Ordu'nun en önemli markası nasıl oldu?

Orduspor Başkanı Nedim Türkmen Haber7'yi ziyaret etti. Türkiye'nin Süper Lig'de tek namağlup takımı olan Orduspor'un Başkanı Türkmen sorularımıza içtenlikle cevap verdi...

ABONE OL
GİRİŞ 12.10.2012 12:20 GÜNCELLEME 16.10.2012 09:59 RÖPORTAJ
Ordu'nun en önemli markası nasıl oldu?

Süper Lig'de 3 galibiyet ve 4 beraberlikle 13 puanla ikinci sırada bulunan Orduspor'da Başkan Nedim Türkmen, Haber7 ve Tümspor'u ziyaret etti.

7'inci haftanın sonunda Süper Ligin tek namağlup takımı olan Orduspor'un hedeflerini açıklayan Türkmen Mor Menekşeler'i getirdikleri yeri ve gelecekte hedefledikleri Orduspor'u anlattı.

Nedim Türkmen'in Haber 7 Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Erdoğan, Yayın Koordinatörü Osman Ateşli ve Tümspor Sorumlu Editörü Nusret Odabaş'ın sorularına verdiği cevaplar:

Türkiye'nin tek namağlup takımısınız, neler düşünüyorsunuz?

Avrupa'nın da yenilmeyen 16 takım arasındayız. Namağlup olmak çok güzelde gönül isterki bunu sezon sonuna kadar sürdürelim. Gerçi bizim ligimizde yanlış hatırlamıyorsam Galatasaray namağlup bitirdi ama ikinci olmuştu. Yenilmemek güzel, Cuper'in takımlarının önemli özelliğidir yenilmemek. Mutlaka biryerlerde bişey olacaktır. Şimdi karşı takımı motive ediyor bu durum yenme anlamında, bir de baskı yaratibilir. Gittiği yere kadar gitsin bakalım yani.  Daha 7 hafta oldu, daha 4'te biri bile bitmedi. Biz hazır bir takım olduğumuz için şimde rakipler de hazır değil, bizim daha fazla puan almamız gerekirdi.

Hazırlık döneminiz iyi geçti o zaman, bunun performansınızda olumlu etikleri var...

Kesinlikle, kesinlikle mükemmel bir hazırlık dönemi geçirdik...

Takımların sezon başında erken form tutması ileride sorun olabilir mi?

Manisaspor örneği aslında buna benzemiyor. Manisaspor'un 26 puanı vardı ve ligde 4. Sıradaydı,  Onlar nasıl olsa bir ligde kaldık diye sol ve sağ açığını gönderdi. Biz iki dönel halinde Avusturya'da kamp yaptık. Günde 4-5 saat bu oyuncular çalıştılar. Biz transfer dönemi başladığında transferi yüzde 95 tamamlamıştık. Bu çok büyük bir avantaj. Bizim kondüsyonerlerimiz Anhel 10 yıl Real Madrid'de çalışmış, şimdi de Pedro'yu getirdik, Şimdi bizim böyle bir problemimiz yok. Olmayacak ta! Hiçbir maçta Orduspor hiçbir takımı fizik olarak yenilmeyecek, yani ezilmeyecek. Bunu hepimiz göreceğiz. Futbolda bahane ararsan mutlaka vardır. Önemli olan takımda 25 kişi varsa 25'inin de kondüsyon alarak hazır olması lazım. Genelde Türkiye 18 giriyor geride kalan 18'in yüzüne bakılmıyor.Onları da değerlendirmek lazım. Biz onlara da para veriyoruz çünkü.

Türkiye'nin kronik sorunu altyapı eksikliği. Orduspor'da altyapı çalışmaları ne durumda acaba?

Türkiye'de genel olarak altyapı yok. Büyük kulüplerin alt yapısı olduğunu ben inanmıyorum. Süper ligdeki kulüplerin sadece yüzde 10'u altyapıdan geliyor. Diğer hep Almanya, Hollanda şurası burası. Türkiye'de gerçek anlamda bur altyapı yok. Şimdi bakıyorsunuz adam Beşiktaş alt yapı bizde kiralık oyunyor. 3 sene Emre Özkan.  Hiçbir zaman Beşiktaşlı olamıyor, hiçbir zaman Galatasaraylı olamıyor.

Elbette ama, o Beşiktaş'ın altyapısından yetişen Emre diye biliniyor değil mi?

Muhakkak. İstanbul 15 milyon insanın yaşadığı bir yer. Burada altyapıya insanın gelmesi normal. İzmir'i Adana'sı ve Ankara'sı da aynı şekilde. Benim 4. Yılım başkanlıkta, biz 44 tane oyuncunun kalabileceği bir altyapı tesisi yaptık. O imkansızlıklarla kendi imkanlarımızla yaptık bu tesisi. Seçmeler yapıyoruz, İstanbul'da 6 tane futbol okulumuz var. Şimdi Arsenal'le bir görüşmemiz var. Onların elit Akademi'sini Ordu'ya açacağız. Gelecekler, kendileri seçmelerde bulunacaklar. 15 Yaş bölümünde kendileri 4 ayda bir de kontrol yapacak.

26 yıl sonra Ordu'nun en önemli markası oldunuz. Bu başarınızın sırrı nedir?

Benim için bir projedir Orduspor başkanlığı. İstanblul'da yaşıyorum, biçok işim var. Üniversitede öğretim üyesiyim. Yeminli mali müşavirim. Bir sürü işim var.

Zor olmuyor mu?

O muhakkak, her işin bir zorluğu var. Ben 2 milyona yakın Ordulu var büyük bir potansiyel olduğunu gördüm. Yapılan yanlışları da gördüm, bu yanlışları yapmayıp şöyle şöyle yaparsam bunu başarırım dedim. 1 Haziran'daki kongrede dedim ki üyelere şu kadar borç var. Bu yıl değil de bu takımı mutlaka gelecek yıl süper lige çıkartacağım. Onu yaptım, Verdiğim her sözü tuttum. Şimdi inşallah Orduspor'u Avrupa'ya taşıyacağız ve takımımızı halka açacağız inşallah da 5 yıl içinde Orduspor'u Süper Lig şampiyonu yapacağız. Şimdi başarmak için çok çalışmak gerek. Bi de Ordu Karadeniz'in çok küçük bir şehri 720 bin nüfusu var şehir içi nüfusu 150 bin. Bi de her Anadolu şehrinde olduğu gibi başarılı olmanızı engelleyen gruplar olabiliyor, ben paçacılar diyorum onlara her yerde sadece Ordu'ya özgü değil. Oradaki yerli medya ilkokul mezunu adam seni yönlendirebiliyor. Ben bunların hiçbirisine aldırış etmedim. Doğru matematik gibi değil buradada yani iki kere iki, dört değil. Yönetim anlayışı çok önemli, transfer yapıyorsunuz artık internet çağındasınız. Son 3 senede 30 maç yapmamış bir adamı bir Teknik Direktör bana öneremez. Cuper için söylemiyorum. Öncekiler için söylüyorum. Bi de biz de tanıyoruz, futbolun içindeyiz, problemli midir, sakat mıdır? Yani kaynaklar kıt olduğu için hata yapmamaya çalışıyoruz. Olabildiğince de profesyonel ve kurumsal bir yönetim anlayışı içindeyiz. İşine karışmayalım hocaların sadece denetim ve gözetim görevini yapalım. Çok yorucu oldu ama verdiğimiz bütün emeklerin karşılığını aldık. Ama biz bunu hak ettik. Baütün mesaimizi verdik, olmayada bilirdi. Başarılı olmak için 10 tane şeyi doğru yapmanız gerekiyorsa 10'unu da doğru yapmak zorundasınız. Sekizini yaparsanız başaramayabiliyorsunuz. Biz bütün doğruları yaptık ve şimdide bu doğruları yapmaya çalışıyoruz. Bu kadar yapabiliyoruz demiyoruz. Büyük bir sorumluluk bir kentin sorumluğunu almak. Kimseninin başaramıdığını çeyrek asır sonra başarmak, çok farmlı bir bakış açısı ve çalışma gerektiriyor.

Demek ki Hector Cuper tercihi doğru bir tercihti?

Kesinlikle şimdi istikrar çok önemli. 2 maç kaybeden hocayı göndermek iş değil. Yeni gelen isim de 4 maç kredi istiyor. Teknik direktör hiç tanımadığı bir ortama ve hiç tanımadığı futbolcuları görüyor onları tanıması şehrin kültürüne alışması bir süreç gerekiyor. Doğru bir teknik direktör bulursanız ona da güvenirseniz onun da işlerine karışmayıp olayı profesyonel bir şekilde yürütürseniz başarının geleceğini düşünürüm. Hector Cuper de işlerine karıştırmayan bir teknik direktördür zaten.

Fenerbahçe'deki Alex konusuna nasıl bakıyorsunuz, sizce Alex'in gönderilmesi konusu çok mu abartıldı?

Türk toplumu polemikle besleniyor. Bizlere sürekli olay gerekiyor. Şimdi çok basiet bir olay bana göre. Ama bir zamanlama olayı var. Biz sezon başını ne zaman planladık Mart sonu Nisan'da Mayıs'ta. Yeni sezon planında ben bu adamı istemiyorum. Teknik Direktör bunu söyledikten sonra diyecek bir şey yok.  Lig başlamış 6. 7. Haftada hem takımın dengesini de bozuyor. Kardeşim bu kadar sözleşmen var, düşünmüyoruz bu kadar denilmesi gerekirdi.

Diyelim ki sizin başınıza böyle bir durum geldi, zamanında futbolcunuzu gönderemediniz?

Futbolda dün diye bir şey yoktur, futbolda yarın diye de bir şey yok. Bugün var. Futbolda omuza alınmayla yere bırakılma arasında 2 saniye var hızlı bırakılırsan daha çabuk yere düşersin. Bunu iyi bilmek gerekiyor. Çok hizmet vermişsin karşılığını almışsın güzel, ama artık takımı yavaşlatıyorsan hoca seni sisteminde düşünmüyorsa bi de futbolcular yaşlanınca çenelerine vuruyor karıştırmacı özellikler başlıyor O yüzden yazın çözülebilecek bir problemdi belki çözemediler. Teknik Direktörle ilgili bir probleminiz yoksa yaptığınız doğru.

Alex gibi bir adam harcanır mı?

Harcanır. Mezarlıklar kendisini vazgeçilmez zanneden insanlarla dolu. Şimdi oynatırsınız adamı adam dökülür seyirci hemen yuhalamaya başlar. Kendi efsanesini kendisi de götürebilirdi. Huzur çok önemli, her yerde huzur çok önemli. Futbol takımında da bir tane adam oradaki 25 kişiyi bozabilir. Hocanın futbol bilgisini sorguluyorsa bitmiştir. Geçen yıl Metin hoca görevi bırakınca ben hiç kimsenin yapmadağı bir şeyi yaptım. Bütün takımı topladım.  Teknik Direktör yerli mi, yabancı mı olsun diye zordum. Şu anda Elazığspor forması giyen Sedat Bayrak dedi ki hocam biz yerli diyoruz ama yerli hoca gelince yabancıyla çalışmak istiyor. Ama sonuçta şu çıktı ki yerli yabancı hiç önemi yok. Şu diyor yani formayı adaletli dağıtmalı. Futbolcu böyle bakıyor olaya. Öyle bir teknik direktör getirmelisiniz ki, futbol bilgisi, kariyeri oyuncu tarafından tartışma konusu yapılmasın formayı alamayan da ben niye alamadım demesin.  O isim bizim için Hector Cuper'di onu getirip koyduk. Şimdi yaşlı futbolcular bir araya gelip kritik yaparlar. Onlar hocanın güçlü olup olmadığını tartıyorlar. Sonra hocayı silkelemeye başlıyorlar. Hocayı göndermeye çalışıyorlar sonra gittikten sonra şu gelsin diyorlar. Yönetimin bunlara izim vermemesi gerektiğini düşünüyorum.

Alex olayında perdenin diğer yüzünde Aykut Kocaman var. Kocaman Fenerbahçe'nin eski yıldızı, bir tercih durumu mu vardı size göre?

Ben her eski futbolcunun iyi bir teknik direktör olacağını sanmıyorum. Belki kendi camilarında değil de başka camialarda çalışsa bu insanlar daha huzurlu olur.

Siz empati yapıp Hector Cuper pencerisinden de bakıyor musunuz olaya?

Empati yapmak çok önemli, sadece futbolda değil, ben her işimde empati yaparım. Karşı taraf bu olaya nasıl bakıyor, futbolcu nasıl bakıyor, taraftar nasıl bakıyor bunları yaparsak alacağımız kararlarda daha başarılı oluyoruz. Hector Cuper'in parayla pulla işi yok. Arjantin'in en zengin insanlarından birisi, Mallorca'da oturduğu yer 5 milyon euronun üzerindedir. Başarıyla motive olan bir insan 57 yaşında. Çok yaşlı gösteriyor hoca ama öyle değil yani TV programlarında 60-70 diyorlar ama insanlar internetten yaşına bile bakmıyorlar. 57 yaşında Fatih hocadan daha genç. Şenol Güneş'ten daha genç Hector Cuper. Yabancı hocanın şöyle bir avantajı var. Dil bilmediği için yerel medya ne yazarsa yazsın bilmediği için umrunda değil. Size dedim deniz kenarında bir villa yok dedi ben deniz görsün 80 metrekare bir apartman dairesi olsun yeter dedi orada oturuyor. İyi bir araba, şöyle bir araba yok mütevazi bir araba istedi öyle de yaptık. Kahve içiyor sütlaçı çok seviyor, geçen yıl devre arasında bir oyuncu istedi bizden aldık, bu sezonun başında böyle bir takımı nereden bulacaksınız. Başkanla oturacaksınız ben şunların gönderilmesini istiyorum diyor gidiyor, ben şunların anılmasını istiyorum diyorsunuz alınıyor. Takım sizin karışan yok görüşen yok. Başkanın teknik direktörlük yapma gibi bir niyeti yok.

Soyunma odasına gidiyor musunuz?

Soyunma odasına onlar beni çağırıyor maçı kazanrdıkları zaman pirimi açıklamam için ve primi arttırmam için. Arttırdığım zaman en büyük başkan bizim başkan diye bağırıyorlar. Ama galibiyet çok güzel bir şey. İşte o zaman gözünüz hiçbir şey görmüyor. Sahalarla ilgili bir sorun yaşadık çimlerle ilgili onul dışında hoca ile hiçbir problemimiz yok. 31 Mayıs'a kadar sözleşmemiz var uzun süreli hoca sözleşme yapmıyor ben sizden siz benden memnun olduğunuz sürece diyor. 3 yıl 4 yıl sözyleşme yapıp 4 ay sonra ayrılık olsun istemiyoruz. Sözleşmesini başarıya endeksli yaptık. Bizi Avrupa götür al bi milyon gibi bir durum söz konusu. İyi bir çalışma ortamı, istenilen oyuncular alınmış. Ben dedim ki ben kulübün patronu sen futbol şubesinin başkanı kabul etmedi onu. Ben takımın yüzbaşısıyım diyor. Bana 11 tane asker lazım ben olaya böyle bakıyorum diyor. Kampda oturur hakim bir yere kim ne yiyor, ne içiyor neler yapıyor maçlardan sonra saunada yarım saat kalır en az tercümanı da yanında ben bi gün buruda ölürsem diyor. Cuper saunayı bir terapi olarak ta görüyor, saunada muhabbet ediyor oyuncularımızla işini iyi yapan işine aşık bir adam.

İkna etmek zor oldu mu özellikle Ordu'ya?

Ben bir masaya oturduğum zaman ikna edemeyeceğim insan yok. İyi argümanlar sunmanız lazım. Şimdi Hector Cuper Arjantinli. Biraz sosyalist kültürle yetişmesinin çok büyük etkisi var. Şimdi bir olay oluyor ben diyorum ki adamı gönderelim o yok diyor. Biraz daha deneyelim hemen karar vermeyelim insanların işlerinin ne kadar önemli olduğunu vurguluyor. Çok farklı bakıyor, acımasız değiller. Çok insani olaya hümanist bakıyorlar. Ben bu tavrını çok önemsiyorum. Son dönemlerde ortaya çıktı ama. Felsefesi hep insanları kazanmak yönüne.

30 milyonluk bir takım 400 milyonluk bir takımı mağlup etti?

Şimdi dün hoca da açıklama yapmış parayla kupa kaldıramazsınız diye. Ben de diyorum ki bu işler parayla olsa Suudi Arabistan 4 yılda bir dünya kupasını alır. En çok para onlar da var. Bir sistem takımı olmak ve ekip yaratmak ve o sistemin çalışması. Günlük motivasyon futbolda çok önemli. Siz doğru şeyleri yaparsınız motive olursunuz, şimdi yenilmeyecek takım yok. Hocanın söylediği şu her takımı yenebilirsiniz. Futbolcu olarak düşünün. Her takımı yenebilirsek bunu da yeneriz. Ama yenebilmek için şunları şunları yapmak lazım. Rakibi küçümsersen nasıl olsa yeneriz dersen gidersin iki tane çakarlar gidersin. Bu böyle futbolda rakibi ciddiye alma, işini düzgün yapma olayı çok önemli. Futbol bir ekip oyunu, yanınızdaki adam hata yapıyor hatasını kapatıyorsunuz. 3 tane adama vermişsin 10 milyon Euro. Kötü adam maçın ikinci yarısında hemen alıyorsun. Türkiye'de bu rakamlar çok afaki. Gelip çok olduğu için har vurup harman savuruluyor. Benim ölçüme göre bir Türk oluncu asla 5 milyon Euro edemez. 8 milyona 10 milyona yurt dışından oyuncu almanın çok doğru olmadığını düşünüyorum. Burada amaç şu olmalı. Ben 10 milyon vereceğim oyuncuya 3 verip diğer ihtiyaçları gidermek. Gidip Chelsea'den paran var oyuncuyu alıyorsun ona 20 milyon vermek yerine 5'e alıp 15 milyonu başka bir tarafta kullanacaksın. İstanbul takımlarında para çok olduğu için o tür bir planlama duymuyorlar ama biz her şeyimizi hesaplamak zorundayız. Bizde 500'ün üzerinde 3 tane oyuncuyu geçmez. Onların 10 milyona alamadğı verimi ben 500 binle alıyorum. Demek ki ben bazı şeyleri doğru yapıyorum.

Takımlara alınan maliyetli futbolcuların kadroya girememesi konusunda ne düşünüyorsunuz?

2005-2009 itibariyle o 4 takımın transfer zararı 226 milyon Euro. Yanlış transfer. Bizim böyle bir lüksümüz yok.

Türk futbolu geçtiğmiz yıl büyük bir tartışmadan geçti, bu sezon ise ortam durulmuş durumda. Şike hikayesi hakkaniyetli bir şekilde sonlandı diyebilir misiniz?

Sportif ceza disiplin açısından federasyonun kuralları disiplin kurulu ve tahkim kurulu disiplin kurulu kişilere ceza verdi takımlara vermedi ve o cezalar tahkim kurulu tarafından onaylandı. O işlere karıştığı belgelenen insanlara cezalar verildi ve o süreç bitti. Mahkeme sürecinde de 16. Ağır Ceza Mahkemesi insanları mahkum etti ve Yargıtay'da durum. Bu süreci çok iyi değerlendirmek lazım. Kamu vicdanı rahatmı dır değil midir ayrı bir konu.  55 yıldır Türk futbolunda bu olayların olduğu kabul ediliyor. Bunu dışarıdaki taraftar da biliyor içerideki de biliyor. Şimdi olay şu 50 yılın faturasını bize mi ödetiyorsunuz. Herkes yapıyordu bizi yakaladınız anlamında. Bu süreçte herkesin ders aldığını düşünüyorum ben.  Yani asalım keselimden çok, herkesin ders aldığını düşünüyorum. Şu andaki ligin yapısı şike ve teşvike uygun. Rekabet yok büyük bir güç dengesizliği var. 15 hafta sonunda ligden düşecek 3 takım belli olmuş durumu var. İlk 4 takım var ardından gelen 11 takım hedefsiz kalmış ortada. Ne olacak? Rekabetin olmadğı yerde marka değiri diye bir şey olmaz. Rekabet yoksa şike de olur teşvik de olur...

İspanya ilginde de benzer durum söz konusu zirvede ve dipte uçurum var. Bunların olması normal değil mi?

Geçen yıl herkes Karabükspor'u düştü gibi baktı ama Karabük kurtardı. 3 puanlı sistemde her şey olabilir. Şu anda sonuncu takımın 3 puanı ligin liderinin 14 puanı var.  Şimdi 10 milyon euroluk bir takımla 150 milyon euroluk takımlar yarışıyor bunu demek istedim. Şimdi naklen yayın dağılımında bir adaletsizlik var. Fenerbahçe Galatasaray +20 ile başlıyor Beşiktaş +14,5 Trabzon 6,8 Bursa 1,8. Şampiyon olduklarında bir sürü paralar alıyorlar, şampiyonlar ligine katılıyorlar 25 milyon Euro alıyorlar tribünleri 50 bin 55 bin kişi lisanslı ürün satıyorlar büyük bir dengesizlik oluşuyor. UEFA'nın ben mali kriterleri çok önemsiyorum. Mali kriterlerle beraber bu makas daralacak. UEFA diyor ki gelirin kadar harcama yapacaksın. Pararın sadece yüzde 70'ini futbola harcayabileceksin. Türkiye yakın zamanda İspanya gibi 2 takımlı ilge dönecek. Bunun Türk futboluna faydalı olacağını düşünmüyorum. Bi de rekabet olursa, yani Orduspor çok güçlü olursa burada Fener'i şunu bunu yenerse zorlu bir ligden çıkan takımlar Avrupa'da daha çok başarılı olabilir. Ben büyüğüm benim daha çok pay almam lazım. Senin büyük olman için benimle maç yapman lazım. Beni yenmen lazım. Hep aynı masının etrafındayız. Spor birleştirici olmalı. Rakiplerin de güçlü olması lazım. Burada medya gücünü de kullanıyorsun hem de hakemleri baskı altına alıyorsun taraftarla aleyhine hata yapılıyorsa adamları infaz ediyorsun, lehine yapılırsa hakem görmedi oluyor. Sonra ne oluyor Avrupa'da hakemlere sallıyorsun şu oluyor bu oluyor geliyorsun geri. Bunları çok açık ortaya koymak lazım. Ben Türkiye için İngiltere modelini öneriyorum. Yarısı eşit dağıtılıyor takımlara ondan sonra performansa ve tanınırlılığa göre dağtılıyor. Ben şu anda namağlup ikinci sıradayım ve formamın önünde reklam yok. Türk futbolunun problemi budur. Adamlar 400 bin lira veriyor boş kalsın dedim. Süper ligde benim de bir marka değerim var. Ona veriyorsun 10-15 milyon dolar bize gelince 400 bin bırakın dedim boş kalsın kendi resmimi basarım.

Fındık ürütecisinden Orduspor'a bir para kesiliyor mu?

Keşke öyle olsa fındık kabuğundan kesmişlerdi 80 öncesinde. Bizim naklen yayın geliri ve iddaa dışında bir gelirimiz yok. Lisanlsı ürün İstanbul'da bir yer açacağız. İmkansızı başarmaya çalışacağız. Birileri saltana içinde bizler de yokluklar içinde fakirlik içinde mücadelemizi veriyoruz.  Ordu'da Sağra var onlara teşekkür ederim 350 bin lira verdiler. Ordu'dan kombine almışlar tutan rakam 1. 2 milyon. Bu takımın 26 sene sonra süper lige çıkmasından zarar gören bir Ordulu var mı? Herkesin menfaatine olan bir durum oluşmuş. Bu takımı Süper Lig'de tutmak sadece benim değil hepimizin görevi. Sen 300 verebilecekken 50 veriyorsun delip seni burada bir de açıklıyorum diyorum. Bundan çok rahatsız oluyorlar ama gerçek bu.  Oyunu kuralanıa göre oynamak gerekiyor. İnsanlarda bir şeyler veriyor zannediyorlar. Ben bu konuda şeffafım. Kulübe gidin gelirler bankaya gelir bankadan ödemeler herkesin hesabına gider. Kulüpte para olmaz. Denetim yaptırıyoruz, aylık raporlar alıyoruz böyle şeffaf bir yönetim.

Taraftarın Orduspor'a desteği nasıl?

Taraftarımızın fındığa dayalı bir ekonomisi var. Çoğunluk öğrenci sanayide çalışan bir kesim. Karadeniz insanının biraz egosu yüksek hep birinci olmak istiyor, zirvede olmak istiyor adam yerine konmak istiyor. O şeyleri Orduspor şu anda gideriyor. Ben diyorum ki bu takım Hector Cuper'in takımıdır antalıyorum da. Bir kulübün gelirleri şöyledir böyledir diye. Siz buraya para akıyor zannetmeyin diye. Yerel medyayı da bu yönde bilgilendiriyorum. Cahil cahil yazılar haberler yazmayın diye doğrusu benim söylediğimdir diye. Bütün spor kulüpleri faktöringle çalışıyoruz. Dernekler bankadan kredi kullanamıyor. Naklen yayın gelirlerini aylar itibariyle alabiliyorsun 10 aya yayılmış. Gelirin var ama para bana şimdi lazım. Federdasyon nezdindeki bu gelirini temlik ediyorsun para kullanrıyorsun, faiz yükü oluyor ama başka da çaren yok. Bunu bile faktöringle çalışmak başka bir şeymiş gibi analtıyorlar. Sonra anlatıyorsun böyle oluyor diye.

Ordu'da bir futbol kültürü oluştu mu?

Evet yeni yeni. 45 yılın 12 yılı süper ligdesin bir de Orduspor değersiz hale getirilmiş. Kimse yanına yaklaştırılmamış oysa büyük bir potansiyel var. Tutanın elinde kalmış ama benimle beraber o dönem bitti.

5 Yıllık hedeflerinizde şampiyonluk var. Sivasspor'un 2 yıl şampiyonluğu kovalaması ardından Bursaspor'un şampiyonluğu sizi şampiyonluk için iştahlandırdı m?

Şimdi inanmadığınız hiçbir şeyi başaramazsınız. Bu atla deve değil çalışacaksın. Bursa başardı Bank Asya'dan çıktıktan sonraki 3. Sezonunda başarılı oldu. Dış etkenler olmazsa şike teşvik gibi şeyler olmazsa sonuçta 11'e 11 oynuyorsun. Niçin olmasın. Orduspor'a Anadolu takımlarından çok büyük bir sempati var. Diğer takımların taraftarları bana mail atıyorlar gel bizim takımada sahip çık diye. Hatta bir takım teknik direktör yerine Nedim Türkmen'i transfer etmek istemiş. Bakın biz bir yeşler yapmaya çalışıyoruz. Biz Mart'ta Cuper'le planlamayı yaptık. Hocam dedim şampiyonluğa oynayacak bir takımı nasıl kurardık diye konuştuk. Dediği şey 30 milyon euronuz olsa dedi masanın üstünde ben bu ligde şampiyonluğa oynayacak takımı kurarım. İlle 150 harcamak gerekmiyor.  Halka açılır 30-40 milyon Euro kazanırsak neden olmasın.

Bu yıl ki Orduspor'un hedefi nedir?

İlk 5. İnşallah Avrupa...

Orduspor'un diğer branşları hakkında bilgi verir misiniz? 8 farklı branş mevcut.

Süper Lig'de bir hentbol takımımız var bayan, ikinci ligde basketbol takımımız var. Voleybol kurduk, tekvando var. Spor kulübü olsun sadece Ordusspor değil. Orduspor bir şemsiye. Örneğin yelkeni seviyorsa işadamı gel şurayı sana yapalım o tarz şeyler yapmaya çalışıyoruz. Aslında salon sporları da çok önemli. Taraftar gidip futbol maçı olmadığında salondaki maçları takip etsin. Bir futbolcu parasına bunları yapabilirsiniz, gücümüz ölçüsünde yapmaya çaışıyoruz.

Orduspor online TV hakkında bilgi verir misiniz?

Önümüzdeki hafta  yayına başlıyoruz. Abone sistemi olacak internet üzerinden. Liverhool'un böyle bir sistemi var. Alt yapı çalışmaları bitti Türkiye'de başka bir örneği yok. 52704 Turkcell hatlarına kayıtlı Orduluyu aradım ben. Takıma otobüs alıyoruz SMS at 5 TL katkıda bulun otobüsün üstünde adın yazılsın diye. 1200 civarında olmuştu. Burada da bir amaç var olabildiğince Ordulaları işin bir parçası yapmaya çalışıyorum ben.  Otobüs alacak paranızın olmadığından dolayı değil. Şimdi futbolcu otobüse adamını atarken bir bakıyor isimler var otobüsün üstünde bunlar Orduspor şehidi olmadığına göre bu ne taraftar takımına otobüs almış. Gördün mü motivasyonu. Yapıyoruz işte bir şeyler.

İlçeler arası takımlar arasında bir çekişme vardı. Orduspor bir şemsiye olabildi mi?

Şimdi ben ororalara gidiyorum açılışlarına da gidiyorum. Orduspor'dan farklı düşünmüyorum diğerlerini. Bizim olan her şey sizin diyorum.  Şimdi Anadolu'da en yakındakini hedef gösteriyorlar. Şimdi Giresun. Bana dediler ki teknik direktör alınacaktı Giresun'u 2 maçta da yen isterse küme düşür. Benim rakibim Giresun mu kardeşim. Vizyon işi bunlar. Giresun'a da geçen sezon bedava oyuncu verdim. Bu sene de. Giresun da isteyebilir, Samsun da isteyebilir. Biz yapabilecek durumdaysak yaparız. Bizim rakibimiz İstanbul olmalı. Ne işim var Giresun'la. Başımıza bir şey gelse ilk koşacak Giresunlulardır. Sorunları aynı olan 2 tane kent. Herkesle dostuz.

Taraftara bir mesajınız var mı?

İstanbul takımları taraftarına güveniyorlar, çünkü taraftar büyük bir güç. 50 bin kişiye top oynuyor. 3-5 milyon kişi lisanslı ürün alıyor. Taratar kulübü bir yere getiriyor. Bizler gelip geçiciyiz. Futbolcular yöneticiler gelip geçici. Taratardır kulübün asıl sahibi. Dolayısıyla şampiyon olacağız diyoruz, Orduspor'un bayrağını İstanbul'a dikeceğiz diyorum gerçi Ulubatlı takmışlar adıma, bizim hedefimiz o olmalı zaten. Bunun için de bir güç, taraftar mutlaka gerekiyor. İngiltere'de taraftarın kulübüne katkısı yüzde 21'dir. Ben hesaplıyorum Orduspor'da yüzde 2 bile değil.  Bunlar çıkması lazım yukarıya stadyum geliri olsun diğer gelirler olsun. Umutluyum, umutsuz değilim.

Tesisleriniz ne durumda?

Stadyum olarak çalışma tesislerimiz olarak bir problemimiz yok. Durugöl Tesislerimiz iyi stadyum için istikrarı sağlayalım kapasiteyi 25 bine çıkartma planımız var. Ara sıra çimlerle ilgili bir soun yaşasakta Ben İspanya'dan çim uzmanı getiriyorum her ay. Uzman yazıyor diyor ki 23 derecede şu atılacak gece. Adam geliyor ki bakıyor sonra bana rapor veriyor 23 derecee at demiştim gece at demiştim 34 derecede ve gündüz atmış. Gece niye atmadın diye sorduğumda ben gece göremiyorum diyor. Türkiye'de zaten böyle yapılıyor cevabı. Türkiye'de çim olayı bilinen bir olay değil. Herkes bir şey söylüyor. Federdasyon bir çim semineri yaptı şöyle olur böyle olur diye. Yani isnan unsuru her yerde çok önemli.

İstanbul'daki ilk önemli maçınız ne zaman?

11. haftada Fenerbahçe ile oynuyoruz. Seyircili bir maç. Fenerbahçe cezasından sonra ilk seyircili maçını bizimle oynayacak.

Peki Fenerbahçe'nin kadın ve çocuklar önünde hiç yenilmediğini biliyor musunuz? Sizin için cezanını bitmesi şans mı, şanssızlık mı?

Bilemiyorum. İnşallan gönül arzu ediyor. 11. Hattada Fenerbahçe 13. Haftada Kasımpaşa ile oynuyoruz. İnşallah önümüzde daha maçlar var. O zamana kadar Fenerbahçe içeride kaybetmez. Yenilmezlik serisi 49-50 olur bizde bu seriyi bitiririz. Bir de bizde Cuper diyor ki. Birden yukarılara bakmayacağız. Tek tek gideceğiz maçlara. Eğer yukarıya birden bakarsan düşersin.

Bugünkü Romanya maçı. Stancu Rumen futbolcunuz nasıl bir serileyecek? Türkiye'ye gol atmasını istiyor musunuz?

Elbette, ben olaya öyle bakıyorum. Gol atsın değerini yükseltsin. Türk Milli takımı bizimit takımımız ama Stancu da bizim oyuncumuz. Ben kendisini çok seviyorum. Düzgün bir insan. Profesylonel aklı başında bir futbolcu. Hoca da onu çok beğeniyor. Sonuçta bizim ürünümüz, takımımızın bir parçası. Avrupa maçlarında kendini gösterir biz onu 2,5'a aldık. Devre arasında birileri 10 milyon verirse fena olmaz yani. Dün akşam Falcao'yu 60 milyon euroya vereceğim tüm problemleri bitireceğim diyor Atletico Madrid. Olay bu. Zaten Anadolu kulüpleri oyuncu satamazsa ayakta duramaz.

Cuper'in tercümanlığını yapan Samet'leriniz var mı?

Yok. Ben bir başkan olarak öyle bir doğrulamalara gerek duymuyorum ama hocanın sauna seansından dolayı bizim tercümanlarımız zorluk çekiyor. Ben 15 dakika kalabiliyorum hoca yarım saat oyuncular da az kalabiliyor. İlk antrenmanlarımızda bayılan oldu, kusan oldu. Çok ağır antrenmanlarımız var. Çalışmadan da olmuyor bu işler.

Cuper felsefesi Ordu'da yerleşti diyebilir miyiz?

Tabi olay kurumsallaşma diyorsun, profesyonellik diyorsun. Biz Cuper'le sadece futbolu değil aile çocuk ve felsefe de konuşuyoruz, aramızda çok farklı bakış açıları var hocayla. Paylaşıyoruz konuşuyoruz. Aldığımız Arjantinli oyuncular da hoca gibi aynı kültürde. Bizim gibi acımasız değiller. Herkes işinin değirini biliyor ve işini seviyor.

(haber7)