istedim. 1000 metrekarelik bir bölüm. Kayseri’nin önemli bir halı fabrikasında halıyı yaptırdım. Biz halıyı Diyanet’e onlar da Dışişleri Bakanlığı’na verdi. Dışişleri Bakanlığımız da oraya gönderdi. El Halil şehrindeki İbrahim Halilulllah Camiine o halılarımız döşendi.  Büyükelçimizin de dediği gibi cidden milletimiz için itibar oldu.

Gelelim Hocam Mescidi Aksanın halılarına… Gerçekten çok merak ediyorum.
O günlerde bizim Kayseri Hastanesi Başhekimi Mescidi Aksa’yı ziyarete gitmişdi, halıların perişan olduğunu görünce ‘’ İbrahim Halilulllah camiini döşedin gel bunu da döşe’’ dedi. “Mescidi Aksa’nın halılarını döşemek için çok büyük bir para gerekir. Ben bu işin altına nasıl gireyim? “dedim. Bir iş adamımıza söyledim, ancak bir miktar yardım edebildi. Bizim bir hocamız vardı derdi ki; “denizin dışında yüzme öğrenilmez, denize bırak adam ya yüzer ya boğulur”. Biz de böylece denize girmiş olduk. Oranın da krokisini aldık, halısını dokuttuk,  gönderdik ve serildi.

Halıları değiştikten sonra Mescidi Aksayı ziyaret etme fırsatınız oldu mu?
Evet… Geçen yıl Miraç kandilinde Kudüs ziyaretindeydim. Halımızı hem Mescidi Aksa’da hem de İbrahim Halilullah Camii’nde görmüş olmaktan ayrıcı mutluluk duydum. Elhamdülillah…
Hocam bu gerçekten çok gurur verici bir şey… Peki, İsrail ile bu kadar ipler kopmuşken, gerginlik yaşarken, Mescidi Aksa’ya halı göndermek herhalde kolay olmamıştır. Bürokrasiyi nasıl aştınız?
Allah’ın lütfü oldu. İki şeye hayret ediyorum, bir taraftan benim gücümle Allah’ım bizi vesile kıldı, nasıl yaptı? İkincisi bürokratik işler nasıl oldu?. Netice alındı hülasa. Dışişleri bakanlığımız her iki cami için de devrede oldu. Yoksa ferdi olarak benim yapabileceğim iş değil. Ama halılar gitti, fabrikadan da yetkili servisini gönderdik gayet güzel döşediler. Hala her iki mabette de o halılar duruyor.

Böyle bir hayaliniz var mıydı?
Yok, böyle bir hayalim yoktu. Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyor; ‘’Benden sonra Mescidi Aksa’yı ziyarete gidiniz. Gidemezseniz Kandillerinin yağını gönderiniz’’. Kaderi ilahiye bize halılarını göndermeyi nasip etti.

KUDÜS; İKİ FETİH, İKİ İŞGAL YAŞADI

Peki, Mescidi Aksa’nın bakımı nasıl? Ziyarete gidenler rahat ibadet yapabiliryorlar mı?
Bakımı güzel, her yer tertemiz. İbadet olarakta rahat, Miraç kandili günü bizimle gidenlere vaaz yaptık, dua yaptık. Ama Mescidi Aksa’nın avlusuna İsrail polisinin denetiminden geçerek girmek, insana birazcık ağır geliyor. Bir gün Mescidi Aksa’nın önüne oturdum ”Ya Rabbi benim atalarım kalksalar bana; Evlat biz burayı sana böyle teslim etmedik sen ne yaptın?” deseler ben ne yaparım diye kendi kendime sordum. Atalarımız oraya kan dökmek için gitmedi. Hakikaten bizim milletimiz orada olduğu zaman herkes huzur içerisindeydi.

Hıristiyanlar da Müslümanlar da rahattı...
Hatta orada bulunan tarihi kilisenin açılıp kapanma işi Müslümanlara verilmişdi. Çünkü onlar iki ayrı mezhep olarak birbirleriyle kavga ediyorlardu. Maalesef bu topraklar haçlıların eline geçtiği zaman hem Müslüman, hem de Yahudi öldürüldü. Kitapların yazdığına göre de diz boyu kan doldu. Ama bizde ise hiç kimsenin burnu kanamadı, herkes huzur içerisinde, barış içerisinde yaşadı. Yani Kudüs iki fetih iki işgal yaşadı. Fetihlerde kimsenin burnu kanamadı ama işgallerde de kan oldu, gözyaşı oldu.

ZİYARET EDİLMESİ GEREKEN ÜÇ MABED (sayfa 2'de)

 

Hocam Mescidi Aksa’da yapılan ibadetlerin fazileti nedir?
Sevgili Peygamberimiz üç mabedden bahsediyor ve buyuruyor ki ”bagajlar bağlanmalı buralar ziyarete gidilmeli”. Kâbe-i Muazzama’da kılınan bir namaz başka bir yerde kılınan namazdan 100 bin daha faziletli. Yine Mescidi Nebevi’de kılınan bir namaz başka yerde kılınan namazdan 50 bin daha faziletli. Ve Mescidi Aksa’da kılınan bir namaz başka bir yerdeki 50 bin namazdan daha faziletli. Demek bu üç mabet için binekler hazırlanmalı, bagajlar bağlanmalı, buralar ziyarete gidilmeli. Bilindiği gibi Mescidi Aksa aynı zamanda bizim ilk kıblemizdir. Miracın da başlangıç noktasıdır. Efendimizin, Hz. Ömer’in, Ashabı Kiramın ve atalarımızın hatıraları var orda…

Hocam tabii Mescidi Aksa’nın halılarını döşetmek çok önemli bir hizmet, buradan yola çıkarak İslam’da sosyal yardımlaşmnın öneminden bahseder misiniz?
Yüce Rabbimiz ‘en çok sevdiğiniz şeyleri Allah yolunda kullanmadıkça Allah’ın rızasına, hoşnutluğuna eremezsiniz”buyurmaktadır. Kimin malını kimden esirgiyoruz. Kur’an’ın şu sorusuna bakın”Yerlerin göklerin hazinelerinin sahibi Allah iken kimin malını kimden esirgiyorsunuz”. Yine Kur’an’ımız şöyle buyuruyor”sizin elinizdeki tükenir Allah’ın katındaki tükenmez”. Ölümlüyü ölümsüzleştirmenin ve faniyi bakileştirmenin yolu demek ki Allah’ın verdiğini Allah yolunda kullanmaktır. Bakara Suresi nde “mallarını gece gündüz açık gizli Allah yoluna verenler yok mu? Allah katında onlar için ödüller vardır, onlara korku yoktur, onlar kederlenmeyeceklerdir”.Hatta HZ. Ali efendimiz 4 dirhem paranın birini gece birini gündüz, birini açık birini gizli veriyor. Efendimiz Ali niye öyle yapıyorsun? Bu ayetteki vaad edilen ödüle ermek için yapıyorum. O zaman ona hak kazandın Ali. Yani gece gündüz açık gizli farketmez, hayırda ne verirseniz o kaybolmuyor.

BİLGİNDEN, GENÇLİĞİNDEN, MEVKİİNDEN İNSANLAR FAYDALANMALI

Peki, maddi yardımların dışında neler olabilir? Mesela zengin olmayalar ne yapabilirler?

Şöyle bir hadisi şerif var; ”Allah’ın bazı kulları var ki, diğer kullarının ihtiyaçlarına vasıta kılmıştır, aracı kılmıştır. Eğer kul acizlik gösterirse, usandım bıktım bu toplumun her derdi beni buluyor derse Allah onu yardım eden mevkiinden çıkarır”.Bilginden, gençliğinden, mevkiinden insanlar faydalanmalı. Vaktiyle fakir bir adam zengin bir adamın kapısını akşamdan sonra çalıyor, zengin adam da istirahata çekilmiş evinde. “Buyur arkadaş” diyor. Adam da ‘Allah için bir yardım’ diyor. Ağa da “ne anlayışsız bir adamsın her şeyin bir usulü olur kaidesi olur, gündüz gelin iş yerime durumum müsaitse yardım ederim. Akşamdan sonra evime gelip de beni rahatsız etmenin âlemi var mı? Ne anlayışsız adamsın”der. Fakir ellerini açar, “Kurban olduğum Allah! Senin işine benim aklım yetmiyor bu beyefendi dilenmenin, istemenin usulünü, erkânını ne güzel biliyor bu görevi ona vermedin, bu işin usulünü kaidesini bilmeyen bana verdin. Senin işine de benim aklım yetmiyor ey Allah’ım”der. Yani yerimizi değiştir diyor. Demek ki Allah’ın kullarını faydalandırmalıyız. İnsanların hayırlısı insanlara faydalı olandır.



DÖRT MEZHEP İMAMI DA TİCARETLE UĞRAŞIRDI

Maddiyatı olmayan insanlara ne öneriyorsunuz?
Bir kere maddi güce sahip olma gayretinde de olmalıyız. Sevgili Peygamberimiz ‘Her ikisinde de hayır olmakla birlikte güçlü Müslüman zayıftan hayırlıdır. Veren el alan elden hayırlıdır’ buyurmaktadır. Mevlana diyor ki; “bir lamba olup bir oda aydınlatacağına bir güneş ol odaları aydınlat. Rabbimiz cennet yolcusu müminleri anlatırken bir özellikleri de “zekâtla mükellef olma gayreti içerisinde olurlar” buyurmaktadır… Demek ki zengin olmak için çalışmalıyız. Dört mezhep imamı ticaretle uğraşırdı. İmamı Azam Hazretleri kumaş ticareti yapardı. İmam Malik hazretleri de kardeşleriyle ortak olarak ticaret işini yürüttü. İmam Şafii Hazretleri kadılık yaptı. Ahmet İbn Hanbel Hazretleri de babasından kalan dokuma tezgâhının geliriyle geçimini sağlıyordu.

DOĞRU TÜCCAR; SIDDIKLARLA, ŞEHİTLERLE BERABER OLACAKTIR

Peygamberler de çalışma hayatı içinde oldular, değil mi?
Elbette… Peygamberler sadece Ahiret yolunu, maneviyat yolunu aydınlatan insanlar değildir. Aynı zamanda helal rızık temini konusunda da her birisi örnek olmuştur. Âdem (as) çiftçi. Nuh (as) dülger. Sevgili Peygamberimiz tüccardı. Ve buyuruyor ki” Doğru tüccar Sıddıklarla, şehitlerle beraber olacaktır’. Müzemmil Suresi 20. Ayette Allah üç kişiyi övüyor.” Bir, gece ibadeti yapan, iki, malıyla canıyla Allah yoluna hizmet eden, üç, sanayi, ticari amaçla seyahat eden kişi”. Demek ki, seyahat edeceğim, ticaret yapacağım, varlıklı olacağım ki talebe okutacağım, hayır hasenat yapacağım.

KAYNAK : Haber 7